20 Kasım 2016

KOMÜNİST ENTERNASYONAL’İN (KOMİNTERN) DAĞITILMASI ÜZERİNE

Aşağıdaki metin, Henry Barbusse İşçi ve Halk Kültür Çevresi’ne mensup yoldaşlar tarafından, Ekim Devrimi’nin 75. yıldönümünü anma gününde sunulmuş ve ardından broşür halinde yayınlanmıştır.


*******
Ulusal ve uluslararası sınıf savaşımlarının çeşitli alanlarında kapitalist güçlerin kazandığı bir zaferle ayırdedilen dünyadaki mevcut güç ilişkileri, uluslararası komünist hareketin bilânçosunu çıkarma sorununu gündeme getirmektedir. Bu görev hem meşru, hem zorunlu, hem de acildir. Proletaryanın ve ezilen halkların ihtiyaç duydukları partileri yeniden kurabilme yeteneğimiz, bu soruya verilecek yanıta bağlıdır. Bu temel ve merkezi sorun, acele sonuçlara varmadan, ciddiyetle ve diyalektik materyalizmin inceleme yöntemiyle ele alınmalıdır.


I - SORUN HAKKINDA YAPILAN TAHLİLLERİN DURUMU


Burjuvazinin kin dolu, intikam kokan ve tutarsız lakırdıları bir kenara bırakılırsa, sosyalist kampın 20. yy.’daki bozgunu ile ilgili olarak dört tip tez ileri sürülmüştür:

1- İktidarın bürokrasi tarafından ele geçirilmesi ve “yozlaşmış bir işçi devleti”nin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan bir “Stalinci hükümet darbesi” iddiası üzerinde temellenen Troçkist tezler. Troçkist eğilimlerin çokluğu, “hükümet darbesi”nin tarihi ve ondan kaynaklanan düzenin ne olarak adlandırılacağı üzerine farklı yorumlara neden olur. Bazıları bu düzene “yozlaşmış işçi devleti” derken diğerleri “devlet kapitalizmi” adını verirler.

2- Sosyalizmi bir “devlet kapitalizmi”ne ve “sosyal emperyalizm”e dönüştüren Kruşçevci bir hükümet darbesi iddiası üzerine inşa edilen Maoist tezler.

3- Yarı-Troçkist olarak adlandıracağımız tezler: Buna göre, uluslararası komünist hareketin emperyalizm karşısında teslim olmasının kökeninde, Komünist Enternasyonal’in 7. kongresince savunulan ve uygulamaya konan Halk Cephesi taktiği yatmaktadır. Bu yaklaşımda ısrar edenlerin çoğunluğunun görüşü, uluslararası komünist hareketin önceki kongrelerindeki “sınıfa karşı sınıf” taktiği korunmak gerekirken, SSCB’nin “kendi uluslararası çıkarları”nı savunan bir duruşu uluslararası komünist harekete “dayatması”nın sağ bir politikaya yol açtığı şeklindedir.

4- Son olarak daha yeni olan teze göre, uluslararası komünist hareketin bozgununun işareti, III. Enternasyonal’in dağıtılması olmuştur. Yine burada da, SSCB tarafından “dar milliyetçi” bir duruşun “dayatılması” iddiası sıklıkla dile getirilmekte, Komünist Enternasyonal’in dağıtılmasının, Stalin ve SSCB tarafından, İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz ve Amerikalılara ikinci bir cephe açmaları için ödenen bir bedel olduğu söylenmektedir.

Daha iyi inceleyebilmek için bu dört tip duruşu birbirinden ayırdık. Gerçekte, bu dördünden bir kaçını birden söyleyen ya da bunlara eklemlenen tüm bir kanıtlamalar serisi mevcuttur.

Böylelikle bazıları, iktidarın “Stalinci bürokrasi” tarafından ele geçirilmesinin, her türlü uluslararası devrim amacının terk edilmesi anlamına geldiğini; dolayısıyla bu ele geçirişin, 7. Kongre’nin “sağ taktik”i ile kendini ortaya koyan ve en uç noktası Komünist Enternasyonal’in dağıtılması olan bir politikaya (1, 3, 4. tezlerin söylemi), uluslararası komünist hareketin zararına olarak SSCB’nin kendi çıkarlarını savunmaya yönelik bir politikaya sürüklediğini düşünürler. Bu bakış açılarını savunan Troçkist hareket, çelişkili bir biçimde, Kruşçev’in iktidara gelişini, “Stalinizm”i suçladığı ölçüde, olumlu sayar.

