25 Aralık 2018

BOLŞEVİK PARTİSİ'NİN 6. KONGRESİ - 1917

1917 Sovyet Devrimi 1. Bölümünden
Gorki, Molotov, Voroşilov, Kirov, Zhdanov, Stalin
Çeviren İsmail Arkın

Bolşevik Partisi'nin tarihi 6. Kongresi, Petrograd'da 26 Tem­muz'da başladı ve 3 Ağustos 1917'ye kadar devam etti. 

Bu kogreye bir rapor sunan ]. M. Sverdlov, parti örgütlerinin sa­yısının, Nisan Konferansı'ndan beri 78'den 162'ye yükseldiğini söy­ledi. Parti üyeliği üç ay içerisinde üç kat artmıştı: 80 binden, 240 bi­ne yükselmişti. Petrograd' da 41 bin, Moskova bölgesinde 5 O bin, Urallar'da 25 bin, Donhas'da 16 bin, Kiev bölgesinde 10 bin, Kaf­kaslar' da 9 bin, Finlandiya' da 12 bin, Baltık eyalerlerinde 14 bin, Volga bölgesinde 13 bin, Odessa bölgesinde 7 bin, Sibirya'da 10 bin, Minsk bölgesinde 4 bin, Kuzey bölgesinde 1500 ve nihayet, kara ve deniz kuvvetlerindeki parti örgütlerinde 26 bin parti üyesi vardı.l 

Bu dönemde Bolşevik basın da epeyce ilerlemişti. Partinin, gün­lük 320 bin tirajlı kırk bir gazetesi vardı. Bunlardan yirmi yedi ta­nesi Rusça, geri kalanı, Gürcü, Ermeni, Leton, Tatar, Leh dilleri ile öteki dillerde yayınlanıyordu. 

Temmuz olaylarından sonra bunlardan sekizi- Partinin merkez organı Pravda da dahil- kapatılmıştı. Ama, kongreye kadar bunla­rın yedisi yeni adlar altında yayınlanmaya başladı. 

Bolşevik Partisi'nin kitleler üzerindeki etkisi büyük ölçüde art­mıştı. Kongreye çeşitli bölgelerden gelen delegelerin sundukları ra­porlarda bu açıkça görülüyordu. Moskova'dan V. N. Podbelki şöy­le diyordu:
"Örgütümüzün halk üzerindeki büyük etkisi, bütün kitle hareketle­rinin bizim sloganlarımız altında gerçekleşmesi olgusunda kendisini göstermiştir . .. . 18 Temmuz gösterisi, resmen Sovyet tarafından örgüt­ lenmiş ve bizim sloganlarımızı kullanmıştır. Sovyetlerin belirlediği toplanma yerlerinde 20-30 kişilik zavallı gruplar ancak toplanabilmiş ama kitleler bizim bayraklarımızın ardından gitmiştir. Biz nerede miting yapmışsak, büyük kalabalıklar toplanmış, başka yerler boş kal­mış ve ancak bizim flamalarımız görünüp hatiplerimiz konuşmaya başlayınca canlı bir hayata kavuşmuşlardır." RSDIP (B) 6. Kongresi, Ağustos 1917
Bolşevik Partisi'nin Nisan Konferansı'nda alınan kararlara uy­gun olarak, Moskova örgütü, çok sayıda çalışan insanı saflarına al­mıştı. Moskova Bolşevikleri, işçilerin, Menşevikler ile Sosyalist Dev­rimcileri uzaklaştırdıkları çok sayıda sendikayı denetimleri altına al­mışlardı. Uzlaşmacılar her ne kadar Moskova Sovyeti'nde egemen­liklerini sürdürmekte iseler de, Bolşeviklerin kitleler üzerindeki etki­si öylesine artmıştı ki, bu iki parti mensupları da çoğu kez Bolşevik­lerin verdikleri kararı desteklemek durumunda kalıyorlardı. 25 Temmuz'da Moskova'da yapılan Asker Vekilieri Sovyeti ile Işçi Ve­killeri Sovyeti'nin ortak toplantısında, Menşevikler ile Sosyalist Devrimciler, ölüm cezasının koninasına karşı Bolşeviklerin protes­tolarını desteklemek zorunda kaldılar. Moskova Fabrika Komitele­ri'nin 23-28 Temmuz'da yaptıkları bir toplantıda, Menşevikler, kit­lelerin baskısı ile işçilerin üretimin denetimine katılma konusunda Bolşeviklerin önerisi lehinde oy kullandılar. Temmuz olaylarından sonra hükümetin estirdiği terör havası, Moskova Bolşeviklerinin et­kilerinin artmasını engelleyemedi. Parti üzerindeki baskı ve takibat arttığı, kapalı ve açık toplantılar imkansız hale geldiği halde, parti üyeliğinde herhangi bir azalma olmadı. Moskova Bolşevikleri, Le­nin ile Bolşevik Partisi Merkez Komitesi'nin talimatlarına uyarak kitleler arasındaki çalışmalarını azirole sürdürüyorlardı. Bolşevik Kongresinde Moskovalı bir delege şu açıklamayı yapmıştı:
"Sonuç olarak şunu önemle belirtmek isterim ki, Moskova ile Pet­rograd arasında ideolojik çalışmalarda tam bir birlik bulunmaktadır; bu durum, 20-21 Nisan bunalımında görüldüğü gibi, Temmuz günle­rinde harekete geçme sorununda da gözlenmiştir. Bu birlik, önceden yapılan bir anlaşma ile sağlanmamıştır ve bu da bize tutumumuzun doğruluğunu kanıdadığı gibi, çalışmalarımızda bizlere büyük bir gü­ven vermektedir."
RSDIP (B) 6. Kongresi, Ağustos 1917
Donhas'dan gelen delegeler, buradaki Bolşevik örgütündeki hız­lı gelişmeleri anlatmışlar ve bütün toplantılarda Bolşevik kararlar kabul edilmiştir. Bolşevik etkiler işçiler arasında yaygınlaşmış ve birçok fabrikada Sosyalist Devrimci ve Menşevik işçiler Bôlşevik Partisi'ne katılmıştır. 

Bolşevik Partisi'nin Volga bölgesinde de etkisi artmış, Grozni'de parti üyesi sayısı Nisan Konferansı öncesinde 800 iken, 6. Kongre­de bu sayı 2 bine yükselmiştir-: Ancak burada BolŞ"eviklerin çalışma­ları çok güç koşullar altında yapılabilmiştir. Kentte bir "Bolşevik­lerle Savaş Derneği" kurulmuş, Bolşeviklere 'Alman casusu' dam­gası vurulmuş, sonra da tahrik edilerek lümpen gruplarca dövül­müşlerdir. Bolşevikler, Çeçenleri Ruslar'a karşı kışkırtmakla suç­lanmışlar, 9 Temmuz'da bir Kazak köyü, üç gün içerisinde bütün Bolşevikterin köyden kovulması kararını almıştır. Bir öğretmen, sırf kocası Bolşevik olduğu için köyden kovulmuştur. 

