14 Mart 2019

Hain Troçki - 2


İhanetin Yolu

Bazıları, Troçki, Zinoviev, Piatakov ve şürekası. "Eski Bolşevikler" dir diyor. Rus devriminin "babaları" oldukları iddia ediliyor. Bu sahte temelden kalkarak soruyorlar: Sovyet sisteminin bu “kurucularının” ona ihanet etmeleri ve bu amaç için sosyalizmin en kötü düşmanlarına katılmaları nasıl mümkün olabilir? 

Böyle soruları samimi olarak soranlar, açıktırki bu karşı-devrimci haydutların uzun bir geçmişi olduğunu ve onların faşizmin müttefiklerine dönüşmelerinin ani veya bir gecede oluşan bir olay olmadığını bilmiyorlar. Uzun bir süre bu yönde hareket ediyorlardı. 

Devlet Savcısı Vyshinsky, yaptığı özet konuşmasında bunu açıkça belirtti:


"Geriye doğru hareket eden hareketli bir film gibi, bu mahkeme hafızamızı çağırdı ve bize Troçkistlerin tarihi yolunun ve en son bu son geçişe hazırlanmak için otuz yıldan fazla zaman harcayan Troçkizmin,­ faşizmin fırtına birlikleri haline gelişinin tüm temel aşamalarını gösterdi. "
Troçkizmin bu tarihi yolu, bir düzenbazlık ve ihanet yolu, Lenine ve Bolşevizme karşı bir mücadele yoluydu. Bu nedenle Lenin'in hain olarak damgaladığı Troçki'yi ve onun ajanlarını "Eski Bolşevikler" olarak bahsetmek, gülünç olmaktan daha kötü.

Bu "Troçkizmin tarihsel yolunun" sadece bir kaç örneği: neredeyse 33 yıl önce 1904 yılında Troçki, "tarihi yoluna" başladı. "Politik Görevlerimiz" başlıklı dört broşür yayımladı. Bu broşürlerde Troçki, Bolşevizme meydan okudu. Bolşevik'lerin Lenin tarafından ana hatları çizilen ve Bolşevikler tarafından kabul edilen çarlık ve kapitalizme karşı zafer yolunu kınadı ve karaladı. Lenin’e, partinin “gerici kanadının lideri” olarak saldırma utanmazlığını gösterdi.

1904 ile 1911 yılları arasında, Lenin ve Stalin gelecekteki - çar ve kapitalizme karşı zafere önderlik eden Bolşevikleri eğitimle meşgullerdi; sömürücülere karşı günlük mücadelede işçi sınıfını ve ittifaklarını örgütlemekle meşguldüler. Böylece Bolşevik Parti'yi kurdular. 

Troçki ne yapıyordu? Lenin, Stalin ve Bolşeviklere karşı savaşıyorlardı ve proleter zaferinin yolunu kapatmak için her türlü oportunist ve kapitalist uşaklarının birleşimi olan örgütler kuruyorlardı. 

1911-12'de Troçki, daha sonrasının, "Trotsky-Zinoviev Blok" un prototipi olan meşhur "August Blok" u düzenledi. "August Blok" un ana amacı Lenin ve Bolşevik politikalarıyla savaşmaktı. Ve bu "August Blok" un oluşumuna katılanlar kimlerdi? Emek hareketi içindeki kapitalizmin ajanları olan Menşevikler, Bolşevik Partisinin saflarından atılanlar. 

