24 Mart 2018

PARTİ KRİZİNİN ÇÖZÜMÜ

Lenin

İki yıl önce sosyal-demokrat basında, Parti'nin “birleşme krizi” üzerine konuşuldu.* Karşı-devrimci dönemin çöküntüsü ve çözülüşü, yeni gruplaşmalara ve bölünmelere, yurtdışında mücadelenin yeniden keskinleşmesine yol açmıştı ve çok sayıda yüreksiz ya da siniri zayıf kişi, Sosyal-Demokrat İşçi Partisi'nin zor iç durumunu görünce cesaretini yitirdi. Şimdi, Rusya Organizasyon Komisyonu (ROK) oluşturulduktan sonra, krizin sonu değilse de, Parti'nin gelişmesinde her halükârda iyiye doğru yeni ve tayin edici bir dönemeç açıkça ortaya çıkıyor. Yani parti-içi evrimin geride bırakılan etabı ve yakın geleceğin perspektifleri üzerine bir genel bakış vermek yerinde olacaktır.

Devrim RSDİP’i üç ayrı, özerk, ulusal sosyal-demokrat örgüt ve sözcüğün dar anlamında iki tüm-Rusya fraksiyonu olarak geride bırakmıştı. Bu fraksiyonların, proletaryanın gelişme eğilimleri içinde, burjuva devrimin verili döneminde onun yaşam koşullarının bütününde derin kök salmış olduğu, önemli olaylarla dolu 1905, 1906 ve 1907 yıllarının deneyimiyle kanıtlanmıştır. Karşı-devrim bizi, o kadar tepesine tırmanmış olduğumuz dağdan yine vadiye atmıştı. Stolipin’in darağaçları ve “Veki”cilerin şikayet feryatları koşulları altında, proletarya saflarını yeniden düzenlemek ve yeniden güç toplamak zorundaydı.

Yeni durum, Sosyal-Demokrat Parti içinde eğilimlerin yeniden gruplaşmasına yol açtı. İki yeni fraksiyondan –kötü zamanın ağır boyunduruğu altında– en metanetsiz Sosyal-Demokrat unsurlar ve proletaryanın her türlü burjuva yol arkadaşı ayrılmaya başladı. İki akım: Tasfiyecilik ve Otzovizm, sosyal-demokrasiye bu sırt çevirişi en canlı biçime ifade ediyordu. İki fraksiyonun Marksizme sadık kalmış ana gövdesinin birbirine yakınlaşma eğilimini zecri zorunlulukla ortaya çıkaranlar da onlardı. Sosyal-Demokrat Parti'nin daha sonraki gelişmesinde, artıların ve eksilerin, ileriye doğru adımların ve geriye doğru yalpalamaların çıkış noktası olarak, 1910 Ocak Plenumu'nu doğuran durum buydu.

Plenum'un kalıcı ideolojik kazanımı ve çok ağır “uzlaşmacı” hatası, birçokları tarafından şimdiye dek yeterince anlaşılmadı. Fakat bu anlaşılmadan Partinin şimdiki durumundan da hiçbir şey anlaşılamaz. Bu yüzden, şimdiki krizin çıkış noktasının açıklığa kavuşturulması üzerinde tekrar tekrar durmak zorundayız.

Bir “uzlaşmacı”nın Plenum'dan hemen önce yazılan ve Plenum'dan hemen sonra yayınlanan makalesinden aşağıdaki alıntı, aydınlatma sürecini doğrudan ve sayısız “belgeler”in uzun uzun değerlendirilmesinden ya da alıntılanmasından daha çok ilerletebilir. Plenum'da egemen olan “uzlaşmacılığın” liderlerinden biri, Bundcu yoldaş Yonov,“Diskussionni Listok” No. 1’de “Parti Birliği Olanaklı mıdır?” makalesinde (19 Mart 1910; s. 6’da yazı kurulunun bir notu var: “Makale Plenum'dan önce yazılmıştır”) şunları yazıyordu:

“Aslında Otzovizm ve Tasfiyecilik Parti için ne kadar zararlı olursa olsun, fraksiyonlar üzerindeki olumlu etkisi kuşku götürmez gibi görünüyor. Patoloji iki türlü çıban tanır: iyi huylu ve kötü huylu. İyi huylu çıban, organizmaya yarar sağlayan bir hastalık olarak görülür. Olgunlaşması sürecinde bütün organizmadan her türlü zararlı unsurları alır ve bu biçimde onun iyileşmesini teşvik eder. Menşevizme karşı Tasfiyeciliğin ve Bolşevizme karşı Otzovizm-Ültimatizmin de böyle bir rol oynadığına inanıyorum.”* Burada 1910 yılındaki MK Plenum'u kastedilmektedir, elinizdeki ciltte “Bir Yazarın Notları”. II. “Partimizdeki ‘Birleşme Krizi’” adlı makalede de bundan söz edilmektedir. Bkz. ayrıca Not 22. —Alm. Red.

Plenum* sırasında bir uzlaşmacı tarafından yapılan ve Plenum'da zafer kazanan uzlaşmacılığın psikolojisini ve düşüncelerini tam olarak karakterize eden durum değerlendirmesi budur. Aktarılan alıntıda ana düşünce doğrudur, bin kez doğrudur ve tam da doğru olduğu için, (daha Plenum'dan önce hem Tasfiyeciliğe karşı hem de Otzovizme karşı mücadeleyi tamamen geliştirmiş olan) Bolşevikler Plenum'da uzlaşmacılardan ayrılamazlardı. Ayrılamazlardı, çünkü ana düşüncede görüş birliği mevcuttu; görüş ayrılığı, onun yaşamda gerçekleştirilme biçimiyle ilgiliydi; biçim içeriğe tabi olacaktır — di-ye düşündü Bolşevikler, ve bu “biçimin içeriğe uyması” için Parti, uzlaşmacıların hatası sonucunda yaşamının neredeyse iki yılını “boşuna” geçirmiş olsa da, haklı çıktılar.

Bu hata neden ibaretti? Uzlaşmacıların, sadece ve sadece, kendilerini “çıbanlardan” temizleyen (ve temizledikleri ölçüde) akımları onaylamak yerine, salt kendini temizleme vaadine dayanarak ayrımsız herşeyi onaylamasından ibarettir. Hem “Vperyod”cular hem de “Golos” yandaşları ve Troçki, Otzovizme ve Tasfiyeciliğe karşı kararı “imzaladılar” — dolayısıyla “kendilerini temizleme” sözü vermiş oldular, işte bu kadar. Uzlaşmacılar verilen söze “inandılar” ve Parti'yi, Parti'ye aykırı, kendi itiraflarına göre “çıban oluşturan” grupçuklarla yüklediler. Pratik politika bakımından bu bir çocukluktu ve daha derin bir bakış açısından bir düşüncesizlik, bir ilkesizlik, bir entrika oyunuydu: gerçekten de cidden, Tasfiyeciliğin, Otzovizmin ve Ültimatizmin çıban oldukları kanısında olan biri, çıbanların olgunlaşırken organizmadan tüm zararlı unsurları çekip almak, organizmadan uzaklaştırmak zorunda olduğunu anlamak zorundaydı. “Çıban zehirleri”ni içeri doğru sürme çabalarıyla organizmanın zehirlenmesine yardım edemezdi.

Plenum'dan sonra geçen ilk yıl, uzlaşmacıların düşüncesizliğini pratikte açığa çıkardı. Parti çalışması (çıbanlardan temizlenme, iyileşme), bütün bu yıl boyunca fiilen Bolşevikler ve Plehanov taraftarlarınca yapıldı. Gerek “Sosyal-Demokrat” gerekse de (MK temsilcisinin Troçki tarafından kovulmasından sonra) “Raboçaya Gazeta” bu olguyu kanıtlıyorlar. 1910 yılının herkesçe bilinen bazı legal yayınları da bunu kanıtlıyor. Burada işimiz sözlerle değil, aksine olgularladır: Parti'nin yönetici organlarında ortak çalışmayladır.

