02 Eylül 2018

İki Taktik

Vperyod, No. 6, February 14 (1), 1905. 
Lenin Collected Works, Volume 8

Rusya'da proleter kitle hareketinin ta başından beri, yani yaklaşık on yıldan beri, sosyal-demokratlar arasında taktik sorunlarına ilişkin derin görüş ayrılıkları vardı. Bildiğimiz gibi, doksanlı yılların ikinci yansın­da bu türden görüş ayrılıkları, Parti'nin bir oportünist kanada ("Rabocheye Dyelo") ve bir devrimci kanada (eski "lskra") bölünmesine yol açan Ekenomizme yol açmıştı.Ancak, Rus sosyal-demokrat oportünizmi, Batı Avrupadakilerden bazı özellikleriyle farklılık taşıyordu.Bu farklılık, Bernsteincı­lığın gündemdeki sloganları ve aynı zamanda  sade bir işçi hareketinin anlık sonuçları ve biçimleriyle heyecanlanan Parti'nin entellektüelci kanadının bakış açısını, ya da daha doğrusu bağımsız bir bakış açısından yoksunluğu­nu çarpıcı bir şekilde yansıtmıştı . Bu hayranlık, liberalizm saflarına geçen Yasal Marksistlerin toptan ihanetlerine ve oportünistlerimize  "kuyrukçu" damgasını sıkıca yapıştıran sosyal-de­mokratların ünlü "süreç olarak taktikler" teorisinin yaratılmasına yol açtı. Olayların ardından çaresizce sürüklendiler, bir aşırıdan diğerine daldılar, ve her durumda devrimci proletaryanın pratiklerinin kapsamını ve kendi gü­cüne olan inancını zayıflattılar,  bütün bunlar genellikle  "proletaryanın bağımsız faaliyetini yükseltme" kılıfı adı altında yapıldı. Garip ama Gerçek. Hiç kimse işçilerin bağımsız hareketinden "Rabocheye Dye­lo" yandaşları kadar çok söz etmedi, hiç kimse propogandalarıyla Robecheye Dyelo cular kadar (işçi mücadelesini) daraltmadı, frenlemedi, küçültmedi.


Sınıf bilinçli ve öncü işçiler, bu ateşli ancak yanlış yoldaki akıl vericilere, "İşçi kitlelerinin aktivitesini yükseltme konusunda daha az konuşun" demişlerdi. Biz sizin zannettiğinizden çok daha aktifiz ve "elle tutulur (somut) sonuçlar" vaat etmeyen her türlü  talepleri bile açık sokak çatışmalarıyla destekleme yeteneğimiz var.  Bizim aktifliğimizi (eylemimizi) yükseltmek size düşmez, çünkü aktiflikten (eylemden) yoksun olan asıl sizlersiniz. Kendiliğindenciliğe daha az boyun eğin ve kendi eyleminizi yükseltmeyi biraz daha çok düşünün baylar!Devrimci işçilerin oportünist entellektüellere karşı tavrı böyle karakterize edilmesi gerekirdi.  (What Is To Be Done )

Yeni Iskra nın Raboçeye Dyeloya doğru attığı iki geri adım bu yaklaşımı yeniden canlandırdı. Iskra"nın sütünları bir defa daha aynı iç bulandın­cı vaazlerle süslü kuyrukçu1uk propagandası dökmeye başladı: Gerçekten, Tanrım, iman ediyorum tanrım, ve proletaryanın bağımsız faaliyetine inanıyorum!  Proletarya­nın bağımsız faaliyeti adına Akselrod ve Martinov, Martov ve (Bundist) Lieber Kongre de, profesörlerin ve öğrencilerin, herhangi bir parti ör­gütüne katılmaksızın parti üyesi olabilmeleri hakkını savundular. Proletarya­nın bağımsız  faaliyeti adına,  dağınıklığı haklı çıkaran ve entellektüellerin anarşizmini yü­celten  "süreç olarak örgütlenme" teorisi icat edildi (uyduruldu).  Proletaryanın bağımsız faa­liyeti adına, üç safhalı seçimlerin eleğinden geçirilen, işçi delegasyonuyla Zemstov adamları arasında, panik korkusu yaratmayacak  barışçıl bir miting için , nir anlaşma biçimi halinde, daha az  ünlü olmayan "daha yüksek tipte gösteri " teorisi icat edildi (uyduruldu).  Proletaryanın bağımsız  faaliyeti adına silahlı ayaklanma düşüncesi saptırıldıve temelsizleştirildi, kabalaştırıldı ve karmaşıklaştırıldı.