Lenin'in yazılarını inceleyin; "hain" Troçki’nin maskesini indirmek ve ona karşı mücadele etmek için ne kadar zaman ve enerji harcadığını göreceksiniz. Yirmi yıl önce Lenin, işçileri Troçki'ye karşı şu sözlerle uyarmayı gerekli buldu:

“Genç kuşak işçiler, kiminle uğraştığını iyi bilmelidir.”
 Troçkist ihanet yolunun bu gerçeklerini hatırlatarak Devlet Savcısı Vyshinsky soruyor:
“Troçkistlerin Stalin’in bir zamanlar dediği gibi, en sonunda dejenerasyon ve Thermidorian (Fransız karşı devrimci) politikasının bir yuvası haline dönüştürülmüş olmaları bir tesadüfmüdür? Devrimden sonra partinin kademelelerine yolunu yapan, Troçki nin, yanlış hesaplar yapması ve menşeviklerin karşı devrimci duruşlarını benimsemesi ve devletin sınırları dışına, Sovyetlerin sınırları dışına atılması tesadüfmüdür? 
 Şimdiye kadar, okuyucu bu soruyu kendisi cevaplayacak konumda olmalıdır.

Ve Vyshinsky'nin yaptığı gibi, doğru bir şekilde cevaplamalı. 

"Bu bir tesadüf değil çünkü Ekim Devrimi'nden önce Troçki ve arkadaşları, Stalin'e ve Lenine karşı savaştıkları gibi, Stalin ve Lenin'in Partisi'ne karşı savaştılar. 
Utanç verici bir sona geldiler çünkü bu rolü yıllarca takip ettiler, kapitalizmin övgülerini söyleyip durdular, ve sosyalist inşanın başarısına ve sosyalizmin zaferine inançlarından yoksun kaldılar. 
“Bu yüzden sonuç olarak, kapitalizmin yeniden inşasının programını geliştirmeye geldiler.  Bu yüzden anavatana ihanet edip onu satma yolunda ilerlediler.”
Troçki, Sovyetler Birliği'ndeki sosyalizmin olasılığına asla inanmadı. Köylülüğün baskın olduğu ve köylülüğün sosyalist devrimi destekleyecek şekilde kazanılamayacağı eski Rusya gibi geri kalmış bir tarım ülkesinde sosyalizmin imkansız olduğu iddiaları, her zaman ve tüm yazılarında bulunabilir. Troçkizmin temeli budur. 

Böylesine görüşlerle, Troçki nin çok ihtiyaç duyulan krediyi elde etmek için 1922 yılında Sovyetler Birliği'nin sınai tesislerini özel sermayeye ipotek etme teklif ini önermesi hiçte şaşırtıcı değildi. Aslında, Troçki bu sorun üzerine oldukça özgürce teorileşti. Sovyet ekonomisinin “kapitalist ekonomiyle gittikçe daha fazla kaynaşıyor” olduğunu, vev Sovyetler Birliği'nin “her zaman dünya ekonomisinin kontrolünde olacağını” ilan etti. 

Troçkizm'in izlediği "tarihi yolunun" bu olaylarını hatırlatarak ", Vyshinsky Stalinin vermiş olduğu cevabı hatırlattı:

Stalin, "Kapitalist kontrol, siyasal kontrol demektir. Ülkemizin siyasi bağımsızlığının yıkılışı ve ülkemizin yasalarının uluslararası kapitalist ekonominin çıkarlarına ve zevklerine uyarlanması anlamına gelir." dedi.
Troçki bunu (kapitalist kontrolü) kabul etmeye istekliydi. Stalin değil. Bolshevikler değil. Stalin o zamanlar bunu açıkça ortaya koydu. Dedi ki:

“Eğer gerçek bir kapitalist kontrol meselesiyse, böyle bir kontrolün var olmadığını ve proletaryamız hayatta olduğu sürece ve diktatörlüğümüz olduğu sürece burada asla var olamayacağını beyan etmeliyim. "
Bazı '' akıllı" yazarlar, Stalin ile Troçki arasında, bireyler olarak, bir "iktidar mücadelesi" inşa etmeye çalışırken, yaratıcılıklarını boşa harcıyorlar. Durum hiç te bu değil. Stalin in sosyalizmin inşasına önderlik ettiği, onun günlük rehberliği altında Sovyet Birliğinde sosyalizm zafer kazandığı için, Troçkistler’in komplocu dilini kullanarak, "onu ortadan kaldırmak" için, Troçki, Stalin'e dil uzatıyor ve "ona karşı", Stalin'e karşı terör eylemleri örgütlüyor. 

