23 Eylül 2018

PETROGRAD’DAKİ YEREL SEÇİMLERİN SONUÇLARI ÜZERİNE

15 Haziran 1917.
K-.Stalin


Petrograd’daki (oniki semtteki) Semt Dumaları için se­çimler bitmiştir. Genel katılıma ilişkin ve diğer belgeler he­nüz yayınlanmadı; gene de semtlerden şimdiden gelen bilgi­ler temelinde, seçimlerin genel bir görüntüsünü ve seçim sonuçlarım saptamamız olanaklıdır.

Toplam bir milyondan fazla seçmenin 800 000’i seçim sandığına gitti. Bu, ortalama % 70’tir. 

Bu nedenle "seçime katılmamalar" kesinlikle "tehdit" nedenleriyle değil. Neva ve Narva semtleri (ban­liyöler) gibi semtlerin proletaryanın en yoğun olduğu kesimleri henüz şehir sınırlarına dahil edilmemişlerdi ve seçim bölgesinin dışında kalmışlardı.

Seçim mücadelesi, "genellikle" Avrupa’da olduğunun tersine, yerel belediye sorunları üzerinde değil, fakat temel siyasi platformlar üzerinde sürdürüldü. Ve bu (nun nedeni) tamamen an­laşılabilir. Savaş ve ekonomik yıkımla daha da karmaşıklaşan olağanüstü devrimci alt-üst oluş döneminde, sınıf kar­şıtlıklarının en çıplak halde olduğu bir zamanda, seçim mücadelesi sırasında yerel sorunlar çerçevesi içinde kalmak düşünülemez; yerel sorunlarla ülkenin genel siyasi durumu arasındaki kopmaz bağın öne çıkması kaçınılmazdı.

Bu nedenle seçimlerde, her şeyden önce, üç ana siyasi programa tekabül eden üç liste yarıştı: Kadetlerin, Bolşeviklerin ve "anavatan savunucular" nın listesi (Halkçılar’ın, Menşevikler'in ve "Yedinstvo" nun bloku). Siyasi belirsizlik ve programsızlığı cisimleştiren partisiz gruplar, bu koşullar altında hiçbir varlık gösteremezlerdi, ve gerçekten de böyle oldu.

Seçmenlerin önündeki seçenekler şunlardı:

Ya geriye, proletaryadan kopmaktan yana ve devrime karşı "kararlı önlemler"den yana olmak (Kadetler).

Ya ileriye, burjuvaziden kopmaktan yana, karşı-devri- me karşı kararlı mücadeleden yana ve devrimin daha da geliştirilmesinden yana olmak (Bolşevikler).

Ya da burjuvaziyle uzlaşmaktan yana, devrim ve karşı -devrim arasında zikzak siyasetinden yana olmak, yani ne geriye ne de ileriye ("anavatan savunucuları" bloku —Menşevikler ve Sosyal Devrimciler).

Seçmenler seçimlerini yaptılar. 800 000 oyun 400 000’den fazlası "anavatan savunucusu" bloka oy verdi; Kadetler bir tek semtte bile çoğunluk sağlayamadan 160 000’in biraz üze­ rinde oy aldılar; Bolşevikler 160 000’in üzerinde oy aldılar ve başkentte proletaryanın en yoğun olduğu semt olan Viborg Yakası’nda mutlak çoğunluğu elde ettiler. Geri kalan (önem­siz) oylar 30 "partisiz"', "partiler üstü" ve diğer değişik rast- gele gruplar ve oluşumlar arasında dağıldı.

İşte seçmenlerin cevabı budur. Bu neyi gösterir?

Dikkati çeken ilk şey, partisiz grupların zayıflığı, cılızlığıdır. Ortalama Rus vatandaşının parti tutmama "karakteri" hakkındaki peri masalı seçimler tarafından kesinlikle yalanlandı. Partisiz grupları besleyen siyasi gerilik açıkça geçmişte kalmıştır. Seçmen kitlesi kesinlikle açık siyasi mücadele yolunu seçmiştir.

İkinci özellik, Kadetlerin tam yenilgisidir. Kadetler, ne kadar kıvırtırlarsa kıvırtsınlar, özgür seçimler altındaki ilk açık dövüşte tamamen bozguna uğradıklarını, bir tek Semt Duması kazanmayı başaramadıklarını kabul etmek zorundadırlar. Daha son zamanlara kadar Kadetler, Petrograd’ı kendi 
özel nüfuz bölgeleri sayıyorlardı. Onlar tekrar tekrar Petrograd’ın yalnızca "Halkın Özgürlüğü Partisi’ne güveni olduğunu" ilan ediyor ve ispatı için 3 Haziran Yasası altın­da yapılan Devlet Duması seçimlerini gösteriyorlardı. Şimdi Kadetlerin Petrograd’da Çar ve onun seçim yasasının lütfuyla saltanat sürdüğü tamamen aydınlığa  kavuşmuştur. Eski rejimin sahneyi terketmesi yetmiş, ve Kadetlerin ayak­ları  altındaki toprak  bir  anda yok  olmuştur.

Kısaca, demokrat seçmenler kitlesi, Kadetleri desteklememiştir.

