07 Eylül 2018

Lenin ve Orta Köylüler İttifak Sorunu

J. V. Stalin
Reply to Comrade S.
June 12, 1928

Works, Vol. 11, January, 1928 to March, 1929

Yoldaş S.!

Lenin'in Pitirim Sorokin hakkındaki ünlü makalesinde geliştirdiği " Kulaklara karşı mücadeleden bir an bile vazgeçmeden, Orta köylülerle bir anlaşma sağlamayı, ve yalnızca köy yoksulluğuna sağlamca ve güvenle dayanmak, " sloganının, , "Köy Yoksulları Komiteleri döneminin"bir sloganı, "orta köylülüğün tarafsızlaştırılması denilen dönemin sonu"ndan kaynaklanan bir sloganı olduğu doğru değildir... Bu tamamıyle yalandır...

Köy Yoksulları Komiteleri Haziran 1918'de kuruldu. Ekim 1918 sonunda zaten köyde Kulaklar üzerinde güç üstünlüğüne sahiptik ve orta köylüler yüzlerini Sovyet iktidarına doğru dönüyorlardı. Merkez Komitesi'nin Sovyetlerin ve Köy Yoksulları Komiteleri'nin ikili iktidarını kaldırma, kaza dairesi ve köy Sovyetlerinin yeniden seçilmesi, Köy Yoksulları Komiteleri'nin yeni seçilmiş Sovyetler içinde erimesi ve dolayısıyla Köy Yoksulları Komiteleri'nin tasfiye edilmesi kararı da zaten bu dönüş temeli üzerinde ortaya çıktı. Bu karar bilindiği gibi Sovyetler yoluyla yasa gücüne 9 Kasım 1918'de altıncı  Sovyet kongresi'nde ulaştı. Köy   ve sorunu-kaza dairesi Sovyetlerinin yeni seçimi ve Köy Yoksulları Komiteleri'nin Sovyetler içinde erimesi üzerine altıncı Sovyet Kongresi'nin 9 Kasım 1918 tarihli kararı kastediyorum.


Ama Lenin'in orta köylüleri tarafsızlaştırma sloganı yerine orta köylülerle anlaşma sloganını ileri sürdüğü, "Pitirim Sorokin'in Değerli İtirafları" makalesi ne zaman yayınlandı? 21 Kasım 1918'de yayınlandı yani altıncı   Sovyet Kongresi'nin bu kararından neredeyse iki hafta sonra... Bu makalede Lenin açıkça, orta köylülerle anlaşma politikasının orta köylülerin bizim tarafımıza dönüşmesi nedeniyle dikte edildiğini söylüyor.

Lenin'in sözleri şöyledir:
"Köyde görevimiz çiftlik sahibini yok etmek, sömürücünün ve spekülatörün, Kulakların direnişini kırmaktır; bunu yaparken sadece yarı proleterlere, 'köy yoksulları'na sağlamca ve güvenle dayanabiliriz. Ama orta köylü düşmanımız değildir. O yalpaladı, yalpalıyor ve yalpalayacaktır; yalpalayanları etkileme görevi, sömürücüyü yere çalmak ve aktif düşmanı yenmek göreviyle özdeş değildir... Orta köylülerle bir anlaşma sağlamayı, bu arada bir an bile Kulaklara karşı mücadeleden vazgeçmemeyi ve yalnızca köy yoksulluğuna sağlamca ve güvenle dayanmayı bilmek gerekir — anın görevi budur, çünkü tam da şimdi yukarıda sayılan nedenler sonucunda orttta köylülükte bizim tarafımıza doğru bir dönüş kaçınılmazdır..." ((Vol. XXIII, p. 294)..)
Bundan ne sonuç çıkar?

Bundan şu sonuç çıkar ki, Lenin'in sloganı eski döneme, Köy Yoksulları Komiteleri ve orta köylülerin tarafsızlaştırılması dönemine değil, bilakis yeni döneme, orta köylülerle anlaşma dönemine aittir. Bu nedenle, eski dönemin sonunu değil, bilakis yeni dönemin başlangıcını  yansıtır.