Yine de, eğer bazı insanların konuyu iki kişi arasındaki mücadele olarak bakarak daha kolay anlamalarına yardımcı olacaksa, tamam, hadi bir an için kabul edelim. Ve bunu yaptıktan sonra, şunu sormalıyız:

O zaman bu kişiler ne için savaşıyorlar?  İktidarı ne için istiyorlar ve iktidarla ne yapmayı öneriyorlar? Bu adil bir soru. Ve cevap vermeye çalıştığında, nereye ulaşırsın? Bir süre önce neredeysek, tam olarak oraya.

Bir kez daha, bu savaşın Stalin önderliğindeki, Sovyetler Birliği'ne ve sosyalist sisteme karşı, Troçki'nin önderliğinde bir grup karşı devrimci nin ve faşizmin müttefikleri arasında bir savaş olduğunu keşfedeceksiniz. “Troçki'nin Stalin'e karşı savaştığını” gene buluyorsunuz, çünkü Troçki, Sovyetler Birliği'nde Stalin'in karşı çıktığı, Troçki ve “Troçkizme karşı mücadelesinde her zaman ”karşı çıktığı kapitalizmin restorasyonunu istiyor. 

Evet, bazı insanlar; "ama Troçki ve Troçkistler Sosyalistler" diyor. Buna cevap "Hayır" dır. Onlar sosyalist değil. Doğru olan, onların kendileri kendilerinin Sosyalist olduğunu söyledikleri. İyi de Hitler de bunu söylüyor. Onun Faşist partisi kendisini "Ulusal Alman Sosyalist İşçi Partisi" olarak nitelendiriyor. Bu neyi kanıtlar? 

Rus devrimi (ve yalnızca Rusların değil), gerçekte sosyalizmin en azılı düşmanı olan insanların kendilerini sosyalist olarak nasıl adlandırdıklarını gösteren birçok örneği vardır.

Sosyalist devrimi alt-etmek ve Rusya'yı parçalamak için, Beyaz Muhafız generalleri ve dış müdahalecilere katılanlar “Sosyalist Devrimciler” di. Ukrayna ve Kafkasyada sosyalist devrimi yok edip kendi emperyalist iktidarlarını kurmaları için   Kaiser Almanya sına ve İngiltere ye çağrıda bulunan Menşevikler vardı. Troçki ve Troçkistler aynı yolu takip ediyorlar. 

Bir kez daha bu son ihanet zincirinin aniden ortaya çıkmadığını akılda tutmak gerekir. Bu Troçkizmin tarihi (çizgisinin) yolunun doruk noktasıdır.

Zaten, on yıl dan fazla zaman önce - on yıl -  Troçki ­ Zinovyev bileşimi, Sovyet hukuku ile cezalandırılacak suçlar olan, Sovyet hükümetine karşı açık suçlara başvurmaya başlamışdı. Troçki, Zinoviev ve Kamenev, başkanlığındaki sözde "Yeni Muhalefet" ­ve Ocak ayında yargılanan sanıklar, Piatakov, Radek, Serebriakov, Muralov, Sokolnikov, Drobnis ve Boguslavsky'nin de  katıldığı bu grup, Sovyet hükümetine karşı mücadele yolunu sokağa indirdiler. Gösteriler düzenlemeye ve kitleleri savaşa dahil etmeye çalıştılar. Ve başarısız olmaları onların suçu değildi. Kitleler onlara karşıydı. 

O zamanlar Sovyet hükümetinin sosyalizmin inşasında bir takım güçlüklerle karşılaştığı hatırlanmalı. Troçki-Zinovyev bloğu, Sovyet hükümetine bir darbe vurmak için bu zorluklardan yararlanmaya çalıştı. 1932'de, Sovyet hükümeti, bu zorlukların üstesinden gelmek için mücadele ediyordu. ­ Belirli zorluklarla karşı karşıya kaldıklarında Troçki-Zinovyev bloğu yine iş başındaydı ve yine Sovyet hükümeti ve sosyalist sistemle savaşmak için zorluklar bekliyor ve onları istismar ediyorlardı. 