Ama işçiler Bolşevik örgütünü desteklemeye devam etmişlerdir. Temmuz olaylarından sonra uygulanan baskıcı önlemler bile, işçi­leri bu desteği vermekten caydıramamıştır. Grozni delegesi şunları söylemiştir:
"Temmuz olayları, deyim yerindeyse, Partimizi kristalleştirmiştir; Partiye yakınlık duyan işçileri saflarımıza katılmaya zorlamıştır."
RSDIP (B) 6. Kongresi, Ağustos 1917
Kafkaslar ötesinde Bolşevikler çok güç koşullar altında çalış­mışlardı. Ama onlar, askerlerin desteğini kazanmayı başarmışlardı;. yalnız Tiflis'te 80 bin asker bulunuyordu. Buna karşılık, Menşevik­ler ile Sosyalist Devrimcilerin etkisi altında bulunan Sovyet Bölge Yürütme Komitesi, kentten Bolşevik birlikleri çekip yerlerine baş­kalarını yerleştirdiler. Yeni gelen birlik, önce kent dışında tutulu­yor ve burada Bolşeviklere karşı uydurma ve iftira ile beyinleri yı­kanmaya çalışılıyordu. Ama bir süre sonra, onlar da, Bolşevikleş­ıneye başlayınca, yerlerine yenisi getiriliyordu. Bolşevik yayınlara el konuluyordu. Bir defasında Tiflis Sov'}'eti Yürütme Komitesi 40 bin Pravda'ya el koydu ve Kavkaski Raboçi (Kafkas Işçisi) gazete­sinin kapatılması tehdidi Sovyet'in her toplantısında yinelendi. Transkafkasya delegesi şöyle diyordu:
"Bizim oradaki çalışmamız adeta bir 'fedai' işi. Ama yine de biz et­kinliklerimizi sürdürüyoruz. Gazetemiz bir asker gazetesine dönüştü: Cepheden çuvallar dolusu mektup ve binlerce sevgi telgrafı alıyo­ruz."
RSDIP (B) 6. Kongresi, Ağustos 1917
Nisan Konferansı ile 6. Kongre arasındaki geçen zamanda Bol­şevik Partisi, kitle çalışmalarında büyük deneyimler kazandı. Alay­lar ile fabrikalarda Zemlyaçestva diye tanınan dernekler kuruldu. Bu derneklerde politik konuşmalar düzenleniyor, bu toplantılara katılan askerlere politik literatür veriliyordu. Kronstadt'ta Bolşevik örgüt, bu derneğe bağlı yetişmiş ajitatörleri köylere ve kırsal bölge­lere gönderiyordu. 

Zemlyaçestva derneğinden başka bir de kulüpler kurulmuştu. Bolşevik Merkez Komitesi'nin askeri örgütü tarafından Petrog­rad'da kurulan böyle bir kulüp vardı. Burada konuşmalar düzenle­niyor ve Bolşevik Partisi'nin programı tartışılıyordu. 

Garnizonlarda ve cephede, askerler arasındaki çalışmalar da büyük boyutlardaydı. Moskova'daki Bolşevik askeri örgütünün 2 binin üzerinde üyesi vardı. Moskova Bolşevikleri, cepheye ajitatör­ler ve sol literatür gönderiyorlardı. Bir ay içinde cepheden gelen 170 delege, ayrıca Bolşevik literatür talep etmişlerdi. Ve bütün bunlar, bu gibi yayınları izleme ve okumanın çok tehlikeli olduğu bir dönemde oluyordu. 

Cephede ve özellikle Petrograd'a yakın kesimde, örneğin 12. Ordu'da, Bolşevik Partisi örgütleri, Temmuz gösterilerinin ezilme­sinden kendilerini çabuk kurtarmışlardı. Generallerin Opoknaya Pravda'yı kapatmalarının hemen ardından, yeni bir gazete Opokni Nabat (Cephe Alarmı) yayma başlamıştı. 20 Temmuz'da Bolşevik­ler, 23 alaydan -Rus, Sibirya ve Letonya- delegelerin katıldıkları bir konferans toplamayı başarmışlardı. Bu konferans, Petrograd'a bir protesto çekerek, Geçici Hükümet'in ezme önlemlerini şiddetle kınamış ve tutuklarran bütün Bolşeviklerin serbest bırakılınasını is­temiştir. 

Letonya alaylarında 2 binin üzerinde Bolşevik vardı ve aslında bu Letonyalı Bolşevikler, 48 bin mevcudu bu alayın tamamının desteğine sahipti. 6. Kongrede Letonyalı bir delege şöyle diyordu:
"Genelkurmay şimdi, ulusal alaylar kurulmasına izin verdiğine piş­man olmuştur ama, 8. Letonya Alayı'nı dağıtmak için artık vakit çok geç. Letonyalı muharipler buna müsaade etmeyeceklerini ilan etmiş­ lerdir. Sibirya alayları, eğer Letonya alayları dağılırsa onların  da­ğılacaklarını, yoksa dağılmayacaklarını bildirmişlerdir. Letonya ve Si­birya alayları arasında tam bir fikir ve eylem birliği vardır ve eğer, Ge­nelkurmay bizi, henüz erken gördüğümüz bir harekete kışkırtma yı ba­şaramaz ise, zamanı gelince, .., . Ordu'yu bir 'KızıLOrdu'ya çevirebi­leceğimizi umut ediyorum."
RSDIP (B) 6. Kongresi, Ağustos 1917
Parti, politik çalışmalarını, büyük kitle politik örgütleri olan Sovyetlerde; büyük bir azim ve yoğunlukla sürdürüyor, Sosyalist Devrimciler ile Menşeviklerin güttüğü haince politikaları insanlara açıklıkla anlatıyorlardı. Bolşevikler, Sovyetlerin en alt kademeleri­ni sel gibi kaplıyor ve üst kadernelere doğru yükseliyorlardı. Alttan gelen basınca dayanabilmek için, küçük-burjuva !iderleri, Sovyetle­re yapılacak yeni seçimleri o eski ve denenmiş taktiklere başvura­rak geciktirme yoluna sapıyorlardı. Ama Parti bu taktik manevra­lara ustaca karşı koyuyor ve bölge Sovyetlerindeki önemli noktala­ra yerleşiyorlardı. Böylece, 6. Kongreye kadar, Moskova'daki on bölge Sovyeti'nden altısında Bolşevikler tamamen egemenliği ele geçirmişlerdi. Sovyetlerden dışlanan Menşevikler ile Sosyalist Dev­rimciler, kent ve kırsal kesimdeki hükümet kuruluşlarına yerleşerek buralardan Bolşeviklerin etkisine karşı savaşıyorlardı.

Kent Duması gibi belediye kuruluşlarında bile Lenin'in yoldaş­ları önemli mevkileri ellerine geçirmeyi başarmışlardı. 

Parti, gençlik arasında da yoğun bir çalışma içerisinde idi. 6. Parti Kongresi sırasında, Petrograd'daki Gençlik Derneği'nin 50 bin kadar üyesi vardı ve bu üyeler Bolşevik sloganları desteklemek için aktif bir çalışma içerisinde bulunuyordu. Partinin etkisi öteki büyük sanayi kentlerinde de gençler arasında aynı güçteydi. Parti kongresinde sunulan raporlar, partinin henüz, proletarya ile köylü­lüğün kitle örgütlerinde büyük çoğunluğa ulaşmadığını göstermek­le beraber, · önemli noktalarda sağlam dayanaklar ele geçirdiğini gösteriyordu. Nisan Konferansı'ndan beri, parti üyeliği üç kat art­mış ve parti, devrimci mücadele konusunda geniş deneyim kazan­mış, kitleler arasındaki etkisi yükselmişti.