Geniş pratik öneme sahip olması açısından okurun di­katini bu son soruna çekmek isteriz. İşçi sınıfı hareketinin gelişmesi yeni "Iskra"nın bilge adamlarına acımasız bir oyun oynadı. Rusyada, "Proletaryanın sı­nıf bilincinin ve bağımsız faaliyetinin planlı geliştirilmesi süreci" adına, daha yüksek tipde gösteri, "işçi bildirilerinin belediye encümenlerinin evlerine postalanmasını ve  büyük miktarda kopyelerinin Zemstvo meclisinin toplantı salonunda bildiri olarak dağıtılmasını" öneren bir mektup yaydılar ; Rusya'da; bugünkü "tarihsel anda poli­tik arenanın örgütlü burjuvazi ile bürokrasi arasındaki çatışmada sahneni tamamen doldu"ğu (!) ve "'alt katmanların , her (dikkat et!) devrimci hareketinin sadece bir (!)  somut anlamı olduğu ve bu iki (!!) güçten, varolan rejimin yıkılmasında çıkarı olanın sloganlarını desteklemek" olduğu (demokrat aydınlar bir "güç" olarak ilan edildi) sansasyonlu buluşun yapıldığı  ikinci bir mektup yayınladılar; birin­ci mektup daha Rusya'da dağıtılmamıştı , ikinci mektup ulaştı, ; daha sınıf bilinçli işçiler bu şahane mektupları daha okuyup, bunlara gülmeden, proletaryanın gerçek mücadelesinin olayları yeni "Iskra"cı yazarların tüm bu politik zırvalarını çöp yığınına atmadan. Proletarya, sadece otokrasinin yıkılmasıyla ilgilenmeyen, aynı zamanda onun gerçek yıkılışını sağlamaya hazır olan, üçüncü (aslında, şüphesizki üçüncü değil, sıra itibariyle ikinci, mücadeleciliği itibariyle birinci) bir güç olduğunu,  gösterdi. 9 Ocaktan bu yana işçi sınıfı hareketi gözlerimizin tam önünde bir halk ayaklanmasına doğru gelişiyor.

Şimdi de, taktikler sorunu ola­rak önceden ele alan sosyal-demokratlar tarafından nasıl değerlendirildiğine, bu ayaklanmaya geçişin, ve işçilerin bu sorunu pratikte nasıl çözdüklerine bakalım.

Üç yıl önce gündemde olan pratik görevlerimizi açıklayan ayaklanma sloganı üzerine şunlar söylenmişti:

"Bir halk ayaklanmasını gözünüzün önüne getirin. Büyük ihtimalle bugün herkes bunu dü­şünmemiz gerektiğini ve buna hazırlanmamız konusunda artık aynı fikirdedir. Fakat nasıl ? Muhakkak ki Merkez Komitesi ayaklanmanın hazırlanması için her yere temsilci atayamaz! Bir Merkez Komite miz olsaydı bile, Rusya' nın bugün­kü koşullarında böyle  atamalar kesinlikle hiçbir şey elde edilmezdi. Ama ortak ya­yın organının kurulması ve dağıtılması sürecinde biçimlenecek olan temsilciler ağı 'oturup' ayaklanma çağrısını 'beklemek' zorunda değil, tam tersine, böylesine düzenli çalışma yaparak, ayaklanma olduğunda en büyük başarı ihtimalini garantiler. Böy­le bir çalışma, ayaklanma için son derece önemli olan, geniş işçi kitleleriyle ve otokrasiden hoşnutsuz bütün ke­simlerle kurulan  bağları sağlamlaştırır. Tam da böyle bir çalışma , genel politik durumu doğru değerlendirme ve dolayısıyla  ayaklanma için uygun anı seçme ye­teneği geliştirmeye hizmet eder. Tam da böyle bir çalışma, bütün yerel örgütleri, Rusya'yı harekete geçiren aynı sorunları ve olaylara aynı zamanda tepki gösterneyi, bu 'olaylar'a mümkün olduğunca enerjik, mümkün olduğunca birlik içinde ve uygun bir yanıt vermede eğitir; (bu), ayaklanma için özde bütün halkın hükümete verdiği en enerjik,  en birleşik ve en uygun "cevabı" dır.