Gerek “Golos”çular gerekse de “Vperyod” yandaşları ve Troçki, bu yıl (1910) sürecinde fiilen Parti'ye sırt çevirip, Tasfiyeciliğe ve Otzovizm-Ültimatizme yöneldiler. İyi huylu çıbanlar, “zararlı unsurlar” Parti organizmasından onlar tarafından uzaklaştırılmadığı, aksine bu organizmayı cerahatlendirmeye devam ettiği, onu hastalıklı durumda bıraktığı ve Parti çalışması yürütmeye yeteneksiz kıldığı ölçüde, kötü huylu davranan çıbanlar olarak kaldılar. (Herkese açık olan yazındaki) bu Parti çalışması Bolşevikler ve Plehanov yandaşları tarafından, Plenum'un oluşturduğu “uzlaşmacı” kararlara ve organlara rağmen, “Golos”çulara ve “Vperyod” yandaşlarına karşı yapıldı, onlarla birlikte değil (çünkü Tasfiyecilerle, Otzovistlerle ve Ültimatistlerle birlikte çalışmak olanaksızdı).

Ya Rusya’daki çalışma? Bir yıl boyunca tek MK toplantısı yok! Neden? Çünkü Rusya’da faaliyet gösteren MK üyeleri (haklı olarak "Tasfiyecilerin Golos”unun okşamalarını kazanan uzlaşmacılar), Tasfiyecileri durmadan “davet ettikleri”, ama bir yıl boyunca, beş çeyrek yıl boyunca bir kez bile gelmelerini sağlayamadıkları için! MK önüne “zorla çıkarılma” kurumu, Plenum'daki iyi yürekli uzlaşmacılarımız tarafından ne yazık ki öngörülmemişti. Bolşeviklerin Plenum'da uzlaşmacıların kör güvenine ve saflıklarına karşı mücadele ederken peşinen söyledikleri o saçma ve parti için utandırıcı durum doğdu: Rusya’daki çalışma uyur, Parti bağlanırken, “Naşa Zarya” ve “Vperyod”un sütunlarından Parti'ye iğrenç bir liberal ve anarşist saldırı seli akmaktadır! Mihail, Roman ve Yuri bir yandan, Otzovistler ve tanrı yapıcılar diğer yandan, sosyal-demokrat çalışmayı vargüçleriyle imha ederken, Uzlaşmacı MK üyeleri Tasfiyecileri “davet edip” onları “beklemektedir”!

5 Aralık 1910[66] “açıklama”sı ile Bolşevikler, bütün diğer fraksiyonlarla anlaşmayı bozduklarını açıkça ve usulüne uygun olarak ilan ettiler. Plenum'da sağlanmış “barış”ın çiğnenmesi, “Golos”, “Vperyod” ve Troçki tarafından çiğnenmesi, kesin olarak kabul edilmiş bir olgu haline geldi.

Yaklaşık yarım yıl (Haziran 1911’e dek), anlaşmaya göre en fazla üç aylık bir süre içinde toplanmak zorunda olan bir Yurtdışı Plenumu'nu gerçekleştirme çabalarıyla geçti. Tasfiyeciler (“Golos”çular + Bundcular + Schwarz) Yurtdışı Plenumu'nu da akamete uğrattılar. Bunun ardından üç grubun –Bolşevikler, Polonyalılar ve “uzlaşmacılar”– bloku, meseleyi kurtarmak için son çabaya, bir Konferans toplamaya, Rusya için bir Organizasyon Komisyonu yaratmaya girişti. Bolşevikler önceden olduğu gibi azınlıktadır: Ocak 1910’dan Haziran 1911’e dek üstünlük Tasfiyecilerin elindedir (MK Yurtdışı Bürosu’nda “Golos”çular, Bundcu ve Schwarz; Rusya’da Tasfiyecileri “davet eden” “uzlaşmacılar”); Haziran 1911’den 1 Kasım 1911’e dek (yediemin hakem mahkemesi tarafından saptanmış olan süre) çoğunluk, kendilerine Polonyalıların katıldığı uzlaşmacılardadır.