Kongre, yarı yasal olarak toplanmak zorundaydı. Kiralık ya da gönüllü hükümet casusları, kentte dört dönüyor, delegelerin nere­lerde toplandıklarını keşfetmeye çalışıyorlardı. 29 Temmuz'da Ge­çici Hükümet, bir emir yayınlayarak, Savunma Bakanlığı ile Içişle­ri Bakanlığı'na, yapılacak toplantı ya da kongreleri yasaklama yet­kisini tanıdı. Bu emir elbette yalnız Bolşevikleri hedef alıyordu.
Kongre, 157 konuşma ve oy verme, 112 yalnız konuşma hakkı­na sahip delegenin katılmasıyla, Petrograd'daki, Viborg kentinde toplandı ve daha sonra gizlilik amacıyla, Petrograd'ın diğer tarafın­daki Narva Kapısı'na geçti. Delegelerden biri şöyle diyordu:
"Toplantılar öyle bir gizlilik içerisinde yapılıyordu ki, her gün ba­sılma ve tutukianma tehdidi altında olan arkadaşlardan çoğu takma adlar kullanıyorlardı."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Tutuklanma tehlikesi öylesine gerçek ve yakındı ki, önemli bir şe­yin hemen öne alınması ve kongrenin sonu beklenmeksizin Yürütme Komitesi'nin seçilmesi gerekiyordu. Yoksa komitenin seçilememe tehlikesi vardı. Bu gibi durumlarda acele davranmak şarttı. Sadece en önemli sorunlar ele alınmalıydı. Bu düşünceyle, parti programının tartışılıp değiştirilmesi olanaksızdı. Yeni program taslağının hazır­lanması işi yeni seçilen Merkez Komite'ye görev olarak verildi.

Kongrede şu gündem kabul edildi:

1. Kongreyi toplayan Örgütlenme Bürosunun raporu
2. Merkez Komite'nin raporu
3. Yerel raporlar
4. Halihazır durum:
    a) Savaş ve uluslararası durum
   b) Politik ve ekonomik durum
5. Programın revizyonu
6. Örgütlenme
7. Kurucu Meclis seçimleri
8. Enternasyonal
9. Parti birliği
10. Sendika hareketleri ·
ll. Seçimler
12. Çeşitli konular

Kongrede tartışılan ilk sorunlardan biri, Lenin'in mahkeme önüne çıkıp çıkmayacağı idi. Tartışmayı Sergo Orjonikidze..açtı. O, Lenin'in mahkeme önüne çıkmasına kesinlikle karşıydı. Şöyle di­yordu:
"Onlar için önemli olan, devrimci partiyi elden geldiğince çok sayı­da liderden yoksun bırakmaktır. Hiçbir koşu1 altında Yoldaş Lenin'i onlara teslim etmemeliyiz."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Orjonikidze'yi, Jerzinski destekledi:
"Lenin'e, kendisini tutuklanmalarına izin vermemesini tavsiye eden yoldaşlarımızın tamamen haklı olduklarını, burada açıklıkla ve kesin­likle söylemeliyiz. İşçilerin kurdukları safları darmadağın etmek iste­yen burjuva basınının bu kampanyasına açık bir cevap vermek zorun­dayız."9
Yalnız birkaç delege, Lenin'in mahkemeye çıkması lehinde ko­nuştu. Voladarski ile Laskeviç, Lenin'in yargılanmasının, hüküme­tin yargılanmasına dönüştürülebileceğini ve bundan da partinin karlı çıkacağını savundular. 

Bolşevik Partisi Kongresi, Lenin'in mahkemeye çıkmaması ka­rarını benimsedi ve böylece Stalin'in, Temmuz gösterilerinin ezil­mesinden sonra takındığı tavrı doğrulamış oldu. 

Kongre gündeminin belli başlı maddeleri, Stalin'in sunduğu iki rapor idi. Bunlar, Merkez·Komite'nin politik raporu ile politik du­rum hakkındaki raporlardı. Bu raporların ilkinde, Temmuz olayla­rının derin bir Leninist analizi yapılıyor ve o sırada partinin uygu­ladığı taktikler inceleniyor ve ardından da, Rusya'da proleter dev­rimin izleyeceği yol gözden geçiriliyordu. Stalin bu konuda şöyle diyordu:
"Parti Merkez Komitesi'nin son iki buçuk aydır politik faaliyetleri­ne geçmeden önce, Merkez Komite'nin faaliyetlerini belirleyen temel bir gerçeği belirtmek isterim. Devrimimizin gelişme süreci, üretim sü­reci üzerinde uygulanacak denetimin biçiminde, ekonomik ilişkiler ala­nına müdahale sorunu ile, toprağın köylülere devri ve iktidarı burju­vazinin elinden alıp Işçi ve Asker Vekilieri Sovyetleri'ne devri konula­rını gündeme getirmiştir. Bütün bunlar, devrimimizin asıl niteliğini belirleyen sorunlardır. Devrimimiz artık, sosyalist bir işçi devrimi niteli­ğini almıştır."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Merkez Komite'nin politik çizgisi üzerinde önemli bir itirazla karşılaşılmadı. Anc􀈛k, Merkez Komite ile eyaletler arasındaki te­masın yeterli olmadığı belirtildi. Ne var ki, Preobrazhenski, öne sü­rülen bu görüşleri, Temmuz yenilgisinin, Petrograd proletaryasının eyaletlerden soyutlanmış olması gibi bir fikri ortaya atmasına yet­ti. 

Kongre, beş çekimser oy ve karşı oy verilmeksizin Merkez Ko­mite'nin faaliyetlerini tasvip etti ve raporu kabul edildi. 

Stalin'in ikinci raporu, partinin yeni aşamada benıimseyeceği taktiklere ayrılmıştı. 

Ülkedeki politik durum, Temmuz günlerinden beri büyük ölçü­de değişmişti. Şubat Devrimi'nden beri sürüp gitmekte olan sallan­rıdaki hükümet iktidarı, şimdi, adamakıllı sağa kaymıştı: Geçici Hükümet ile Sovyetlerin çifte iktidarı şimdi yerini sırf burjuva ikti­darına bırakmıştı. Sağlanmış bulunan özgürlüklerin yerini şimdi, . Bolşeviklere karşı "olağanüstü yasalar" almıştı. Hükümet, devrimi silahtan arındırmak için elinden geleni yapıyordu. Devrimci alaylar dağıtılıyor, Kızıl Muhafızlar yeraltına itiliyordu. 

Devrimin barışçı yoldan gelişme olanakları ortadan kalkmıştı. Devrim, ancak, iktidarın, burjuvazinin ellerinden zorla alınarak ge­lişebilirdi. Ve zorla iktidara el koyabilecek tek bir sınıf vardı: Bu sı­nıf, yoksul köylüler ile birlikte proletarya idi. H1L1 burjuvazinin denetiminde, hala Sosyalist Devrimciler ile Menşeviklerin deneti­minde bulunan Sovyetler, burjuvazinin kampına geçmişti. Bu aşa­mada yalnız, karşıdevrimcilerin suç ortakları olarak hareket edebi­lirdi. Temmuz olayları sırasında görülenlerden sonra, Nisan' da öne sürülen "Bütün Iktidar Sovyetlere!" sloganı, artık geçerliliğini yitir­mişti. Ama, bu sloganın geri çekilmesi hiçbir zaman, Sovyetlerin ik­tidarı için mücadeleden vazgeçmek anlamına gelmezdi. Lenin, bu­rada sözü edilen Sovyetin, genellikle Sovyet olmayıp, devrimci mü­cadelenin organı olarak Sovyet olduğuna işaret etmiş ve bunun, devrimci gelişmenin belli aşamasındaki uzlaşmacı Sovyet olmadığı­nı vurgulamıştır.