Ve son olarak, tam da  böyle bir çalışma, , Rusya'nın her yerindeki bütün devrimci örgütleri,, birbirleriyle en devamlı ve aynı zamanda da en gizli  bağları muhafaza ederek Parti'nin gerçek birliğini yaratır; bu bağlar olmadan ayaklanma planını ko­lektif olarak tartışmak ve ayaklanma arifesinde en sıkı gizliliğin korunma­ sını gerektiren gerekli önlemleri almak olanaksızdır.

Kısaca, "tüm Rusya için politik bir gazete planı" (görünüşe göre bu konu üzerine çok az düşünenler ) dogmacılık ve ezbercilik le enfekte olmuş masa başı işçilerinin emeğinin meyvasını temsil etmekten çok uzak olan, acil günlük çalışmayı bir an bile unutmadan, derhal ve her yandan ayaklan­manın hazırlanmasına başlamak için en pratik plandır." ("Ne Yapmalı?"*.)

Altını çizdiğimiz son kelimeler, devrimci sosyal-demokratların ayaklanma hazırlığını nasıl öngördükleri sorusuna açık bir yanıt ver­mektedir. Fakat bu yanıt ne kadar açık olsa da, eski kuyrukçu taktik bu noktada da kendini öne sürecektir.

Martinov kısa süre önce, yeni "Iskra" tarafından (No: 84) özellikle önerilen "İki Diktatör­lük" başlıklı bir broşür yayınlamışdı.

Yazar ,Lenin'in "genel silahlı halk ayaklanma­sının hazırlanması, zamanlanması  ve uygulanma­sı"ndan bahsetmesine öfkelenerek,  "Raboçeye Dyelo"sunun heyecanının derinliklerine daldı, Haşin Martinov düş­manına şunları söylerek darbe vuruyor: 
"Uluslarası Sosyal Demokrasi  tarihsel tecrübe  ve toplumsal güçlerin dinamik bilimsel tahlili temelinde herzaman sadece saray devrimlerinin ve isyan çağrılarının önceden zamanlanabileceği ve önceden hazırlanmış bir plana göre başarıyla uygulanabileceğini kabul et­miştir, bunların halk devrimleri olmadığı nedeniyle, yani toplumsal ilişkilerde devrimler değil, sadece egemen klikler arasında yeniden düzenlemedir. Sosyal-de­ mokrası her zaman  ve her yerde bir halk devriminin önceden zamanlanamayacağını , onun yapay biçimde hazırlanan isyan olduğunu, ancak kendisinin gerçekleştireceğini kabul etmiştir."
Belki, bu uzun kızgın konuşmayı okuduktan sonra , okur, Martinov'un ciddi bir rakip olmadığını, onu ciddiye almanın gülünç olacağını söyleyecektir. Okurla oldukça aynı fikirde oluruz. Hatta bu okura, bu dünyada yeni "Iskra"cılarımızın bütün teorilerini ve bütün argümanlarını ciddi­ye almaktan daha kötü bir şey olmadığını da söyleyebiliriz. Ancak sorun şu ki, bu saçmalık aynı zamanda "lskra"nın başyazılarında da (No: 62) görünüyor. Daha da kötüsü, Parti içinde, kesinlikle bir kaç kişiyle kalmayan, kafalarını bu zırvalarla doldurmuş olanlar var. 

Ve bu nedenle , "süreç olarak örgütlenme''yi keşfetmiş olan Rosa Luxem­burg'un ''teorisi" ni tartışmak zorunda kaldığımız gibi , ciddi olmayan konuları tartışmak zorun­da kalıyoruz. Martinov'a ayaklanmanın halk devrimiyle karıştırılmaması gerektiğini söylemek zorundayız. Rus otokrasisini yıkmanın yöntemlerinın pratik sorunu nun konu olduğunda, Toplumsal ilişkilerde ki devrime yapılan derin kinayeler in, ancak Kifa Mokiyevich (bir darkafalı) için değeri olabileceğini durmadan açıklamak zorundayız .

