23 Aralık 2018

Merkez Komitesinin Temmuz Olaylarına İlişkin Hesap Verme Raporu 1917

16 Temmuz 

Yoldaşlar!

Partimiz, özellikle de partimizin Merkez Komitesi, Sovyetlerin Merkez Yürütme Komitesini . iktidarı eline almaya zorlamak, almak istemediği takdirde ona bizzat el koymak için 3 ve 4 Temmuz eylemini başlatmak ve örgütlemekle suçlanıyor. 

Her şeyden önce  bu suçlamaları çürütmek zorunda­yım. 3 Temmuz günü bir makineli tüfek alayının iki temsilcisi Bolşevikler konferansının toplantısına girdi­ler ve 1. makineli tüfek alayının eyleme geçtiğini bildir­diler. Bizim delegelere, parti üyelerinin partilerinin ka­rarına karşı hareket edemiyeceklerini, nasıl açıkladığı­mızı, bunun üzerine alayın temsilcilerinin protestoda bulunarak alaylarının kararlarına karşı hareket etmektense partiden istifa etmeyi yeğ tuttuklarını bildirdiklerini hatırlarsınız.

Partimizin Merkez Komitesi, açıklanan durum için­de Petrograd'daki işçilerle askerlerin yapacağı bir eyle-:­ mi uygun bulmadı. MK böyle bir eylemi uygun bulmadı, çünkü cephede · hükümetçe planlanan taarruzun serü­venci bir girişim aldığı, askerlerin hangi am,açlar uğru­na ile.ri sürüldüklerini bilmeden taarrµza gırişemiyecek­leri, devrim düşmanlarının Petrograd'da _ bizden bir ey- . lem gelmesi halinde cephedeki taarruzun başarısızlığa uğramasının suçunu bizim üzerimize atacakları orta­ daydı. Biz·cephedeki taarruzun paşansızlığa uğramasın­daki sorumluluğun gerçekte bu macerada suçlu olanla­ra düşmesini istedik . 

Fakat eylem başladı. Makineli tüfekerleri işletme­lere delegeler gönderdiler. Saat altıya doğru büyük içci ve asker kitlelerinin bir eylemiyle karşı karşıya kaldık. Saat beşe doğru ben partinin Merkez Komitesi ve Kon­feransı adına, Sovyetler Merkez Yürütme Komitesinin toplantısında, bir eyleme girişmeme kararı aldığımızı resmen bildirmiştim. Eğer buna karşın biz eylemi örgüt­lemekle suçlanıyorsak,  bu sadece aşağılık iftiracilarin yayabileceği bir yalandır. 

Eylem harekete geçti. Partinin, suçsuz olduğunu i­lan ederek kenara çekilmeye hakkı var mıydı? Paha cid­di komplikasyonlar olasılığını dikkate almak zorunda ol­duğumuzdan, kendimizi suçsuz görmeye hakkımız yok­tu; proletarya partisi olarak eyleme müdahale etmek ve silah zoruyla iktidarı ele geçirme amacı gütmeksizin o­ na sessiz ve örgütlenmiş bir karakter vermekle yüküm­lüydük. 

Size işçi hareketimizin tarihinden benzer olayları hatırlatmak istiyorum. 9 Ocak 1905'te Gapon, kitleleri Çar'a götürdüğünde ne cehenneme gidildiğini  bildiği halde parti, kitle ile birlikte gitmeyi reddetmedi. Bir Ga­pon'un değil, bizim sloganlarımız . altında cereyan eden bu günkü hareket karşısında ilgisiz kalamazdık. Olasılı komplikasyonlara karşı korumak için, eylemi disiplin i­çinde tutan bir parti, bir düzenleyici olarak müdahale etmek zorundaydı. 

Menşeviklerle sosyal devrimciler işçi hareketinin yö­netiminde hak iddia ediyorlar ama işçi sınıfını idare e­decek yetenekte kimselere benzemiyorlar. Bolşeviklere saldırmaları, bir işçi sınıfı partisinin. görevlerinin neler olduğunu hiç anlamadıklarını gösteriyor. İşçilerin son eylemine gelince, işçi sınıfından kopmuş insanlar gibi yargıda bulunuyorlar. 