Işte Stalin'in üzerinde durduğu ve politik durum hakkında kongrede savunduğu son derece açık ve kesin rapor, Leninin bu görüşüne dayanıyordu. Devrimin gelişmesini anlatırken Stalin şu açıklamayı yapıyordu:
"Bu arada savaş devam ediyor, ekonomik bozukluk yayılıyor, dev rim devam ediyor ve gitgide daha fazla sosyalist b[r niteliğe bürünüyor. Devrim üretim alanına giriyor ve üretimin denetimi sorunu ortaya çıkı­yor. Devrim tarım alanına giriyor ve yalnız toprağın değil, hayvanların ve tarım araçlarının da zoralımı söz konusu oluyor. : ..  
Bazı arkadaşlar, kapitalizm ülkemizde pek az geliştiği için, sosyalist devrim sorununu ortaya atmanın ütopya olduğunu söylediler. Eğer sa­vaş içerisinde bulunmasak, ekonomik bozukluk olmasa, ulusal ekono­minin temelleri bu kadar sarsılmış olmasa bu arkadaşlar haklı olabilir­lerdi. Ama bu, ekonomik alana müdahale etme sorunu bütün ülkelerde zaten temel sorun olarak ortaya çıkıyor. Bu sorun, Almanya'da ortaya çıkmış ve kitlelerin doğrudan ve aktif katılımı olmadan çözümlenmiş­tir. Burada, Rusya'da durum farklı. Burada, ekonomik bozukluk vahim boyutlara ulaşmıştır. Öte yandan, savaş zamanında hiçbir yerde ülke­mizde olduğu kadar özgürlük olmamıştır. Sonra, işçiler arasında çok yüksek düzeyde bir örgütlenme var: Örneğin, Petrograd'daki maden iş­çilerinin yüzde 66'sı örgütlenmiş durumda. Son olarak, hiçbir yerde proletaryanın, Işçi ve Asker Vekilieri Sovyetleri gibi geniş bir örgütü yok. İşte bütün bunlar, işçi sınıfı kitlelerinin, ekonomik hayata müda­hale etmeme olanağını dışlamaktadır. Ve bu, Rusya'da sosyalist devrim sorununu ortaya atmak için gerçek temeli oluşturuyor."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Stalin, raporunu şu sözlerle noktalıyor:
" ... 3 Temmuz'a kadar, barışçı bir zafer, iktidarın barış içinde Sov­yetlere devri mümkündü. Şayet, Sovyetler Kongresi, iktidarı devralma­ya karar verseydi, Kadetler, sanırım, Sovyetlere karşı harekete geçme­ye cesaret edemezlerdi. Çünkü böyle bir hareket başanya ulaşamazdı. Ama şimdi, karşıdevrim örgütlendi ve yerini sağlamlaştırdı; bu durum­da, Sovyetlerin iktidarı barışçı yollardan elde edeceğini söylemek buda­lalıktır. Devrimin barışçı dönemi sona ermiştir, barışçı olmayan bir dö­nem başlamıştır; bu bir çatışma ve patlama dönemidir."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Stalin'in sunduğu rapor ve karar sureti, uzun uzun tartışılmıştır. Bu tartışmalar şunu göstermiştir ki, Rus devriminin niteliği konu­sunda, Nisan Konferansı'nda partide mevcut bulunan görüş ayrı­lıkları henüz sona ermemiştir. Bazı delegeler, eski "Bütün Iktidar Sovyetlere!" sloganının devamını savunmuşlar ve Lenin'in, Rus devriminin sosyalist bir devrim olduğu konusundaki temel tezine karşı çıkmışlardır. Stalin'e, Nogin şöyle karşı çıkmıştır:
"Stalin Yoldaş'ın karar taslağı ile Nisan Konferansı'nın kararları ara­sında ne fark vardır? O sırada biz hala sosyalist devrime geçiş ile yüz yü­zeydik. Yoldaşlar, yani ülkemiz iki ay içerisinde öyle büyük adımlar at­mış ki, artık sosyalizm için hazır hale gelmişiz, bu mümkün mü?"
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Moskova delegesi N. S. Angarstki ise şöyle diyordu:
"Burjuva devriminden sosyalist devrime atlamamız konusundaki Yoldaş Stalin'in görüşleri ile aynı kanıda değilim. Stalin, ülkedeki ko­şulların uygun olduğunu, Rusya'daki işçilerin yüzde 70'inin örgütlü olduklarını falan. söylüyor ama bu, sosyalist devrim için yeterli değil­dir. Yedeğimiz yoktur. Yedek, köylülüktür ve o halen devrimcidir ama, ancak toprağı alana kadar böyle kalacaktır. Yoldaş Stalin'in önerdiği sıçrama, Marksist bir taktik değildir; bu, güvenilmesi olanak­sız bir umutsuzluk taktiğidir."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Nogin'in tezlerini, Yurenev ile Volodarski de destekliyordu. Yu­ladoski şöyle diyordu:
"Eğer partimiz, Stalin'in karar taslağını benimserse, pfoletaryanın köylülükten ve geniş halk kitlelerinden soyutlamasına doğru hızla iler­lemiş oluruz. Burada önerilen şey, temelde, proletaryanın diktatörlü­ğüdür."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,

Buna benzer bir eleştiriyi Zalenski öne sürüyor ve Stalin'in, 5 Temmuz'da iktidarın karşıdevrimcilerin eline geçtiği konusundaki iddiasının doğru olmadığım söylüyordu. Oysa bu Zalenski, gizlilik amacıyla ve tutuklanmak korkusuyla kongreye, "Vladimir" takma adıyla katılmıştı! 

Yaşanan olaylar, devrim konusunda Lenin'in politikasına karşı. çıkanlara hiçbir şey öğretmemişti.
"Burjuvazi ile köylülük arasında bir kopma kaçınılmazdır ve bu da ister istemez, iktidarın kimin elinde olacağı sorununu ortaya çıkarta­caktır."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
diyordu Nogin ve bu tutumu ile burjuva devriminin henüz tamam­lanmadığı düşüncesini tekrarlıyor, köylülüğün zaten parçalanmış olduğunu, üst tabakanın çoktarr burjuvazinin kariıpına girmiş bu­lunduğu gerçeğini inatla görmezlikten geliyordu. 

Nisan Konferansı'nda Nogin, savaşın ortasındaki ekonomik bozukluğun, sosyalizme geçişi acil bir zorunluluk haline getirdi­ğini ve bu geçişin, ancak, yoksul köylüler ile birlikte porletarya tarafından gerçekleştirilebileceğini kavrayamamıştı. 6. Kongrede Nogin, tekrar sorunun bir "sıçrama", üretken güçlerin geçen bir iki ay zarfında olgunlaşması olmadığını, ama devrimi, en devrim­ci sınıfın iktidarı ele geçirpıesi zorunluluğu ile karşı karşıya bıra­kan sınıfsal güçlerin şimdiki yeni durumu olduğunu anlayama­mıştı. 