Troçkist tezleri reddeden başkaları için, geri çekilmeye ve oradan da Komünist Enternasyonal’in dağıtılması anlamında teslim olmaya götüren, Halk Cephesi taktiğidir. (3 ve 4. tezlerin söylemi)

Başka söylemler de mevcuttur. Ama buradaki amacımız her küçük ayrıma cevap bulmak değil, bu tür bilânço çıkarmanın yetersizliklerini, yanlışlıklarını ve tehlikelerini göstermektir.

Nitekim bu ifadelerin çekiciliğine kapılmış dürüst militanlarla -özellikle de Fransız Komünist Partisi’nin bağrında- karşılaştık. Marksist-Leninist örgütlenmeler bile bunlara kapılmaktadırlar. Komünist Yeniden Oluşum da bu şekilde düşünmektedir:

“Halk Cephesi de denilen, iktidar için savaşımın terk edilmesiyle - ki bu terkin geçici olduğu da düşünülebilirdi - ayırt edilen bir geri çekilme evresinden sonra, Komünist Enternasyonal’in dağıtılması, bu evrimde çok önemli bir aşamadır. Komünist Enternasyonal’i dağıtmak, bozguna uğramak demekti.” (Komünist Yeniden Oluşum’un Henry Barbusse Derneği’ne mektubu)

Aynı tip duruş, Japon Komünist Partisi (sol) tarafından da 1983′ten beri savunulmuştur:

“30′lu yıllarda, ikinci bir dünya savaşı tehlikesinin yaklaşmasıyla, SBKP’nin bağrında milliyetçilik eğilimi baş kaldırmıştı. Bunun anlamı, enternasyonalizmden ve proleter dünya devriminden sapmak, Sovyetler Birliği’nin savunmasını her şeyden üstün tutmak ve (sonunda dağılana kadar) devrimci mücadeleleri ona tabi kılmaktı.” (Bulletin İnternational, sayı 68-70, 1983)

İşi daha fazla karıştırmadan, bu kanıtlama yönteminin bugüne kadar Troçkist oluşumların özel olarak tahsis edilmiş ilgi alanı olduğunu belirtmek zorunludur. Aynı şekilde, ufak bir topluluk, “Bolşevik” şöyle düşünüyor:

“Komünist Enternasyonal’in 7. kongresi (Temmuz 1935), “demokratik” burjuvazi ve II. Enternasyonal’in şoven sosyal demokratları ile birlik temelinde oportünist ve sosyal-şoven bir çizgi benimseyerek, Leninizmi ve enternasyonalizmi resmen ve kesin olarak reddetti.” (Yeni Enternasyonal, sayı 1, 1977)

Fazla uzatmadan, acele çıkarımlara varmanın tehlikesinin ve bilimsel bir inceleme yapma zorunluluğunun altını çizmekteyiz. Burjuvazinin ve emperyalizmin ideolojik baskısı öylesine artmıştır ve kuvvetlerimizin uğradığı yıkım öylesine büyüktür ki, öznelcilik, burjuvazinin en eski tezleriyle birleşen çıkarımlar yapma tehlikesi yaratmaktadır. Bu öznelcilik, önemli bir olayı, süreç ve bağlamından kopararak ele almakta ve yenilginin kökenlerini onda aratmaktadır.

Böylelikle sebep, birilerine göre Kruşçev’in gelişi, başkalarına göre Stalin’in gelişi, bazılarına göre 7. Kongre, sonunculara göre ise, Komünist Enternasyonal’in dağıtılmasıdır. Bir kere bu ilk adım atıldı mı, engellenmesi imkânsız başkaları bunu takip eder, çünkü koşulların ve süreçlerin dikkate alınmaması burjuva bakış açısının benimsenmesi olacaktır ki bu bakış açısı elini attığı her şeyden sosyalizmin mümkün olmadığı sonucunu çıkartır.

Komünist Enternasyonal’in dağıtılmasını, uluslararası komünist hareketin çıkarlarının SSCB’nin çıkarlarına tabi kılınmasının ve yenilginin nedeni olarak gösteren tezler, bunları önceleyen her olaydan, sadece ve sadece Komünist Enternasyonal’in 7. Kongresinin SSCB’nin çıkarlarına hizmet ettiğini ve uluslararası komünist hareketin çıkarlarıyla uyuşmadığını sözümona mantıksal olarak çıkarsamaya uğraşırlar. Uzun lafın kısası, tüm bu tezler, sosyalizmin yalnız tek bir ülkede kurulmasıyla Stalin ve SSCB tarafından dünya devrimine yapılan sözümona ihanete dair Troçkist tezde birleşirler.