Gece, partimizin Merkez Komitesi, Petersburg Ko­mitesi ve Askeri Örgüt, askerlerle işçilerin kendiliğinden olan bu eylemine karışmaya karar verdiler. Menşevikler­le sosyal devrimciler 400 000 den fazla. askerin ve işçinin bizi izlediklerini, ayaklarının altındaki toprağın sallan­dığını görünce askerlerle işçilerin bu eyleminin sovyet­lere karşı yapılmış bir eylem olduğunu ilan ettiler. 4 Temmuz akşamı, bolşevikleri devrim haini olarak ilan ettiler. Menşeviklerle sosyal devrimcilerin devrime iha­net ettiklerini, devrimci birleşik cepheyi parçaladıkları­nı ve karşı devrimle bir ittifak kurduklarını iddia edi­yorum. Bolşeviklere vurdukları darbeler, devrime vurul­muş darbelerdi. Menşeviklerle sosyal devrimciler 5 Tem­muz günü sıkı yönetim ilan ettiler, bir karargah_ kurdu­lar ve herşeyi askeri kurula devrettiler. Sovyetlerin sı­nırsız iktidarı için savaşım veren bizler, sovyetlerin si­lahlı bir muhalifi durumuna düştük. Bolşeviklerin bir­liklerinin sovyetlerin birlikleriyle karşı karşıya gelebile­cekleri bir durum doğdu.  Böyle bir durumda bizim bir savaşıma girişmemiz delilik olur. Sovyetlerin liderleri­ne şunları söyledik: Kadetler çekilmişlerdir, işçilerle bir blok oluşturun, hükümet sovyetlere karşı sorumlu olmalıdır. Bununla beraber onlar haince bir işe giriştiler. Bolşeviklerin sovyetlere karşı hücuma geçtiği yolunda kendilerine yalan söylediği bir kaç cephe alayı ile pogrom kahramanlarını, harp okulu öğrencilerini ve kazakları bize karşı kullandılar. Bu koşullar altında bizim sosyal devrimcilerin bizi zorlamak istedik.­bir savaşımı kabul edemiyeceğimiz doğaldır. Biz geri çekilmeye karar verdik. 

5 Temmuz günü, Sovyetlerin Liber tarafından tem­sil olunan Merkez Yürütme Komitesiyle görüşmeler ya­pıldı. Liber şu koşulu öne sürdü: Biz, yani bolşevikler, Kszesinska sarayından zırhlı otomobilleri geri çekece­ğiz, deniz erleri Peter-Paulus kalesini bırakacaklar ve Kronstadt'a geri gidecekler. Biz sovyetler MYK'nin par­ti örgütlerimizi, olasılı saldırılara karşı korumayı üzeri­ne alması koşulu ile razı olduk, Liber, Merkez Yürütme Komitesi adına bize isteklerimizin yerine getirileceğ"i, daimi yerler verilinceye kadar Kzesinska Sarayının em­rimizde kalacağı hakkında güvence verdi. Biz sözümü­zü tuttuk. Zırhlı otomobiller geri çekildi, Kronstadt'lı­lar Kronstadt'a geri gitmeye razı oldular ama ancak ellerindeki silahlarla. Buna karşın Merkez Yürütme Ko­mitesi, üzerine aldığı yükümlülüklerden bir tekini bile yerine getirmedi.

6 Temmuz günü sosyal devrimcilerin askeri görevlisi Kusmin telefonla Kszesinska Sarayının ve Peter-Paulus Kalesinin üç çeyrek saat içinde boşal­tılması isteğinde bulundu ve aksi takdirde silahlı kuv­vetleri yürüteceği tehdidini savurdu. Partimizin Merkez Komitesi kan dökülmesinden kaçınmak için her şeyi kullanmaya karar verdi. Merkez Komitesi beni Peter- Paulus Kalesine gönderdi. Oradaki deniz erlerinden olu­şan garnizonu, durumun bizi sovyetlerin karşısına çıka­rabilecek şekilde değiştiğinden söz ederek, hiç bir savaşa girişmemeleri için ikna etmeyi başardım. Sovyetlerin, Merkez Yürütme Komitesi temsilcisi sıfatiyle menşevik Bugdanov ile Kusmin'e gidiyorum. Kusrmin'in yanında her şey, topçusu, süvarisi, piyadesi savaşa hazır. Kus­min'i, silah zoruna baş vurulmaması için iknaya çalışı­yoruz. Kusmin sivillerin durmadan işe karışmak sureti­le kendisini rahatsız etmelerinden hoşnut değildir. Sov­yetler Merkez Yürütme Komitesinin ısrarlı isteğine uy­maya, istemiyerek razı oluyor. Sosyal devrimci askerle­rin, işçilerle askerlere ve deniz erlerine "bir ders" ver­mek için kan istediklerini anlıyôrum. Biz onların şeytan­ca planlarını boşa çıkardık. 

Bu arada karşı devrim saldırıya geçti: "Prawda" i­le "Trud" Basımevi yıkıldı, yoldaşlarımız kötü muame­le gördüler ve öldürüldüler, gazetelerimiz yasaklandı vb. karşı devrimin başında Kadet Partisinin Merkez Komi­tesi, onun arkasında ise ordunun genel kurmayı ile su­bayları, yani, savaştan zengin oldukları için savaşı uzat­mak isteyen aynı burjuvazinin temsilcileri bulunuyor. 