Bolşevik Partisi'nin Nisan Kongresinde alınan karara karşı ya­pılan itirazlar üzerine, kongrede Stalin şöyle diyordu:
"Ve şimdi sosyalizm konusunda Yoldaş Angarstki ile Nogin'e bir­kaç söz söylemek istiyorum. Nisan Konferansında bile, .biz ta o za­man, sosyalizme doğru adımlar atılması için zamanın geldiğini söyle­miştik."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Bundan sonra Stalin, halihazır durum üzerinde Nisan Konfe­ransı'nda alınan karardan pasajlar okumuştur: 
"Avrupa'nın en geri ülkelerinden birinde ve küçük köylü nüfusun ortasında iş görmekte olan Rus proletaryası, önüne, sosyalizme dönü­şümü hemen gerçekleştirme amacını koyamaz. Ama bu söylenenler­den, işçi sınıfının, burjuvaziyi desteklemesi gerektiği, ya da eylemleri­mizi, küçük-burjuvazi için kabul edilebilir sınırlar içerisinde tutmamız gerektiği, ya da halka, pratik olarak olgunlaşan sosyalizme doğru bir dizi adımlar atmanın gerektiğini açıklama işinde proletaryanın öncü görevini reddetmemiz gerektiği sonucunu çıkartmak, büyük bir yanıl­gı ve bunun da ötesinde pratikte burjuvaziye tamamen teslim olmak anlamına gelir."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Bolşevik Partisi'nin Nisan Konferansı'nda saptanan çizginin, 6. Parti Kongresinin karar taslağında da devam ettiğine işaret eden Stalin, şöyle devam etti:
"Yoldaşlar zamanın üç ay gerisinde kalmışlar. Bu üç ay süresince neler olup bitti? Küçük-burjuvazi tabakalara bölündü; alt tabaka, üst tabakayı terk ediyor; proletarya örgütleniyor ve ekonomik bozukluk yayılarak, işçi denetiminin (örneğin, Petrograd'da, Donetz bölgesinde, vb.) uygulanmasını daha da acil hale getiriyor. Bütün bunlar, Nisan ayında benimsenen tutumların doğruluğuna işaret ediyor. Ama yol­daşlar bizi geriye doğru sürüklemek istiyorlar."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Stalin'in karar taslağına karşı çıkanlara kongrede Molotov ta­rafından sert bir çıkış yapıldı. Yoldaş Molotov şöyle diyordu:

" ... Karşıdevrimci burjuvazinin zafer kazandığı ve bütün özgürlük­leri yok etmekte olduğu, bu nedenle de, 3-5 Temmuz bunalımından beri, iktidarın barışçı yollardan Sovyetlere devrinin artık söz konusu olamayacağı apaçık ortadadır. Bu nokta üzerinde, yoldaşlar arasında bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. 
Burada dönüm noktası, devrimin barışçı niteliğinin sona ermesinde yatıyor.
Iktidar ancak kuvvetle alınabilir . ...
Proletarya ile yoksul köylülük, temsilcisi oldukları çoğunluğun ya­rarına olarak, iktidarı almayı istiyor, iktidarı alabilecek durumdadır ve iktidarı alacaktır."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Buharin de Stalin'in raporunu eleştirenler arasındaydı. Devri­min gelecekteki gelişmesini birbirini izleyen iki aşamada gören Bu­harin şöyle diyordu:
Birinci aşama, toprak elde etmek isteyen köylülüğün katılımı ile olur; ikinci aşama, doymuŞ bulunan köylülüğün kopup ayrılmasından sonra­ki proletarya devrimi aşamasıdır ve bu aşamada Rus proletaryasını yal­nız proleter unsurlar ile Batı Avrupa proJetaryası destekleyecekrir. "
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Görüldüğü gibi, Buharin'in dile getirdiği görüş, Nisan Konfe­ransı'nda Kamenev'in savunduğu görüşe çok yaklaşıyordu: Ya pro­letarya köylülükle birlikte hareket edecek ve bu durumda, bu sos-yalist bir devrim olmayacaktır; ya da proletarya ;yalnız başına ha­reket edecekti ve ancak o zaman bu, sosyalist bir devrim olacaktır. 

Sorulara verdiği yanıtlarda, tartışmalar sırasındaki konuşmala­rında ve karar taslağında yapılması istenen değişikliklere itirazla­rında Stalin tekrar, devrimin içinde bulunduğu belli aşama konu­sunda ayrıntılı çözümlemelerde bulundu. Şöyle diyordu:
"Biz şimdi, iktidarın, proletarya ile yoksul köylülüğe devri için bir ta-­lep öne sürüyoruz. Dolayısıyla bu bir biçim meselesi değil, iktidarın dev­redildiği bir sınıf meselesidir; bu bir Sovyetlerin bileşimi sorunudur . ... Şurası açıkça anlaşılmalıdır ki, kesin sonuca götürecek olan biçim soru­nu değildir. Gerçekten kesin sorun, işçi sınıfının, diktatörlük için yeter­li olgunlukta olup olmamasıdır; bunun dışında her şey kendiliğinden ge­lecek, devrimin yaratıcı gücü tarafından oluşturulacaktır."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Stalin daha sonra, "Bütün Iktidar Sovyetlere!" sloganının çekil­mesinin asla, "Kahrolsun Sovyetler!" sloganı ile değiştirilmesi an­lamına gelmediğine işaret etmiştir. Bolşevikler, Sovyetler Merkez Yürütme Komitesi'nden, oynadığı rol ne kadar sefilce olursa olsun istifa etmeyeceklerdi. Bolşevikler Sovyetlerde kalacaklar ve Sosya­list Devrimciler ile Menşeviklerin taktiklerini teşhir etmeye devam edeceklerdi.

Stalin bu tartışmalar sırasında, şöyle diyordu:
"Asıl görev, şimdiki iktidarı devirme zorunluluğu fikrini yaymaktır. Bu fikir için biz henüz hazır değiliz. Ama buna hazırlanmalıyız. Işçi­ler, köylüler ve askerler, şimdiki iktidar devrilmedikçe, özgürlüklerine ve de toprağa kavuşamayacaklarını anlamalıdırlar.
Ve şimdi yapılacak şey, iktidarı örgütlemek değil, iktidarı devir­mektir; biz ne zaman iktidarı kendi ellerimize alırız, onu örgütleme olanağına da o zaman kavuşmuş oluruz."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Stalin, Buharin'in görüşlerini ciddi biçimde eleştiriyordu:
"Buharin, nasıl bir gelecek öngörüyor? Çözümlemeleri temelden yanlış. Onun düşüncesine göre, birinci aşamada, biz bir köylü devri­. mine yaklaşıyoruz. Ama bunun bir işçi devrimi ile aynı ana rastlama­sı, çakışması kaçınılmazdır. Devrimin öncüsünü oluşturan işçi sınıfı­nın, aynı zamanda kendi talepleri için mücadele etmemesi düşünüle-mez. Bu nedenle ben, Buharin'in planının iyice düşünülmeden yapıldı­ğı kanısındayım. Buharin'e göre ikinci aşama, artık toprağa kavuşmuş bulunan, bu nedenle de bir sorunu kalmamış olan köylüler olmaksı­zın, Batı Avrupa tarafından desteklenen bir proletarya devrimi ola­caktır. Peki ama bu devrim kime karşı yapılacaktır? Buharin bu soru­ya, o oyuncak planında bir yanıt getirmiyor."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Buharin, kapitalist emperyalistlerin, -Stalin'in söyleyişiyle- yal­nız zengin mujikler ile bir blok oluşturduğunu unutarak, tüm köy­lülüğü tek bir kategori altında topluyordu. Yoksul köylüler, prole­tarya ile ve onun öncülüğünde yollarına devam ediyorlardı. 