Devlet Savcısı Vyshinsky, bu suçluların “sosyalist geçmişini” çok ikna edici bir şekilde özetledi. Dedi ki:

“Bazı kafalarda - sosyalizm için savaşan bu insanlar şimdi nasıl bu korkunç suçlarla suçlanabilirler sorusu ortaya çıkabilir? Belki de bu insanlar, geçmiş sosyalist devrimci Bolşevik pratiklerinin özü gereği suçlanamayacakları bir şeyle suçlanıyorlar.?
"Bu soruya cevap vereyim. Biz bu beyleri sosyalizmin hainleri olmakla suçluyoruz. Biz bu suçlamayı sadece (bu suçlamanın konusu olan) işlenen suç la değil, çöküşün tarihinin bu Troçkist, Zinovyevist birleşik bloğun un bir devamı olan, sözde "paralel merkezin" örgütlenmesinden çok önce başladığını söyleyerek hareket ediyoruz. 
"Organik bağlantı burada, elimizde. Tarihi bağlantı burada, elimizde. 1926 platformundan, Sovyet karşıtı sokak gösterilerinden, yasa dışı matbaalardan ve o zaman da kabul ettikleri, Beyaz Muhafız subaylarıyla olan birlikleri, yıkıcı çalışmaları, casusluk ları, terörleri ve­ vatana ihanet- 1932'den 1936'ya kadar bir adımdır. Ve bu adımı attılar. "
Onlar bu adımı attılar ve faşizmin müttefikleri, Sovyetler Birliğinin yenilgisi için Hitler'in Almanya'sı ve askeri-faşist Japonya ile; komplocular, çeteler, bölücü işbirlikçiler, teröristler, suikastçılar ve yıkıcılar haline geldiler.

Bazıları hala, Troçki'nin suikaste ve bireysel teröre Sovyet hükümetine karşı mücadelenin bir “yöntemi” olarak başladıysa, buna aniden ve son dakikada başlamıştır iddiasını muhafaza ediyor. Ama bu da doğru değil. Vyshinsky, mahkemede, Troçki Muhalefet Bülteninden, Ekim 1934 tarihli, 36 ve 37 numaralı makalelerden alıntı yaptı;

"Stalinist bürokrasinin Partinin ya da Sovyet Kongresi'nin yardımıyla kaldırılabileceğini düşünmek çocukça olur. İktidardaki kliğin kaldırılması için herhangi bir normal anayasal yol kalmadı. Onlar iktidarı proleter öncüye vermeye zorlanabilirler ... sadece zor kullanarak. "
Troçkistlerin kendilerini “proleter öncü” olarak adlandırma utanmaz küstahlıkları bir yana, Kendilerini Sosyalist ve ayrıca Komünist olarak adlandırdılar. Önemli olan, Troçki nin ­ kapitalizmi yeniden inşa edebilmesi için, zor ve şiddet kullanarak, Sovyet hükümetini, iktidarı Troçki’ye devretmeye zorlamak için yapılan açık çağrıdır, Stalin önderliğini ortadan kaldırmak için yapılan açık çağrıdır. Kirov cinayeti bu çağrının meyvesiydi. Ağustos ve Ocak mahkemelerinde ortaya çıkartılan terörist komplolar­, Troçki'nin 1934’de zor ve şiddet kullanma çağrısının sonucu ve daha da geliştirilmesidir. 

Troçki ile birlikte Hearst ve Lloyd George ­ Sovyetler Birliği'nde, Sovyet hükümetini devirmek, kapitalizmi restore etmek ya da Sovyetler Birliği topraklarını Alman faşizmine ve askeri-faşist Japonya'ya satmak için "normal bir anayasal yol" olmadığı gerçeğinden hayıflanabilirler. 