Şu durum ortaya çıktı: gerek para gerekse de ajanların gönderilmesi Tyszka ve Mark’ın* (Parisli uzlaşmacıların lideri) elindeydi; Bolşeviklere sadece, çalışma için onların da kullanılmasıyla hemfikir olunduğu güvencesi verilmişti. Plenum'un ürettiği görüş ayrılıkları, kaçınılamayacak olan son noktaya varıyordu: ya hiç kimseyi “bekleme”den, hiç kimseyi “davet etme”den (sosyal-demokrat çalışma yapmak isteyen ve çalışabilen birinin davete gereksinimi yoktur!) dosdoğru çalışmak, ya da Troçki, “Vperyod” vs. ile pazarlığı sürdürmek. Bolşevikler, daha Paris’teki MK Üyeleri Konferansında açık ve berrak bir şekilde açıkladıkları gibi, birinci yolu seçtiler. Tyszka ve ortakları ikinci yolu seçtiler (ve bu yolu gerek Teknik Komisyon’a gerekse de Yurtdışı Organizasyon Komisyonu’na dayattılar), bu yol objektif olarak –“Sosyal-Demokrat”ın** 24. sayısındaki tefrikada ayrıntılı olarak gösterildiği gibi– boş ve üzücü bir entrika oyunuyla aynı kapıya çıkmaktaydı.


* Mark – Sommer – Lyubimov. —Alm. Red.

** Bkz. “Uzlaşmacıların ya da Erdemlilerin Yeni Fraksiyonu Üzerine” makalesi, elinizdeki cilt, s. ???. —Alm. Red.


Sonuç şimdi herkesin gözü önündedir. 1 Kasım’da Rusya Organizasyon Komisyonu artık kurulmuştu. Onu fiilen Bolşevikler ve Rusya’da faaliyet gösteren Partiy'e sadık Menşevikler yaratmışlardı. Plenum'da ve Plenum'dan sonra ahmakların ona karşı kıyameti kopardıkları (bkz. “Golos”, “Vperyod”, “Otkliki Bunda”, “Pravda” vs.) “iki güçlü (ideolojik sağlamlıkları dolayısıyla, “çıbanlar”dan temizlenme çalışmaları dolayısıyla güçlü) fraksiyonun ittifakı”nın olgu olduğu görüldü. 1910 ve 1911 yılları Rusyası için Bakû ve Kiev’dekiler gibi örnek ve öndegelen sosyal-demokrat örgütlerde bu ittifak, Bolşevikleri çok sevindirerek, Partiye sadık sosyal-demokratların neredeyse tam olarak kaynaşması, ortak, ayrılmaz bir organizmada birleşmesi biçiminde şekillendi.

“Tüm” fraksiyonların dağıtılması feryadının, iki yıllık bir deneyimin ışığında, Bay Potresov ve Otzovist baylar tarafından aldatılan budalaların zavallı bir lakırdısı olduğu kanıtlandı. “İki güçlü fraksiyonun ittifakı” üstüne düşeni yaptı ve –yukarıda sözü edilen yönetici kolektifler şahsında– yekpare bir Parti halinde tam bir kaynaşmanın eşiğine kadar götürdü. Yurtdışında bulunan Parti'ye sadık Menşeviklerin kararsızlıkları bu tamamlanmış olguda artık hiçbir şey değiştiremez.

Görevin şeytani zorluğunu kavramak istemeyen sosyal-demokrasi içindeki çok sayıda şüpheciye ya da amatöre gereksiz, can sıkıcı, anlamsız fesatlık yılları olarak, çöküş ve sarsıntı yılları olarak görünen Plenum'dan sonraki iki yıl, Sosyal-Demokrat Parti’nin Tasfiyeci ve Otzovist yanılgılar bataklığından doğru yola çıktığı yıllar oldu. 1910 yılı bize Bolşeviklerin ve Parti'ye sadık Menşeviklerin (gerek resmi gerek gayri-resmi, legal ve illegal) Parti'nin tüm yönetici organlarında ortak çalışmalarını getirdi: bu “iki güçlü fraksiyonun ittifakı”nın ilk adımıydı, Tasfiyecilere karşı ve Otzovistlere karşı, ortak bayrak altında ideolojik hazırlığın ve güç toplamanın bir adımı. 1911 yılı ikinci adımı getirdi: Rusya Organizasyon Komisyonu’nun oluşturulması. Onun ilk toplantısında başkanlığı Part'iye sadık bir Menşevikin yapması olgusu dikkate değerdir; ikinci adım, Rusya’da pratik olarak çalışan bir merkezin yaratılması, şimdi atılmıştır. Lokomotif kaldırılmış ve rayların üstüne oturtulmuştur.