Preobrazenski'nin, tek bir ülkede sosyalizmin zafere ulaşamaya­cağı konusundaki Troçkist görüşüne de sert tepkiler oldu. Ülkede­ki politik durum hakkında Stalin tarafından önerilen karar taslağı şöyleydi: 
"Bu devrimci sınıfların (proletarya ile yoksul köylülüğün) amacı, şimdiki durumda, devlet iktidarını kendi ellerine almak için her türlü çabayı harcamak ve bu iktidarı, gelişmiş ülkelerin devrimci proletar­yası ile ittifak halinde, barışa ve toplumun sosyalist yeniden kuruluşu­na doğru yöneltmektir."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Preobrazenski bu ifadeye karşı çıktı ve şu şekilde bir değişiklik yapılmasını önerdi:
"Karar taslağının sonundaki ifadenin şu şekilde değiştirilmesini öneriyorum: 'iktidarı, barışa ve Batı'da bir proletarya devrimi olması halinde, sosyalizme doğru yöneltmektir."'
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Tek bir ülkede sosyalizmin zaferinin olanaksızlığı konusundaki Troçkist görüşü destekleyen Preobrazenski'yi eleştiren Stalin şöyle söylüyordu:
"Kararın bu biçimde sona ermesine karşıyım. Rusya'nın, sosyaliz­me gidecek yolu açabilecek ülkenin ta kendisi olma ihtimali dışlanma­malıdır. Şimdiye kadar hiçbir ülke, Rusya'nın şu andaki yaşadığı öz­gürlük ortamına sahip olmadı; hiçbir ülke, üretim üzerinde işçilerin denetimini benimsemeye kalkışmadı. Üstelik, bizim devrimimizin te­meli, Batı Avrupa'nınkinden daha geniştir, zira orada proletarya, bur­juvazi ile tamamen tek başına karşı karşıyadır. Burada ise işçiler, köylülüğün yoksul tabakası tarafından desteklenmektedir . ... Yalnız Av­rupa'nın bize yol gösterebileceği konusundaki o eski antika "fikri bir yana bırakmalıyız. Bir dogmatik Marksizm, bir de yaratıcı Marksizm vardır. Ben ikincisinden yanayım."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Stalin'in raporu ile ilgili olarak kabul edilen karar,. daha önceki geçmiş- aşamayı incelemiş ve devrimin daha yüksek bir aşamaya nasıl ulaştırılacağı konusunda şu görüşe yer vermiştir:
"1. Sınıf mücadelesinin gelişmesi ve emperyalist bir savaşın ortasın­da, cephedeki bunalım ile Rusya'nın her gün daha fazla müttefiklere bağımlılığı ile birlikte partiler arası ilişkiler, askeri yüksek kumanda kliğine dayanan karşıdevrimci emperyalist burjuvazinin diktatörlüğü­ne yol açmış ve bu diktatörlük, küçük-burjuva sosyalizminin liderliği tarafından oluşturulan sözde devrimci bir perde ile gözlerden saklan­mıştır .... 
Bu partilerin egemenliği altındaki Sovyetler, kaçınılmaz olarak çu­kura yuvarlanmışlar, devrim ya da devlet iktidarının organları olmak­tan çıkmışlar ve aldıkları kararlar, yaptırım gücü olmayan tavsiyeler, dindarca arzular şekline dönüşmüştür. Bu arada, 'sosyalist' bakanları maşa olarak kullanan burjuvazi, Kurucu Meclis seçimlerini ertelemiş, köylülere toprak verilmesini engellemiş, ekonomik bozukluğa karşı verilecek savaşı sabote etmiş ve -Sovyetlerin çoğunluğunun onayı ile­cephede bir saldırı için hazırlık yapmış, yani emperyalist savaŞın de­vamından yana olmuş ve bütün . bu yollara başvurarak, karşıdevrim güçlerini örgütlemiştir. ... 
6. Bütün bu olaylar göz önüne alındığında, bugün için devlet ikti­darı artık fiilen, askeri kliğin desteklediği karşıdevrimci burjuvazinin ellerine geçmiştir. !şte bu emperyalist diktatörlük, politik özgürlüğü yok etmek için, sözü edilen önlemleri uygulamış, kitlelere karşı şiddet kullanmış, enternasyonal düşüneeye sahip proletaryayı zalimce izle­miş ve bütün bunlar olurken, Sovyetlerin merkez kuruluşu olan Mer­kez Yürütme Komitesi eli kolu bağlı kalmıştır. 
Sovyetler, müthiş bir can çekişmenin acısını çekmektedir ve tüm devlet iktidarını ele almadığı için dağılma sürecini yaşamaktadır. 
7. Devrimin ilk yükselişi sırasında ileri sürülmüş bulunan, iktidarın Sovyetlere devrini talep eden ve partimiz tarafından savunulan bu slo-gan, devrimin barışçı bir şekilde gelişmesi için öne sürülen bir slogan olup, iktidarın ıstırapsız bir şekilde burjuvazinin elinden proletarya ya geçmesini öngörüyordu. 
İktidarın barışçı bir gelişme ile ıstırapsız bir şekilde Sovyetlere dev­ri artık imkansız hale gelmiştir, zira iktidar artık fiilen, karşıdevrimci burjuvazinin ellerine geçmiş durumdadır. Şimdiki durumda biricik doğru slogan, karşıdevrimci burjuvazinin diktatörlüğünün tamamen tasfiye edilmesini talep eden slogandır. Yalnız devrimci proletarya, yoksul köylülüğün desteğiyle, bu görevi, bu yeni atılım görevini yeri­ne getirebilir."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Bu yeni slogan, hükümete karşı derhal harekete geçilmesini ön­görmüyordu. Tam tersine, kararın bütünü, proletaryanın, karşı­devrimci burjuvazinin provokasyonlarına kapılmaması gereğini be­lirtir bir anlam taşıyordu. Karar, ülkede doğacak genel bir bunalı­mın, ayaklanma ve devrim için uygun koşulları yaratabileceği dü­şüncesiyle bütün devrimci güçlerin örgütlenme ve hazır durumda bulunma gereğine işaret ediyordu. 

Karar, dört çekimser ve hiçbir karşı oy verilmeksizin kabul edil­mişti. Savaşın emperyalist bir kıyım olarak yayılmakta bulunduğu vurgulanmış, yeni bir emperyalist devin, Amerika'nın savaşa katil­clığına dikkatler çekilmişti. Müttefikler Amerika ile Çin'i de savaşa girmeye zorlamışlardı. Emperyalist güçler arasında kıyasıya müca­dele, dünyanın hemen her yanına sıçramıştı. 