Tüm dürüst işçiler ve samimi ilericiler
 şunu söyleyecektir: Proletaryanın diktatörlüğü sağolsunki Sovyetler Birliği'ni alaşağı etmenin, kapitalizmi yeniden inşa etmenin ve Sovyet Birliğinin topraklarını Alman faşizmine ve Japon askeri faşistlerine satmanın "normal anayasal yolları" yokTroçki, Hearst ve Hitler bu “normal yolları” özlemeye devam edecekler. İlericiler ve gerçekten demokratik insanlık, yeni Stalinist Anayasada öngörülen Sovyetler Birliği'nde proletaryanın diktatörlüğü, sosyalizmi inşa etmede etkili olduğunu ve dünya çapında barış ve demokrasi için güçlü bir kale yaratmayı kanıtlanmış olan bu gerçeği, tam anlamıyla alkışlayacaktır.


Bölüm 3
İtiraflar ve Nesnel Deliller

HEARST ve Troçki,
 Ocak ayındaki duruşmada sanıkların itiraflarını geçersiz kılmak için çok çalışıyorlar. Troçki ve Hearst ve onları takip eden diğerleri, "Gizli Service " tarafından "işkence" den, itiraf edenlere "yumuşaklık" vaatlerinden, "itiraf gazlarından" ve diğer benzerlerinden bahsediyorlar. 

Bu ülkedeki gerici kapitalist basın, Nazi Propaganda Bakanı Goebbels'ten ipucu alarak, duruşmanın gerçekliği hakkında şüphe yaratmak, mahkemeyi gölgelemek ve alay etmek için, yozlaşmış gazeteciliğin bütün hilelerini başyazılarında yorumlarında kullanıyorlardı. 

Ama hepsi boşuna. Duruşmada hazır bulunan bu gazetelerin muhabirleri gönderilerinde bir şey söylerken, başyazı ve yorumlar başka şey söylüyordu. Muhabirler, Çoğunluğu Sovyetler Birliği'ne düşmanca olan, ve çok şüpheci olan muhabirler, gerçeklerden etkilenmeden edemediler. Sanıkların ve tanıkların itiraflarını ve şahitliklerini duydular, onları mahkemede gördüler, (şüphesizki oldukça eleştirel bir şekilde) Savcının soruşturmasını ve özetleyen konuşmasını çok ciddi bir şekilde dinlediler, ve aldıkları izlenim şuydu: baştan sona hakiki ve gerçekti. Ve bu onların gazetelerine gönderdikleri mesajdı.

Walter Duranty'nin (The New York Times gazetesi Moskova muhabiri) Radek'in itirafına gösterdiği tepki oldukça açıklayıcıydı. Duranty şunu yazdı:

“Arkadaşlarının yaşamları için yargılanmalarını görmek üzücü ve korkunç bir şey. Ve kendilerini kendi sözleriyle astıklarını duymak daha üzücü ve daha korkunç.” Radek bana çok şey öğretti ve bana çok sık yardım etti, kendisi söyleyene kadar, onun suçlu olduğuna nasıl inanabilirdim? Delil ler ve Radek'in kendi itirafı şüpheyi imkansız hale getirinceye kadar, Stalinin kendisi Radek’e güveniyordu.” (New York Times, 25 Ocak)

Duranty, Piatakov'un ifadesinin,"mahkumiyeti en inatçı dinleyicilere taşıdığını" söyledi. Bu tanıklığı dinleyen yabancı bir diplomat, Duranty'ye: "Eğer bu yalan söylemekse, ben gerçeği hiç duymadım."  diyordu.