Fakat Lenin'in sloganı hakkındaki iddianız, sadece biçimsel olarak değil, deyim yerindeyse  sadece  kronolojik açıdan değil, özü itibariyle de yanlıştır. Lenin'in orta köylülerle anlaşma üzerine sloganının tüm Parti tarafından yeni slogan olarak Partimizin Sekizinci  Kongresi'nde (Mart 1919) ilan edildiği biliniyor. Sekizinci Parti Kongresi'nin, orta köylülerle sağlam ittifak politikamızın  temellerini yaratan  kongre olduğu  biliniyor.  Programımızın, SBKP(B) programının da aynı şekilde Sekizinci Parti Kongresi'nde kabul edildiği biliniyor. Bu program da Parti'nin köydeki çeşitli gruplaşmalara: köy yoksulları, orta köylüler ve Kulaklara ilişkin tavrı üzerine özel noktaların bulunduğu bilini- yor. Kırdaki sosyal gruplaşmalar üzerine ve Parti'nin bunlara  karşı tavrı üzerine SBKP(B) Programının bu noktaları ne diyor? Dinleyin:
"RCP  kırdaki  tüm  çalışmasında  eskiden  olduğu  gibi  şimdi  de kırsal   proleter   ve  yarı  proleter  tabakalarına   dayanır, onları    herşeyden önce bağımsız bir güç olarak örgütler, kırda Parti hücreleri; köy yoksullarının örgütleri, köy proleter ve yarı-proleterlerinin özel tip sendikalarını  vs.  oluşturur,  bunları  her  biçimde  kent  proletaryasına yaklaştırır ve köy burjuvazisiyle küçük mülk sahibi çıkarlarının  etkisinden koparır. 
Kulaklara gelince, köy burjuvazisine karşı RCP'nin politikası, Kulakların  sömürücü heveslerine karşı kararlı  mücadele etmek, onların  Sovyet politikasına karşı direnişinin ezmekdir.
Orta köylülüğe karşı RCP'nin politikası, onları yavaş yavaş ve plânlı biçimde sosyalist inşa çalışmasının içine çekmektir.  Parti  orta köylülüğü Kulaklardan ayırma, onun sıkıntılarına karşı müsait davranarak işçi sınıfının yanına çekme, onların geriliğine karşı ideolojik etkileme önlemleriyle - ama asla baskı önlemleriyle değil— mücadele etme;  orta köylülüğün yaşamsal çıkarlarına dokunulduğu her durum da, onunla pratik bir anlaşma sağlamaya çabalama ve ona sosyalist dönüşümlerin uygulanması için yöntemlerin saptanmasında  tavizler verme görevini önüne koyar."  (Eighth Congress of the R.C.P.(B.), verbatim report, p. 351)
Programın bu noktaları ile Lenin'in sloganı arasında, lafta da olsa en ufak farkı bulmaya çalışın! Bu farkı bulamayacaksınız, çünkü yoktur. Dahası, Lenin'in sloganının     Sekizinci Parti Kongresi'nin orta köylüler üzerine kararlarıyla   yalnızca   çelişmemekle   kalmadığı,   bilakis   tersine,   bu kararların en tam ve en başarılı formülasyonu olduğuna hiçbir kuşku olamaz. Ve SBKP(B) programının Mart 1919'da, orta köylüler  sorununu özel olarak ele alan Sekizinci Parti Kongresi'nde kabul edildiği, buna karşılık Lenin'in, orta köylülerle anlaşmanın ilan edildiği Pitirim Sorokin'e karşı makalesinin Kasım 1918'de, Sekizinci Kongre'den dört ay önce basında çıktığı bir olgudur.

Sekizinci Parti Kongresi'nin Lenin'in Pitirim Sorokin'e karşı makalesinde ileri sürdüğü sloganı, sosyalist inşanın  şu  anki  bütün  döneminde Parti'nin kır çalışmasında kendisine düstur olarak almakla  yükümlü  olduğu  slogan  olarak  tamamen  onayladığı  açık değil mi ?

Lenin'in sloganının özü nedir?

Lenin'in  sloganının  özü,  onun  harikulade  özlü  bir  biçimde  kırdaki Parti  çalışmasının  üçlü   görevini  bir  tek  veciz  formülde  ifade  ederek toparlamış olmasıdır:

a) Köy yoksullarına güven (dayan),
b) Orta köylülerle bir anlaşma  sağla, ve
c) Kulaklara karşı mücadeleyi  bir an bile durdurma.