Karşı devrim günden güne kuvvetleniyordu. Aydın­lanmak için Sovyetler Merkez Yürütme Komitesine kaç kere başvurmuşsak her seferinde, zorbalıkları önleme­nin olanak dışı hale geldiğine, iktidarın Merkez Yürüt­me Komitesinin değil, karşı devrime hakim olan Ka­tlet-asker kliğinin elinde bulunduğuna inandım. 

Bakanlar kuklalar gibi kapaklanıyorlar. Sovyetler Merkez Yürütme. Komitesi yerine Moskova'daki olağan­üstü konferans geçirilmek isteniyor. Buradaki 280 tane Merkez Yürütme Komitesi üyesi yüzlerce burjuva temsilcisi arasında yok olacaktır. 

Bolşevizmin büyümesi karşısında duyulan korku­dan, Merkez Yürütme· Komitesi karşı devrim.le yüz kı­zartıcı bir ittifak kuruyor ve onun bütün isteklerini ye­rine getiriyor: Bolşeviklerin teslim edilmesi, baltık delegasyonunun tutuklanması, devrimci askerlerle işçilerin silahsızlandırılması. Bütün bunlar çok basit şe­kilde yapılıyor: "Yurt Savunucuları" takımı, kışkırtıcı patlamalarla silahsızlandırma için bahane yaratıyor ve işe koyuluyor. Örneğin eyleme katılmamış olan Sestro­rezk işçilerine böyle yapıldı.

Her karşı devrimin birinci özelliği, işçilerle devrimci askerleri silahsızlandırmasıdır. Bizde bu karanlık kar­şı devrimci iş, "Sovyetler Merkez Yürütme Komitesin­den Zereteli ile diğer sosyalist bakanları" tarafından yaptırılmıştır. Bütün tehlike bunda yatmaktadır. "Dev­rimi kurtarma hükümeti", devrimi boğmak suretiyle o­nu "sağlamlaştırıyor".

Görevimiz, kuvvetleri toplamak, var olan örgütleri sağlamlaştırmak ve yığınları zamansız eylemlerden alı­koymak, etrafında toplanmaktadır. Bizi savaşa çekmek, karşı devrimin yararınadır, ama biz hiç bir tahrike kapılmamalıyız, devrimci sabrının en yüksek derecesini göstermek zorundayız. Partimiz Merkez Komitesinin, genel taktik çizgisi budur.

Güya Alman parası için çalışıyorlar diye liderleri­mize yöneltilen bayağıca iftira ile ilgili olarak partinin Merkez Komitesi şu görüşü benimsiyor: Bütün burjuva ülkelerindeki proletarya partisinin devrimci! liderleri, i­haneti iftira yoluna baş vurularak suçlanmışlardır. Al­manya'da bu Liebknecht'di, Rusya'da ise Lenin'dir. Rus burjuvazinin "hoşuna gitmeyen kimselere" karşı, de­nenmiş olan bu mücadele aracını kullanması, partinin Merkez Komitesini şaşırtmıyor. İşçiler, liderlerini lekesiz bulduklarını, onlarla dayanışma içinde olduklarını ve eyleminde birlikte çalıştıklarını açıkça bildirmek zorun­dalar. Liderlerimize karşı yürütülen tahrikler aleyhine yapılacak bir protesto planını, Petersburg Komitesin­den işçiler kendileri istemişlerdir. Petersburg Komitesi, tamamen işçilerin imzaları ile dolacak olan böyle bir planı hazırlamıştır.

Muhalifimiz olan menşeviklerle sosyal devrimciler, olayların kişiler tarafından değil, devrimin görünmez, etkileyici kuvvetleri tarafırıdan yaratıldığını unuttular ve bu suretle de Ochrana'nın görüşünü benimsediler.

"Prawda"nın 6 Temmuzdan beri yasaklandığını ve "Trud"  basımevinin _mühürlendiğini biliyorsunuz. Bu arada inceleme bittikten sonra, basımevinin büyük ola­sılıkla tekrar serbest bırakılacağı; karşı casusluk örgütü tarafından bildiriliyor.  Çalışmaları durdurulmuş ol­makla beraber, "Prawda" ve basımevinin dizicilerine ve hizmetlilerine 30 000 Ruble kadar bir ödeme yapılması gerekmektedir'. 

Temmuz olaylarından, o zamandan beri olanlardan sonra artık biz sosyal devrimcilerle menşevikleri sosya­list olarak kabul edemeyiz. İşçiler onlara şimdi "sosyal zindancı"diyorlar: 

Bütün bunlara rağmen, hala sosyal zindancılarla birlik olmaktan söz etmek cinayet olur. Başka bir sloganın ortaya atılması gerekiyor: Bir ölçüde devrimci namusunu daha koruyan ve karşı devrime karşı savaşmaya hazır olan sosyal devrimcilerle menşeviklerin ve enternasyonalcilerin sol kanadıyla birlik kurmak..

Parti MK nin çizgisi budur.

16 Temmuz 1917

(devamı) 2. Bugünki duruma ilişkin rapor