Dört yıllık çöküşün ve dağınıklığın ardından ilk kez, Rusya’daki sosyal-demokrat merkez bir araya gelmiştir — korkunç polis takibatlarına ve “Golos”çuların, “Vperyod” yandaşlarının, uzlaşmacıların, Polonyalıların ve tutti quanti’nin* eşi görülmedik “çelme takma” çabalarına rağmen. İlk kez, Rusya’da bu merkez adına Par-ti'ye bir bildiri yayınlanmıştır. İlk kez, illegal yerel örgütleri yeniden inşa çalışması sistematik ve her yerde aynı şekilde (en fazla üç aylık bir zaman dilimi içinde, Temmuz’dan Ekim 1911’e kadar) iki büyük başkenti, Volga bölgesini, Uralları, Kafkasya’yı, Kiev’i, Yekaterinoslav’ı, Rostov’u ve Nikolayev’i sardı — çünkü Rusya Organizasyon Komisyonu, bütün bu yöreleri ziyaret ettikten sonra toplandı, ilk oturumu, Petersburg Komitesi'nin yeniden inşa edildiği ve bir dizi işçi mitingi düzenlediği, Moskova’nın bölgelerinde Parti lehinde kararların kabul edildiği vs. sırada yapıldı.

Tasasız bir iyimserliğe kapılmak elbette bağışlanmaz bir saflık olur; daha önümüzde dev zorluklar var; Sosyal-Demokrat Merkez'in ilk Rus bildirisinin yayınlanmasından sonra polis baskısı on kat arttı: önümüzde uzun ve zorlu aylar, yeni tutuklamalar, çalışmanın yeniden kesintiye uğraması var. Fakat esas önemli olan yapıldı. Bayrak dikildi; tüm Rusya’da işçi çevreleri ona doğru ilerliyor , ve hiçbir karşıdevrimci saldırı artık onu deviremeyecektir!


Peki, yurtdışındaki “uzlaşmacılar” ve Leder’le birlikte Tyszka, Rusya’daki çalışmadaki bu ileriye doğru dev adımı neyle yanıtladılar? Zavallı entrika oyununu son bir kez alevlendirerek: Plenum arifesinde Yonov tarafından kâhince öngörülen “çıban çıkarma süreci”, muhakkak can sıkıcıdır. Ama kim, bu güzel olmayan sürecin sosyal-demokrasiyi iyileştirdiğini kavramıyorsa, devrimci çalışmadan elini çeksin! Teknik Komisyon ve Yurtdışı Organizasyon Komisyonu, Rusya Orga nizasyon Komisyonu’na tabi olmayı reddediyorlar. Bolşevikler yurtdışındaki entrikacılardan elbette büyük bir horgörüyle uzaklaşıyorlar. Bunun üzerine kararsızlıklar başlıyor. Kasım başında, Yurtdışı Organizasyon Komisyonu’nun kalıntılarına (iki Polonyalı artı bir uzlaşmacı), Rusya OK’nın toplantıya çağrılması hakkındaki rapor iletiliyor. Rapor bütün çalışmayı o kadar ayrıntılı anlatıyor ki, Bolşeviklerin karşıtları, “Golos” tarafından göklere çıkarılan uzlaşmacılar, Rusya Organizasyon Komisyonu’nu tanımak zorunda kalıyorlar. Yurtdışı OK’nın 13 Kasım 1911 tarihli, “Rusya Organizasyon Komisyonu’nun kararlarına uyma” kararı alınıyor. Yurtdışı Organizasyon Komisyonu’nun paralarından beşte dördü Rusya OK’nın kasasına aktarılıyor — demek ki Polonyalılar bile, uzlaşmacılar bile, her şeyin düzenlenişindeki ciddiyetten kuşku duyacak durumda görmüyorlar kendilerini.

Ve buna rağmen, birkaç gün sonra hem Teknik Komisyon hem de Yurtdışı Organizasyon Komisyonu, Rusya OK’ya tabi olmayı yeniden reddediyorlar!! Bu oyunun çözümü nerededir?

Merkez Organ yazı kurulunun elinde, Konferansa sunulacak olan ve Tyszka’nın Rusya Organizasyon Komisyonu’ndan uzak durma, Konferans'tan uzak durma yönünde ajitasyon yaptığının görüldüğü bir belge vardır.