Rus devrimi, bütün ülkelerin emperyalistleri için büyük bir teh­like olarak görülüyordu. Rusya'nın devrimci kitleleri, bu yağma sa­vaşına gittikçe daha fazla karşı çıkıyorlar ve bütün ülkelerin prole­taryasını bu konuda uyarıyorlardı. Işte bu yüzden, dünya emperya­lizmi, Rus devrimine karşı bir kampanya açmış bulunuyor ve bu kampanyacia bütün ülkelerin uzlaşmacılarından destek görüyorlar­dı. Cephelerdeki Rus saldırısını onaylamakla Menşevikler ile Sos­yalist Devrimciler, emperyalistlerin kampına girmiş oluyorlardı. 

Raporun son kısmında, Bolşevik Partisi 6. Kongresi tarafından savaş konusunda şu hususlar karar altına alınıyordu:
"9. Emperyalist savaşın tasfiyesi, önce proletarya ile yarı proletar­yanın diktatörlüğünü kuran ve öteki ülkelerin savaşan proletaryasını (silahlı kuvvet dahil) her türlü araçla destekleme görevini yüklenen bir işçi sınıfı ile karşı karşıya gelecektir. Özellikle, çok büyük bir ola.s+l.ık­la, Rus devriminin yeni ve kaçınılmaz yükselişi, Batı'nın kapitalist ül­kelerinde bir devrim gerçekleşmeden önce, işçiler ile yoksul köylüleri iktidara getirerek bu görev ile karşı karşıya bırakmış olacaktır. 
10. Bu nedenle tek çıkar yol-; uluslararası proletaıyanın savaşın ger­çek demokratik bir biçimde sona ermesini sağlaması ve Rusya'da da, işçiler ile yoksul köylülerin iktidarı ele geçirmeleridir. Yalnız bu sınıf­lar, bütün ülkelerin kapitalistleri ile bağları kopararak, uluslararası proleter devrimin gelişmesini gerçekten destekleyerek yalnız savaşa değil, kapitalist köleliğe de son vermiş olacaklardır."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Karşıdevrimci burjuvazinin diktatörlüğünü yıkma hedefini be­nimseyen Bolşevik Partisi 6. Kongresi, bunalımın sona erdirilmesi ve ekonomik hayatın, işçi ve yoksul köylülerin yararına olmak üzere canlandırılması ve düzenlenmesi için ayrıntılı bir ekonomik plan hazırladı. 6. Kongre tarafından kabul edilen ekonomik du­rum ile ilgili kararda, kapitalistler ile toprak beylerinin kendi çı­karları yönündeki uygulamaları ve buna savunmacıların destek ol-. ması sonucu, ülkenin ekonomik çöküşün eşiğine geldiği vurgulan­mıştır. Kongre, sana,yi, tarım, maliye, belediye girişimleri vb. ko­nularında, ülkenin bu bataktan kurtulması için ayrıntılı önlemleri saptamış, işçilerin üretim üzerindeki denetimleri, büyük malikane­lerin zoralımı, toprağın, bankaların ve büyük sanayinin kamulaş­tırılması yolunda kararlar almıştır. Bolşeviklerin bu kesin ve vaz­geçilmez talepleri, halk kitleleri tarafından büyük destek görmüş­tür. Ne var ki, bütün bu karar ve önlemler, savaşa son vermeksi­zin uygulanamazdı. Bu yağma ve toprak ilhakı savaşı, adil bir sa­vaşa, bir iç savaşa dönüştürülmeliydi. 6. Kongrenin aldığı karar bu konuda şöyle diyordu:
"Bu bunalımlı durumdan kurtulmanın tek yolu, savaşın sona erdiril­mesi, üretimin savaşa dönük değil, savaşın_yıktığı şeyleri düzeltmeye yönlendirilmesi ve bütün bunların bir avuç · mali oligarşinin değil, işçi ve yoksul köylülerin çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerekir. Rusya'da üretimin genel çizgileriyle bu biçimde düzenlenmesi an­cak, proletarya ile yarı-proleterlerin denetimi altında yapılacak bir ör-gütlenme ile mümkün olabilir ve bunun ilk koşulu da, devlet iktidarı­nın bunların eline geçmesini gerektirir."
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Sosyalist Devrimciler ile Menşevikler devamlı olarak 1789 Fran­sız Burjuva Devrimi'nden söz ederler ve Fransız emekçilerinin, soy­lular ile bunların Ingiliz, Prusyalı ve Rus müttefiklerine karşı giriş­tikleri mücadeledeki, fevkalade kahramanlık ve olağanüstü cesaret gösterdiklerini söylerler. Peki, Rus emekçileri, devrimin savunması için, niçin aynı cesaret, heves ve tutku ile mücadele etmesinler? 

Sosyalist Devrimciler ile Menşevikler, bu mucizenin Fransa'da gerçekleşmesini olanaklı kılan koşullardan hiç söz etmezler. Fran­sız halkı kendi monarşist hükümetlerini imha ettiler. Kendi devrim­cilerinin -Jacoben Partisi'nin- yönetimi altında Fransız emekçileri, feodalizmin bütün kalıntılarını temizlediler. Fransız köylüleri, top­rağı, toprak beylerinin ellerinden aldılar. Fransız devrimcileri, eski rejim ile hesaplaştılar ve halkı, kendi düşmanlarına karşı azirole yö­nelttiler. Bütün bunlar, Fransa'nın savaşını adil bir savaş, bir sa­vunma savaşı yaptı. Devrimin azirole yürütülmüş olması, Fran­sa'nın ezilmiş sınıfla_rının, gerici Avrupa'ya karşı kahramanca, fe­dakarca ve büyük bir istekle verdikleri savaş için maddi koşulları yaratmış oldu. 

Bu yağma savaşını bir iç savaşa dönüştürme ve Bolşeviklerin ekonomik platformunda ana hatlarıyla gösterilen önlemlerin uygu­lanması, ülkedeki mücadele gücünü iyiden İyiye artıracaktı. Ancak eski rejimi acımasızca yok ederek, ülkeyi Bolşevik platformuna uy­gun biçimde canlandırıp hayata geçirerek, Fransız devriminde ol­duğundan daha büyük mucizeler yaratmak mümkündür. Ve ancak kapitalizmin boyunduruğundan kurtulan bir halk, Bolşevik Parti­si'nin öncülüğünde, gerçek devrimci canlanınayı başarabilir. 

