28 Kasım 2020

Lenin - A. Bogdanov Üzerine

Pravdy No 21, 25 Şubat 1914.

Toplu Eserler, Cilt 20, sayfa 121-124

Editörler, on üç “Sol Bolşevik” tarafından imzalanmış ve “Tiflis, Kafkasya” adresini içeren ve A. Bogdanov'un katkıda bulunması konusunda görüşümüzü soran bir mektup aldı. İmzacılar kendilerini "Vperyod grubunun ideolojik taraftarları" olarak adlandırıyorlar ve üslupları açık bir şekilde ve kesinlikle gazetemize düşman.

Buna rağmen, ilk ve son defa olarak onlarla tartışmaya girmenin zorunlu olduğunu düşünüyoruz.

Tutarlı bir Marksizm duruşuna bağlı olan işçi gazetelerine ve dergilerine A. Bogdanov'un katkıda bulunması neden imkansız hale geldi? Çünkü A. Bogdanov bir Marksist değildir.

Mektubun yazarları, Bogdanov'un tasfiyeci gazeteye yazdığı mektubunda verdiği ipucunun ardından, A. Bogdanov'un kişisel gerekçelerle, kişisel kin ve benzeri nedenlerle gazetelerimizin sütunlarından kayboluşunu açıklamaya çalışıyorlar. Bütün bunlar, üzerinde durmaya veya açıklamaya değmeyen katıksız saçmalıklar. Her şey oldukça basit ve sadedir.

Eğer mektubun yazarları “kişilikler” değil de, Marksistler arasında örgütsel ve ideolojik ilişkilerin tarihi ile ilgilenselerdi,  ta Mayıs 1909 da Bolşeviklerin bir temsilci toplantısında, ayrıntılı bir ön tartışma sonucunda, A. Bogdanov'un edebi-politik ifadelerinin tüm sorumluluğunu reddettiğini bilirlerdi. 

Eğer mektubun yazarları, dar kafalı skandal ve dedikodulara daha az önem verseler ve Marksistler arasındaki ideolojik mücadeleye daha fazla önem verselerdi, A. Bogdanov'un kitaplarında belirli bir sosyal ve felsefi sistem kurduğunu ve grup bağlılığına bakmaksızın tüm Marksistlerin, onun bu sistemini anti-Marksist olarak görerek karşı olduklarını ifade ettiklerini bilirlerdi. 

Marksizm'in tarihi ve Rusya'daki işçi sınıfı hareketiyle ilgilenen - ve öğrenmek, okumak ve öğrenmek için işi yapmaması gereken - herkes bilir ki, A. Bogdanov'un bir işçi gazetesine katkıları sorunu, çok daha önemli bir ilke sorunuyla, yani Marksist felsefe ile Bogdanov'un teorileri arasındaki ilişkiyle bağlantılıdır. Bu sorun kitaplarda, kitapçıklarda ve makalelerde tartışılmış, incelenmiş ve ölümüne işlenmiştir. Bir yazarın işçi basınına katkıları sorununa siyasi açıdan yaklaşılmalıdır, yani yazarın tarzı, zekası veya popülerleştirme yeteneği açısından değil, onun genel eğiliminin bakış açısındanteorileriyle işçilere ne verdiği açısından yaklaşılmalıdır. Marksistler, A. Bogdanov’un edebi faaliyetlerinin toplamının, proletaryanın bilincine, burjuva filozofların rötuşlanmış idealist kavramlarını aşılama girişimleri olduğuna inanıyorlar.

Eğer herhangi birisi durumun böyle olmadığını ve Marksizm'in felsefi ilkeleri konusundaki tartışmada, Plehanov değil, Ilyin (Lenin)  değil , ama haklı olanın Bogdanov olduğunu düşünürse, o kişi Bogdanov'un sistemine destek vermek için ortaya çıkmalıdır, ve bir işçi gazetesinin sütunlarında Bogdanov'un popüler makalelerinden birine veya diğerine yer verilmesi gerektiğini iddia etmemelidir. Ama biz, Marksistler arasında Bogdanov sisteminin destekçisi olmadığını biliyoruz. Onun teorilerine sadece “hizipçi” rakipleri değil, aynı zamanda kendi siyasi grubundaki eski meslektaşları da karşı çıktı.