Bundan daha adi bir entrika düşünülebilir mi? Teknik Komisyon’da ve Yurtdışı OK’da, Konferansın toplanmasını ve Rusya Organizasyon Komisyonu’nun yaratılmasını teşvik etmeye niyetlenildi, “herkes”in davet edileceğiyle övünüldü, ama hiç kimse davet edilmedi (oysa, çoğunluk olarak, davet etme ve istediği koşulları koyma hakkı vardı), Bolşevikler ve Parti'ye sadık Menşevikler dışında fonksiyoner bulunamadı, seçilen sahnede tam bir fiyasko yaşandı — ve, yetkili merkez olarak, Konferans için paranın beşte dördünün gönüllü biçimde teslim edildiği bu Rusya Organizasyon Komisyonu’na çelme takacak düzeye düşüldü!!

* Bkz. “Uzlaşmacıların ya da Erdemlilerin Yeni Fraksiyonu Üzerine”, elinizdeki cilt. —Alm. Red.

Evet, bir çıban, özellikle “olgunlaşma sürecinde” hoş olmayan

bir şeydir. Her türlü yurtdışı grupçuklarının paktı teorisyenleri için geriye neden entrikalar kurmaktan başka bir şey kalmadığı, Merkez Organın 24. sayısında gösterilmişti.* Ve şimdi Rusya’nın sosyal-demokrat işçileri, Rusya OK’yı ve Konferans'ı koruyacakları mı, yoksa Tyszka, Leder ve ortaklarının, Konferans'ı entrikalarla engellemelerine izin mi verecekleri konusunda seçimi kolaylıkla yapacaklardır. Entrikacılar kendilerini mahvettiler, bu bir gerçek –Tyszka ve Leder şimdiden RSDİP tarihine bir yüzkarası olarak geçtiler–, fakat Konferans'ı engelleyemeyecekler, Rusya Organizasyon Komisyonu’na halel getiremeyeceklerdir.

Ya Tasfiyeciler? Ocak 1910’dan Haziran 1911’e dek, tam bir buçuk yıl boyunca, Merkez Komitesi Yurtdışı Bürosu’nda çoğunluğu oluştururken ve MK Rus Bürosu’ndaki uzlaşmacılar şahsında sadık “dostlar”a sahipken, Rusya’daki çalışma için hiçbir şey, düpedüz hiçbir şey yapmadılar! Onlar çoğunluğa sahipken çalışma durdu. Fakat Bolşevikler Tasfiyeci MK Yurtdışı Bürosu’nu havaya uçurup, Konferansın toplanmasına doğru adım attıklarında, Tasfiyeciler hareketlenmeye başladılar. Bu “hareketlenme”nin neden ibaret olduğunu gözlemlemek son derece karakteristiktir. Bütün bu süre boyunca en sadık hizmetleri sunmuş olan Bundcular, kısa süre önce şimdiki “kargaşa dönemi”nden yararlanmaya heveslendiler (Letonyalılarda örneğin iki akımın, Tasfiyecilerle Partiye sadıkların mücadelesinin sonucu henüz belirlenmemiştir), bir yerlerden bir Kafkasyalı buldular ve bütün topluluk, Troçki ve Dan’ın Café Bubenberg’de (Bern, Ağustos 1911) kaleme almış oldukları kararlar için bir imza koparmak amacıyla Z. kentine gitti.[67] Ancak Letonyalı yönetici organizasyonu bulamadılar bile, imza alamadılar ve tumturaklı, “üç güçlü örgütün böyledir.*

* Ümitsizliğe kapılmayan Bundcular dışında “Vperyod” yandaşları da kararlar devşirmek için koşuştular. Asla Otzovist olmayan –tanrı korusun!– bu gruptan ünlü bir Otzovist de Kiev’e, Moskova’ya ve Nijni-Novgorod’a “koştu”, her yerde uzlaşmacılarla “uzlaştı” ve her yerden hiçbir şey elde etmeksizin ayrıldı. “Vperyod” grubunun başarısızlıktan, Lunaçarski’nin icadı olan kötü tanrıyı sorumlu tuttuğu ve daha iyi bir tanrı icat etme yönünde oybirliğiyle karar aldığı söyleniyor.