Üçüncü özellik, seçimler tarafından Partimizin güçleri­nin su götürmez büyümesinin gün yüzüne çıkmasıdır. Petrograd’da Partimiz 23 000 ile 25 000 arası üyeye sahiptir;"Pravda"nın tirajı 90 000 ile 100 000 nüsha arasındadır, ki bunun 70 000 i yalnızca Petrograd’a aittir; buna karşın se­çimlerde Parti üye sayımızın yedi katı ve Petrograd’daki"Pravda" tirajının iki katı kadar olan 160 000 oy aldık. Hem de hemen hemen tüm sözümona basının, "Birjovka" ve "Veçorka" gibi bulvar gazetelerinden, Bakanlığa ait "Volya Naroda" l31l ve "Raboçaya Gazeta"ya kadar tüm sözüm­ ona basının, sokaktaki adamı yıldırmak için, Bolşeviklere karşı yükselttikleri şeytani feryat ve kışkırtmaları hiçe sa­ yarak. Söylemeye gerek yok ki, bu koşullar altında ancak "dehşet saçanların" korkutamayacakları en sebatkâr dev­rimci unsurlar, Partimiz için oy kullanabilirdi. Bunlar, ilk­ önce, Viborg Semt Duması’nda bize üstünlük sağlayan devrimin önderi proletaryadır ve sonra proletaryanın en sadık müttefikleri devrimci alaylardır. Ayrıca özgür seçimlerin, siyasi mücadelede henüz tecrübesiz olan nüfusun yeni ve ge­ niş kesimlerini seçim sandığına çektiği belirtilmelidir. Bun­lar, ilk başta kadınlar ve sonra bakanlık dairelerini dolduran on binlerce küçük memur ve daha sonra sayısız "küçük insan", esnaf, dükkancı vb.dir. Bu kesimlerin daha şimdiden "eski dünya" ile ilişkilerini koparabileceklerini ve devrimci proletaryanın bakış açışını kararlılıkla benimseyebi­leceklerini beklemedik ve bekleyemezdik. Ama aslında seçi­ min sonucunu kararlaştıran onlardı. Eğer Kadetlere sırtla­ rını dönebilirlerse —yaptıkları gibi—, bu kendi içinde bü­ yük bir adımdır.

Kısacası, seçmen kitlesi şimdiden Kadetleri terketmiştir, fakat henüz Partimize gelmemiştir — yarı yolda durmuştur. Diğer yandan, en kararlı unsurlar, devrimci proletarya ve devrimci askerler şimdiden Partimizin etrafında toplanmış­lardır.

Seçmen  kitlesi yarı yolda  durmuştur.  Ve  yarı yolda dur­duğunda, orada tam  aradığı önderini bulmuştur — Menşevik  ve Sosyal-Devrimci blok. Bugünkü durumda yönünü bula­ mayan ve proletarya ile kapitalistler arasında yalpalayan küçük-burjuva seçmen, Kadetlere olan inancını bir kez kay­bettikten sonra, doğal olarak, tamamen şaşırmış ve devrim ile karşı-devrim arasında çaresizlikle zikzaklar çizen Menşevikler ve Sosyal-Devrimcilere doğru yönelmiştir. Tencere yu­varlandı, kapağını buldu! "Anavatan savunucuları" blokunun "parlak zaferinin" bütün açıklaması budur. Ve bu, se­ çimlerin dördüncü özelliğidir. Kuşku yoktur ki, devrimin da­ ha da büyümesiyle blokun alacalı ordusu kaçınılmaz olarak eriyip, bir kısmı geriye Kadetlere ve diğer kısmı ileriye, Partimize gidecektir. Fakat bu arada... bu arada blokun liderleri "zaferlerine" sevinebilirler.

Seçimlerin beşinci ve sonuncu özelliği —ama hiç de önemsizi değil!—, ülkeyi kimin yönetme hakkına sahip olduğu sorununu somut olarak ortaya atmış olmasıdır. Ancak çok büyük zorluklarla oyların % 20’sini topladığı için, Kadetlerin azınlıkta kaldığını, seçimler kesinlikle ortaya çıkardı. 

Ezici çoğunluk, % 70’ten fazlası, Sağ ve Sol kanat sosyalistleri, yani Sosyal-Devrimciler ve Menşevikler ile Bolşevikleri desteklemektedir. Petrograd yerel seçimleri, gele­cek Kurucu Meclis seçimlerinin ilk örneğidir, deniyor. Ama bu doğruysa, ülkede yalnızca çok küçük bir azınlığı temsil eden Kadetlerin, Geçici Hükümet içinde ezici çoğunluğa sahip olması korkunç bir şey değil midir? Nüfusun büyük çoğunluğunun Kadetlere güveni olmadığı belliyken, Geçici Hü­kümet içinde Kadetlerin üstünlüğü nasıl hoş görülebilir? Ül­kede kendini gittikçe belli eden, Geçici Hükümet’e karşı ar­tan hoşnutsuzluğun nedeni, bu denksizlik değil midir?

Bu tutarsızlığın sürmesinin, hem akılsızca, hem de an- ti-demokratik olduğu açık değilmidir? 

RSDİP MK
Basın Bürosu Bülteni, No. 1,
15 Haziran 1917.
İmza: K-.Stalin