Bogdanov ile meselenin durumu budur. Onun Marksizm'i "değiştirme" ve "düzeltme" girişimleri, Marksistler tarafından incelendi ve modern işçi sınıfı hareketinin ruhuna yabancı olarak görüldü ve kabul edildi. Daha önce işbirliği yaptığı gruplar, onun edebi ve diğer faaliyetlerinin tüm sorumluluğunu reddettiler. Kişi bundan sonra Bogdanov hakkında ne isterse düşünebilir, ancak Marksizm'in temel ilkelerini yayması için çağrılan işçi basınının sütunlarında kendisine yer verilmesini talep etmek, kişinin Bogdanov'un teorilerini,  Marksizm'i , ya da Marksist eğitimi işçi kitleleri arasında yayma görevini anlamadaki başarısızlığını ortaya serer.

Gazetemizin kendini adadığı işçi kitlelerini eğitme işi ile ilgili olarak, bizim yolumuz ve Bogdanov'un yolu ayrıdır, çünkü bu eğitimin ne olması gerektiği konusundaki anlayışımızda farklılaşırız. Kişisel ilişkilerle ilgili ipuçlarıyla, kişisel çıkar güdüleriyle gizlenen asıl mesele budur. Haber bültenlerinin eğilimini önemseyen işçiler, konuyu belirli yazarların "kişiliklerine" indirgemeye yönelik tüm bu girişimleri bir kenara itmeli; onların Bogdanov'un teorilerinin karakterine bakmaları gerekir. Bunu yapmaya başladıkları zaman, bizim ulaştığımız sonuca, yani Marksizm'in bir şey ve Bogdanov'un teorilerinin tamamen farklı bir şey olduğu sonucuna hızla ulaşacaklardır. Bir işçi gazetesi, proletaryasının zihnini burjuva, idealist karmaşık-türlü den temizlemeli, onlara sütunlarında bu sindirilemez  yiyeceği teklif etmemelidir.

Bize  "Buna rağmen, Pravda, Bogdanov'un birkaç makalesini yayınladı. Yani bu oldu." denilinebilir.

Ama, artık herkesin görebileceği gibi, Rusya'da ilk işçi gazetesinin yayınlanması gibi yeni bir girişimde bu kaçınılmaz bir hataydı. O dönemdeki sorumlu yoldaşlar, Bogdanov'un gazeteye sunduğu popüler makalelerde, Marksizm'in ABC'si propagandasının Bogdanov'un teorilerinin bu belirli özelliklerini gölgede bırakacağını ummuşlardı. Beklenebileceği gibi, işler farklı gelişti. Az çok tarafsız olan ilk makalelerden sonra Bogdanov, açıkça işçi gazetesini Marksizm'in değil, kendi ampiriyo-monizminin propagandası için bir araca dönüştürmeye çalıştığı bir makale gönderdi. Görünüşe göre A. Bogdanov, bu makaleye o kadar çok önem verdi ki, ondan sonra, yani 1913 baharından bu yana, başka makale göndermedi.

Bogdanov'un katkıları sorunu, bunu okuyucularımızın zaten bildiği şekilde çözen yayın kurulumuz için bir ilke meselesi haline geldi.

Şimdi Vperyod grubu hakkında bir söz. Gazetemizin sütunlarında buna “maceracı” deniliyor. 

Mektubun yazarları, dar kafalılar gibi değil, politik olarak düşünemedikleri için, bunda da bu grubun üyelerinin kişiliklerine karşı bir ima gördüler. Bu da saçma. Marksistler, bilimsel sosyalizmi temel almayan grupların, örneğin anarşistler, Narodnik teröristleri vb., gibi grupların izlediği politikaya "maceracı" diyorlar. Hiç kimse Vperyod grubunun bir anarcho-sendikalizme yöneldiğini ya da Lunacharsky'nin “tanrı inşası” na, Bogdanov'un idealizmine, ve S. Volsky'nin doktrinel anarşist eğilimleri vb., toleranslı olduklarını inkar etmeye çalışmayacak. Vperyod grubunun politikası anarşizme ve sendikalizme yöneldiği ölçüde, her Marksist ona bir maceracılık politikası diyecektir.

Bu, Vperyod grubunun tamamen dağılmasıyla doğrulanan bir gerçektir. İşçi sınıfı hareketi yeniden canlanır canlanmaz, belirli bir siyasi çizgi ya da sınıf siyaseti ve Marksizm ilkeleri hakkında anlayış olmaksızın en heterojen unsurlardan bir araya getirilen bu yama işi grup, tamamen dağıldı.

Marksizm bayrağı altında yürüyen işçi sınıfı hareketi, bu grupları, bu "ampiriyo-monistleri", "tanrı yapıcıları", "anarşistleri" ve benzerlerini görmezden gelecektir.

Pravdy No 21, 25 Şubat 1914.
Collected Works, Volume 20, pages 121-124

Çeviri; Erdogan A
28 Kasım 2020