Belki de Baltimore Sun da önde gelen bir editoryal yazar  ve eskiden The Nation ın editörlerinden birisi olan,  bir süre bile şüpheli olan ve hatta sözde "Leon Troçki'yi Savunma Amerikan Komitesi", ne katılan, şimdi istifa eden  Hallgren'in görüşü, belki daha da ağırlık taşır. Hallgrenin, Troçki Komitesinden çekilme mektubunda sanıkların ifadesi hakkında yazdığı şey şuydu:

"Sanıkların oybirliği halinde olmasının kendisi, bu mahkemenin "düzenlenmiş-(düzmece)" olduğunu kanıtlamaktan çok uzaktır, bana tam tersini doğrudan ispat ediyor gibi görünüyor. Çünkü eğer bu adamlar masumsa, o zaman üç düzine sanıktan kesinlikle en az birisi her halükarda ölümle karşı karşıya kaldığını bilerek, gerçeği haykırırdı. Bu kadar sayıda sanıkların, yalanların hiçbirine fayda sağlamayacağı bir durumda, yalan söylüyor olması düşünülemez. Ama neden bariz gerçeğin dışına çıkalım, neden kişinin burnunun önünde olan gerçekler varken, gerçekleri gizemcilikte veya koyu büyüde arayalım? Neden bunların suçlu olduğu bariz gerçeği kabullenmeyelim? Ve bu gerçek, şimdi mahkemede olanlarla ilgili olarak kabul edilirse, aynı zamanda İlk mahkemeden sonra idam edilenler içinde kabul edilmeli."* Troçki Savunma Komitesinden neden istifa ettim, s. 5,
Troçki, Meksika'da, oturduğu yerden, Hearst basınında ve diğer gazetelerin sütunları üzerinden bağırırıyor; "düzmece". Troçki suçsuz olduğunu gösteren delillerin elinde olduğunu idda ediyor.  Buna rağmen, bir sürü gazetenin muhabirlerinin tanıklığını uzak ve geniş alana yayınlama hizmetinde olmasına rağmen, "delilleri"nin hiç birisini ortaya çıkarmadı. Neyi bekliyor? 

Adil düşünen herkes, Moskova'ya gitmesini ve orada tanıklık etmesini bekler. Sovyetler Birliği Yüksek Mahkemesi, Troçki'yi dinleyecek ve yargılayacak tek yetkili mahkemedir. Neden Moskova'ya gidip Sovyet Mahkemesi ile yüzleşmiyor? 

Moskova davasındaki kanıtlarla başarılı bir şekilde çelişecek herhangi bir şeyi ifşa edemezkenTroçki, ve onun temsilcileri "nesnel kanıt" için bağırıyor. Sanıkların ve tanıkların beyanları ve şahitlikleri onlar için yeterli değil. 

Devlet Savcısı Vyshinsky, özet konuşmasında nesnel deliller sorununa şöyle değindi:
“Hukuksal iddialar açısından bizim cephaneliğimizde hangi delillere sahibiz? Mevcut davanın karakteri, dava için mümkün olan belirli delillerin kendi karakterine göre belirlendiğidir. Komplo var. Önümüzde hükümet darbesi yürütmek için hazırlanan bir grup insanlar var. Soru aşağıdaki gibi şekillendirilebilir: Sen komplo dan bahsediyorsun, belgeleriniz nerde? Bir programdan bahsediyorsun, ama nerede bu program? bu insanlar bir yerde yazılı bir programa sahip mi? Bunun bir organizasyon (kendilerine parti diyorlar) olduğunu söylüyorsunuz, o zaman kararları nerede, ve bu komplo faaliyeti statüleri, protokoller, mühürler vb.?
Kanıt sorunu ve olası doğası burada açıkça belirtilmiştir. Ve cevap nedir?
Vyshinsky devam eder:

"Ceza hukuk biliminin birincil talepleri doğrultusunda, bir darbe planlanması durumunda böyle iddialar yapılamaz. Bir darbe planlaması durumunda, bize protokollarınızı, kararlarınızı, üyelik kartlarınızı ve üyelik kartlarının sayısını gösterin gibi bir bakış açısından konuya taleplerle yaklaşılamaz.  Evet, bunlarla ilgili olarak çok sayıda belgemiz var­. Ancak bunlara sahip olmasaydık bile, sanığın ve tanıkların ifadeleri ve beyannameleri, ve tanım yerindeyse, ikinci derecede deliller üzerine suçlamada bulunmak için aynı hakka sahip olurduk.”
Bu duyulmamış bir şey mi? Bu, devlete ihanet durumunda, sadece, ya da büyük ölçüde suçlananların kendi itiraflarına dayanarak, insanları suçlamak ve mahkum etmek sadece Sovyetler Birliği'nin   bir uygulaması mıdır? Hearst ve Troçki öyle diyor. Gerçek şu ki, neredeyse her yerde, yargılama yöntemi bu dur, ihanetli darbelerde çoğu durumda mümkün olan tek yargılama yöntemi. Ve bu Troçki ve onun ajanlarının neyle yargılandığıdır. Sovyetler Birliği için kesinlikle"çok fazla" sempati ile suçlanamayacak olan ve başlangıçta mahkemenin bir sürü açısından şüpheli olan The Nation, şunları söylüyor:
Rusya nın dışında bile, itiraflara dayanan mahkumiyetde olağan dışı bir şey yok. Hem İngiliz hem de Amerikan hukukunda, ihaneti kanıtlamak için gerekli olan tek şey açıkça veya açık mahkemede yapılan itirafta iki tanıktır”. (The Nation, 6 Şubat)
Amerikan hukukunda ihaneti kanıtlamak için gereken tek şey iki tanık veya tanık yoksa açık mahkemede bir itiraftır. 

Bunu hatırlayalım. Ve Sovyetler Birliği Yüksek Mahkemesi'nin önünde: açık mahkemede itirafları, tanıklar, belgeler ve büyük sayıda ikincil delil kütlesi olduğuna da hatırlayalım. Ve Çoğu Amerikalı'nın bildiği gibi, ikinci derecede deliller­, çoğu durumda suçluluğu kanıtlamak için birincil delillerden daha fazla belirleyicidir­. Uzmanlar bu konuda aynı fikirdeler. Ancak Sovyet Mahkemesi'nin ikincil ve nesnel kanıtları vardı. Visinski şunları söyledi:

“Programdan bahsettim ve yoldaşlar ve hakimler size Troçki'nin bu programının basıldığı Bülteni gösterdim. Ancak buradaki tanımlamalar, Alman İstihbarat Teşkilatından bazı kişileri fotoğraflardan tanımladığınızdan çok daha kolay olacaktır. ­ Kendimizi, sanığın ifadelerini doğrulamak için elimizde bulunan bir takım kanıtlara dayandırıyoruz.

"Her şeyden önce, Troçkistlerin geçmiş faaliyetlerine dayanarak kovuşturma tezini onaylayan tarihi bağlantılar var."  
"Troçkizmin tarihi yolunu" hatırlayın - halka ihanetin yolunu.
“Kendi içinde en büyük kanıt olan suçluların ifadelerini aklımızda tutuyoruz. Kanıtlardan birinin suçlananın kendi ifadesi olduğu bir mahkemede, ­biz kendimizi sadece sanığın Mahkemedeki ifadeleriyle sınırlamadık: bu açıklamaları doğrulamak için mümkün olan ve erişilebilecek bütün araçları kullandık.” 

Ancak, eğer biri hala sanığın ifadesinin yeterince ikna edici olmadığını iddia ederse, bu, sanıkların birbirlerini sahtece suçladığı anlamına gelir. Eğer öyle olsaydı, kişi bunun için bir sebep bulmak zorunda kalırdı. Neden birbirlerini sahte bir şekilde suçlasınlar? Bununla ne kazanabilirler? 

Şimdi, 1936 Ağustos'undaki ilk duruşmanın komplocularının infaz edilmesini takiben (Zinoviev, Kamenev ve Co.), ikinci duruşmada ki sanıklardan hiçbirisinin, diğerini suçlayarak kendisini güvenceye alma, ya da avantaj sağlama beklentilerinin olamayacağının, açık fikirli her insan için bariz olması gerekir.  Suçlarını itiraf etmelerinin tek nedeni ve tanıklıklarının bütünüyle aynı fikirde olmaları, suçlu olmalarıdır.