Bu  formülden,  onun  parçalarından  birini  şu  anda  kır  çalışması için  temel  olarak  çıkarıp  almayı  ve  bunu  yaparken  diğer  ikisini unutmayı deneyin, kaçınılmaz olarak bir çıkmaza girersiniz.

Sosyalist inşanın bu safhasında, köy yoksullarına dayanmadan ve Kulaklara karşı mücadele yürütmeden, orta köylülerle gerçek ve kalıcı bir anlaşma sağlanabilir   mi?

Hayır, bu yapılamaz.

Mevcut gelişme koşulları altında, köy yoksullarına dayanmadan ve  orta köylülerle anlaşma  sağlanmadan   Kulaklara   karşı mücadele başarıyla   yürütülebilir mi?

İmkanı yok..

Kırda  Parti  çalışmasının  bu  üçlü  görevi,  hepsini kucaklayan , en isabetli biçimde nasıl ifade edilebilir? Lenin'in sloganının bu görevi  en  isabetli  biçimde  ifade  ettiğini  sanıyorum.  Bunun, Lenin'in söylediğinden daha isabetli söylenemeyeceğini kabul etmek gerekir.

Lenin'in  sloganının  amaca  uygunluğunu  tam da  şimdi, tam   da kırdadır?

Tam da şimdi bazı yoldaşlarda, kırda Parti çalışmasının üçlü görevini parçalara bölme ve bu parçaları birbirinden ayırma eğilimi kendini belli ettiği için. Bu, bu yılın Ocak-Şubat ayındaki tahıl alımı kampanyamızın pratiğiyle tamamen doğrulanıyor.

Orta köylülerle bir anlaşma sağlanması gerektiğini tüm Bolşevikler biliyor. Ama bu anlaşmanın nasıl sağlanabileceğini herkes kavramıyor. Bazıları, orta köylülerle anlaşmanın, Kulaklara karşı mücadeleden vazgeçerek ya da bu mücadeleyi zayıflatarak sağlanabileceğine inanıyorlar: Zira Kulaklara karşı mücadele, orta köylülüğün bir bölümünü, onun varlıklı bölümünü bizden korkutabilirmiş.

Diğerleri, orta köylülerle bu anlaşmanın, köy yoksullarını örgüt- leme çalışmasından vazgeçerek ya da bu çalışmayı zayıflatarak sağlanabileceğine inanıyorlar: Zira köy yoksullarının örgütlenmesi  köy yoksullarının ayrılmasına yol açarmış bu ayrılma ise orta köylüle- ri bizden korkutabilirmiş.

Doğru çizgiden bu sapmaların sonucu olarak, orta köylülüğün yalpalayan bir sınıf olduğu, orta köylülerle anlaşmanın ancak Kulaklara karşı kararlı bir mücadele yürütülürse ve köy yoksulları arasında çalışma güçlendirilirse kalıcı kılınabileceği, bu koşullar olmadan orta köylünün, bir güç faktörü olarak Kulaklara doğru yalpalayabileceği Marksist tezi gözardı edilir.

Lenin'in sekizinci Kongre'de söylediği sözleri hatırlayalım:
"Kesin ve isttikrarlı bir tavırı olmayan bir sınıfa karşı tavrımızı belirlemek zorundayız. Proletarya yığınsal (kitlesel) olarak sosyalizmden  yanadır, burjuvazi kitlesel bir şekilde  sosyalizme karşıdır - bu iki sınıf arasındaki ilişkiyi belirlemek kolay. Ama orta köylülük gibi bir tabakaya geçtiğimizde, bunun  yalpalayan  bir   sınıf   olduğu  görürüz. Orta köylü kısmen mülk sahibi, kısmen emekçidir. O, emekçilerin başka temsilcilerini sömürmez. On yıllar boyunca konumunu çok büyük zorluklarla savunmak zorunda kaldı, toprak sahiplerinin ve kapitalistlerin sömürüsünü bizzat kendi bedeninde hissetti, herşeye katlandı ve yine de aynı zamanda mülk sahibidir. Bu nedenle bu yalpalayan sınıfa karşı tavrımız büyük zorluklar ortaya koyar." (Lenin, Seçme Eserler, C. 8, s. 183.)
Ama şimdiki doğru çizgiden daha başka , önce değinilenlerden daha az tehlikeli olmayan sapmalar da var. Mücadelenin gerçi Kulaklara karşı, ama öylesine kaba ve saçma yürütüldüğü oluyor ki, darbe orta köylülere ve yoksul köylülere isabet ediyor. Bunun sonucu ise, Kulakların sağlam kalması, orta köylülerle ittifakta bir çatlak açılma ve yoksul köylülerin bir bölümünün geçici olarak, Sovyet politikasına karşı tahrik çalışması yürüten Kulakların pençesine düşmesi  oluyor.