Ayrıca kongre, ·Bolşeviklerin sendika çalışmalarındaki etkinlik­lerini de dikkatle inceledi. Kongre, oportünistlerin öne sürdükleri, sendikaların "tarafsız" kalmaları teorisinin devrimci pratiğe ve ger­çek bir proletarya devleti kurulmasına tamamen ters düştüğü ger­çeğini de vurguladı. Savaş, sendikal hareket de dahil bütün işçi ha­reketini ikiye bölmüştü. Savaşı destekleyen, bu yağma savaşında, burjuva anayurdun sözde savunulmasını isteyen sendikalar, aslın-da, emperyalizmden yana bir tavır içine girmiş oluyorlardı. Sadece, burjuvazi karşıtı bir sınıf çizgisi izleyen sendikalar, işçilerin çıkat­larını koruma göre'vini yerine getirebiliyorlardı. Kongre bütün üye­lerini sendikalara girmeye ve orada aktif olarak çalışmaya ve sen­dikaları militan sınıf örgütleri haline getirmeye çağırdı. Ancak bu suretle, karşıdevrimci burjuvaziye- k-arşı ekonomik 've politik bir mücadeleyi etkin bir biçimde vermek mümkün olabilirdi. Kongre kararında şöyle deniyordu:
"Karşıdevrimin büyümesi ile büsbütün artan ülkedeki ekonomik bozulma ile mücadele etmek ve başladığımız devrimi zafere ulaştır­mak için sendikaların, üretimin örgütlenmesine ve dağıtırnın örgütlen­mesine fiilen katılmaları ve aynı zamanda, ancak devrim dalgasında yeni bir yükselme ve yoksul köyliilüğün desteğini alan proletaryanın diktatörlüğü altında bu önlemlerin yürütülebileceğini hatırdan çıkar­mamaları gerekir. 
Bütün bunları göz önünde bulunduran Kongre sendikaların bu önemli görevleri, militan sınıf örgütleri olarak başarabileceklerini ve bu sırada, proletaryanın politik sınıf partisi ile sıkı temas halinde ol­maları gereğini vurgular. Kurucu Meclis seçimlerinde de sendikalar, sosyalist partinin zaferi için canla başla çalışmalı, proletaryanın sınıf çıkarlarını daima ön planda tutmalı, savaşın bir an önce sona erdiril­mesini savunmalı ve bunun için de bütün ülkelerin egemen sınıfiarına karşı kitlelerin girişecekleri devrimci mücadeleyi aktif olarak destekle­melidir. Savaşı en kısa zamanda sona erdirmek ve Enternasyonali ya­ratmak için, öteki ülkelerdeki sendikalar ile derhal temasa geçmeli, 'savaşa karşı savaş' mücadelesini hep birlikte el ele yürüterek, ulusla­rarası kıyıma sosyalizm adına son vermelidirler. 
Şunu unutmamak gerek: Uluslararası devrimci sosyalizm daima ve her yerde uluslararası emperyalizmin karşısındadır!"
Kongre, gençlik sorununu da, Bolşevik Partisi'nin yedeği ve des­teği olarak ele almıştır. Gençlik dernekleri ile ilgili olarak kararda şu cümleler yer almıştır:
"İşçi sınıfının mücadelesinin, sosyalizm için doğrudan mücadele aşamasına geçtiği şu sırada kongre, genç işçilerin sosyalist bir örgüt içerisinde örgütlenmesini ve sınıfsal bir dayanışma içerisinde bütünleş­mesini acil bir görev olarak kabul eder ve bütün parti örgütlerinin bu işe azami dikkatle sarılmalarını talep eder. "
E. Y aroslovski, Ekim Arif esinde, RSDIP (B)'nin 6. Kongresi,
Kongre, başlarında Troçki'nin bulunduğu, "Bölgeler-Arası" is­miyle tanınan bir grubu partiye kabul etmişti. Bu grup, Menşevik­ler ile partiden ayrılmış bulunan bazı eski Bolşeviklerden oluşuyor­du ve 1913 yılında kendi örgütlerini kurmuşlardı.· Savaş sırasında bu grup, savunmacılar ile bir kopma olmasına karşı çıkmışlar, Bol­şeviklerin, emperyalist savaşı, iç savaşa dönüştürme sloganına kar­şı mücadele etmişler, emperyalist savaşta Çarlık hükümetinin yenil­mesini amaçlayan politikayı reddetmişler ve Rusya'da sosyalizmin zafere ulaşacağı tezini kabul etmemişlerdir. Bu Bölgeler-Arası örgü­tün 191 7'deki üyeleri arasında L. Troçki, A. Lunaçarski, K. Yure­nev, A. Joffe, M. Uritki ve V. Voladarski vardı. Devrimin gösterdi­ği gelişmenin etkisi altında bu örgüt üyeleri, Bolşeviklerin tutumla­rının doğruluğunu görerek, savunmacılardan ayrılmışlar ve Bolşe­vik Partisi'nin 6. Kongresinde, Bolşeviklerin programını kabul et­tiklerini bildirmişlerdir. 

Şurasını da kaydetmek gerekir ki, 6. Kongrede, bu Bölgeler­Arası grup, Lenin'in karşıdevrimci hükümetin kuracağı mahkeme­ye çıkması talebinde bulunmuştur. Ayrıca bunlar, kongrede opor­tünist çizgiyi desteklemişler ve Stalin'in karar taslağı aleyhinde ko­nuşmalar yapmışlardır. 

Kongre yirmi bir daimi ve on yedek üyeli bir Merkez Komite seçmiştir. Bu üyeler şunlardı: Sergeyev Artyom, Berzin, Bubnov, Buharin, Jerzinski, Kamenev, Kollontay, Krestinski, Lenin, Milyu­tin, Muranov, Nogin, Rikov, Saumyan, Smilga, Sokolnikov, Stalin, Sverdlov, Troçki, Uritski, Zinovyev. 

Bu 6. Kongre, Bolşevik Partisi'nin nasıl güçlü bir kuruluş haline geldiğini göstermiştir. Ne Sosyalist Devrimciler ile Menşeviklerin yalanları ne de hükümetin estirdiği terör, Bolşevik Partisi'nin üye sayısının artmasını, etkisinin büyümesini önleyebilmiştir. Tama­men yeraltına irildiği halde, Bolşevikler, yasal ve yasal olmayan mücadele yöntemlerini bir arada büyük bir ustalıkla kullanmışlar­dır. Aslında bunda gösterdikleri ustalık, Çarlık yılları sırasında bu konuda kazandıkları deneyimlerin bir ürünüydü. Parti, kitlelerin, burjuvazi ile uzlaşmacıların etkilerinden nasıl kopartılıp ayrılabile.. cekleri konusunda parlak bir ders vermiştir. Bolşevikler, alaylarda, fabrikalarda, kooperatif örgütlerinde, sendikalarda ve her yerde aktif çalışmalar yapmışlar ve kitleleri Lenin'in sloganları etrafında birleştirmişlerdir. 

6. Kongre, partinin tarihinde çok önemli bir yer tutar. Bu kong­re, devrim dalgasında yeni bir yükselişin arifesinde yapılmıştır. Bol­şevikierin Nisan Konferansı, Partinin dikkatlerini, burjuva devri­minin sosyalist devrime dönüştürülmesi üzerinde toplamıştır. 6. Kongre ise, dikkatleri silahlı bir ayaklanma üzerinde toplamıştır. Kongrenin bütün kararları tek bir amaca yönelmişti: Yani girilen aşamada devrimin zaferini sağlamak. 

Lenin bu kongreye katılmadı. Geçici Hükümet sürekli peşindey­di ve saklanmak zorundaydı. Ama Lenin, kongre liderleri ile hep temas halindeydi ve onlara gerekli öğüt ve tavsiyelerde bulunuyor­du. Lenin'in ruhu, düşünceleri, sağlam liderliği ile doğru ve kesin tavsiyeleri, kongrenin çalışmalarına ve Stalin'in konuşmalarına ışık tutmuştur. Stalin, Lenin'in amaç ve davasını ileri götürmüş ve par­tiyi, acil ve kesin görev etrafında toplamıştır: Burjuva hükümetinin devrilmesi ve iktidarın proletarya ile yoksul köylüler tarafından ele geçirilmesi.


1917 Sovyet Devrimi 1. Bölümünden
Gorki, Molotov, Voroşilov, Kirov, Zhdanov, Stalin
Çeviren İsmail Arkın