Rusya'da bu devrim  serfliğin kaldırılmasıyla başlamıştır, ve  bizim politik üstyapının, diğer toplumsal ilişkilerde gerçekleşen devrimlerin geri­sinde kalmış olması, üst yapının çökmesini kaçınılmaz kılmaktadır; ve bir darbe sonucuyla ani bir çöküş oldukça  olanaklıdır,  "halk devri­mi" Rusya'da çarlığa zaten yüzlerce darbe vurduğu ve sorun sadece çarlığın yüzbirinci mi, yoksa yüzonuncu darbede mi çökeceği gerçekte bir tahmin konusudur. Sadece kendi darkafalılıklarını proleterlerin üstüne yıkmak isteyen oponünist entellektüeller, çarlığa ikinci yüz küsürde vurulacak darbelerin birinin nasıl vurulacağının pratik ola­rak tartışıldığı bir dönemde, "toplumsal ilişkilerde devrim"le ilgili liseli bilgileriyle hava atabilirler. Sadece yeni "Iskra" nın oponünistleri, ağırlık noktası, gördüğümüz gibi, politik bir gazetenin yardımıyla çok yönlü bir kitle ajitasyonu olan,  fesat  bir "Jakobin" planı hakkında,  histerik bir propoganda başlatabilirler

Bir halk devrimi  zamanlanamaz, doğru. Bu gerçeği bildikleri için Martinov'u ve "Iskra"nın 62. sayısındaki başyazının yazarını kutlamak gerekir ("Partimiz içinde nasıl bir ayaklanma hazırlığından sözedilebi­lir?" diye soruyor bu başyazıda Martinov'un sadık mücadele yoldaşı ya da müridi "ütopyacılar"la mücadele de).

Ama, eğer gerçekten bir ayaklanma hazırlamışsak, ve zaten toplumsal ilişkilerde oluşan köklü değişimler nedeniyle halk ayaklanması mümkünleşmişse, o zaman ayaklanmayı zamanlamak oldukça mümkündür.

Bunu,  yeni iskra taraftarlarına basit bir örnek örnekle açıklamaya çalışacağız. 

İşçi sınıfı hareketi zamanlanabilirmi? Hayır, zamanlanamaz;çünkü bu hareket toplumsal ilişkilerdeki değişimlerden doğan binlerce ayrı eylemlerden oluşmaktadır. Bir grev zamanlanabilir mi?  her grev toplumsal ilişkilerdeki değişimlerin bir sonucu olmasına rağmen-düşünün, Martinov yoldaş!- evet, zamanlanabilir. Bir grev ne zaman zamanlanabilir? Onu kararlaştıracak olan örgüt veya  söz konusu işçi kitlesi ürerinde etki sahibi olan çağrıyı yapan  grup,  ve işçi kitlesi içinde hoşnutsuzluk ve nefretin yükseliş anını doğru bir şekilde ölçebildiği zaman.Konunun ne olduğunu anladınız mı Martinov yoldaş ve "lskra"nın 62. sayısının "başmakaleci­si" yoldaş? Eğer anladıysanız, o zaman lütfen ayaklanmayla halk devrimi­ni karşılaştırma hatasını kabullenin..

"Bir halk devrimi önceden zamanlanamaz", bir ayak­lanma zamanlanabilir, eğer ayaklanmayı kararlaştıranların kitleler üzerinde etkileri varsa ve durumu doğru bir şekilde tahmin edebilirlerse, ayaklanma zamanlanabilir. 

Şükür olsun ki, ileri işçilerin ilk girşimi, yeni "Iskra"nın kuyrukçu felsefe­sinden çok daha önde. Sonraki, (Iskra), kendisini bir ayaklanmanın, devrimci sınıfın öncüsünü örgütleyerek ona hazırlananlar tarafından zamanlanamaya­cağını kanıtlamaya çalışan teoriler yaratmaya zorlarken, olaylar, ayak­lanmaya hazırlanmamış olanların da, gerçekten, bazen bir ayaklanmayı zamanlamaya mecbur kaldıklarını gösteriyor. 

İşte St.Petersburglu bir yoldaşın bize gönderdiği bir bildiri. Bu bildiri 10 Ocak 'ta Petersburg 'da legal bir matbaayı ele geçiren işçiler tarafından dizilip, basılmış ve 10.000 den fazla kopyası dağıtılmıştır.

Çeviri; Erdogan A
2 Eylül 2018
Kaynak
Two Tactics