Rus işçileri, Bundcuların Rusya OK’sını hangi tarz ve surette sabote etmeye çabaladıklarını öğrenmelidir! Düşünün bir kez: Konferans'la uğraşan yoldaşların Ural, Volga Bölgesi, Petersburg, Moskova, Kiev, Yekaterinoslav, Rostov, Tiflis ve Bakû’yu dolaştıkları sırada, Bundcular “kendilerine” bir “Kafkasyalı ediniyorlar” (olasılıkla, Kafkasya Bölge Komitesi’nin “mühürü”ne sahip olan ve 1908 RSDİP Aralık Konferansı'na temsilci olarak Dan ve Akselrod’u gönderen üyelerden biri!) ve Letonyalılardan “bir imza koparabilmek” için yola düşüyorlar. Tasfiyecilere hizmet eden ve Rusya’daki her türlü çalışmaya kesinlikle yabancı olan bu entrikacı çetenin, aralarında “en güçlü” iki mühürdarın da bulunduğu “üç örgüt”ün “Organizasyon Komisyonu” olarak sahneye çıkmasına gerçekten de fazla bir şey kalmamıştı!! Yoksa sakın Bundcu baylar ve Kafkasyalı, hangi Rus örgütlerini ve ne zaman ziyaret ettiklerini, nerede çalışmayı yeniden inşa ettiklerini ve nerede raporlar sunduklarını Parti'ye ifşa edecek olmasınlar? Denesenize, sevgili dostlar, anlatın!

Yurtdışında bulunan diplomasi uzmanları ise ciddi, işinin eri yüz ifadeleriyle oturmuş bilgiçlik taslıyorlar: “insan kendisini soyutlamamalıdır”, “önce Bund’la ve Kafkasya Bölge Komitesi’yle konuşmak gerekir”.

Ah bu komedyenler!

Şimdi yalpalayanlar ve Bolşeviklerin “soyutlanması”nı üzüntüyle karşılayanlar, son iki yıllık Parti tarihini iyice düşünsünler ve ders çıkarsınlar. Ah, yurtdışındaki entrikacı sıfırlar koleksiyonunu budadığımız ve Petersburg, Moskova, Ural, Volga Bölgesi, Kafkasya ve Güney’in Rus sosyal-demokrat işçilerinin birliğine katkıda bulunduğumuz bu soyutlanma içinde kendimizi her zamankinden iyi hissediyoruz!

Soyutlanmadan şikayet eden, ne Plenum'un büyük ideolojik kazanımından ne de onun uzlaşmacı hatasından bir şey kavramıştır. Plenum'dan bir buçuk yıl sonra yurtdışında görünürde bir birlik ve Rusya’da sosyal-demokrat çalışmanın tümüyle durgunlaşması vardı. 1911’de yarım yıl, evet hatta üçte bir yıl içinde, Bolşeviklerin görünürdeki en büyük soyutlanması, Rusya’da sosyal-demokrat çalışmayı ilk kez harekete geçirdi, Rusya’da sosyal-demokrat merkezi ilk kez yeniden inşa etti.

Tasfiyecilik ve Otzovizm gibi “çıbanlar”ın ideolojik çürüklüğünü ve ölmüşlüğünü hâlâ görmemiş olanlar, şimdi yıkılırken, onları savunmaya çalışan herkesi birlikte sürükleyen “Golos” ve “Vperyod” grupçuklarının içine düştüğü aciz fesatçılık ve zavallı entrika oyununun öyküsüyle kesin olarak aydınlanacaktır.

O zaman görev başına, Partili sosyal-demokrat yoldaşlar! Sosyaldemokrat olmayan akımlarla ve Parti kararlarına rağmen onları besleyen grupçuklarla ilişkilerin son kalıntılarını silkip atın! Rusya Organizasyon Komisyonu’nun etrafında toplanın, onun Konferansı toplamasına ve yerel örgütlerde çalışmayı sağlamlaştırmasına yardımcı olun! RSDİP ağır bir hastalığı atlattı: kriz sona ermek üzere.

Yaşasın birleşik, illegal, devrimci Rusya Sosyal-Demokrat İşçi Partisi!

Aralık 1911