Kulaklara karşı mücadelenin, Kulakların mülksüzleştirilmesine ve tahıl alımının, teslim yükümlülüğüne dönüştürülmeye çalışıldığı   ve bu arada bizim koşullarımız altında Kulakların mülksüzleştirilmesinin budalalık olduğunun, teslim yükümlülüğünün ise orta köylülerle ittifak değil, bilakis onlara  karşı  mücadele anlamına geldiğinin unutulduğu örnekler de oluyor.

Parti çizgisinden bu sapmaların kaynağı ne?

Kırdaki Parti çalışmasının üçlü görevinin, birleşik ve bölünmez bir görev olduğunun anlaşılmamasından geliyor. Kulaklara karşı mücadele görevinin, orta köylülerle anlaşma görevinden ve bu iki görevin,  köy  yoksullarını  kırda  Parti'nin  dayanağı  yapma  görevinden ayrılmaması  gerektiğinin   anlaşılmamasından geliyor.

Kırda yürüyen çalışmamızda bu görevlerin birbirinden ayrılmaması için ne yapılmalıdır?

Bunun için en azından, yön gösterici bir slogan verilmelidir, bütün bu görevleri ortak bir formülde birleştiren dolayısıyla, bu görevlerin birbirinden ayrılmasına izin vermeyen bir slogan.

Parti cephaneliğimizde böyle bir formül, böyle bir slogan var mıdır?

Evet, vardır. Lenin'in sloganı böyle bir formüldür: "Orta köylülerle bir anlaşma sağlamayı, bu arada Kulaklara karşı mücadeleden bir an bile vazgeçmemeyi ve yalnızca köy yoksullarına sağlamca ve güvenle dayanmayı bilmek."

Bu  nedenle,  bu  sloganın  amaca  en  uygun  ve  en  kapsamlı    slogan olduğuna,  bunun  tam  da  bugün, tam da kırda çalışmanın  verili  koşuları  altında  önplana çıkarılması gerektiğine inanıyorum.

Siz Lenin'in sloganını "muhalif" bir slogan olarak görüyorsunuz ve mektubunuzda soruyorsunuz:
"Nasıl oldu da… bu muhalif slogan 1 Mayıs 1928''''de ''''Pravda''''da yayınlanabildi… bu sloganın ''''Pravda''''nın,,, SBKP   MK    organının    sütunlarında  yayınlanması nasıl açıklanabilir, bu yalnızca teknik bir hata mı, yoksa orta köylüler sorununda muhalefetle  bir  uzlaşma  mıdır?"
İnkar edemeyiz !, bu güçlü bir şekilde getiriliyor ! Ancak, "attığınız adıma dikkat edin", S. Yoldaş, işgüzarlığınız içinde, programımızın, Lenin sloganını bütünüyle onaylayan (Bu bir gerçek!)  programın esas olarak Lenin tarafından (kesinlikle, bir muhalif değildi!) hatırlanan ve Sekizinci Parti Kongresi tarafından (aynı şekilde o da muhalif bir parti değildi!) kabul edilen programımızın yayınlanmasının yasaklanması gerektiği sonucuna varmamaya dikkat edin. Programımızın kırdaki sosyal gruplaşmalar üzerine  bilinen  noktalarına da fazla saygı! Sekizinci Parti Kongresi'nin orta köylülük üzerine kararlarına daha fazla saygı!…

"Orta köylüler sorununda muhalefetle uzlaşma" ile ilgili sözlerinize gelince, bana göre bu sözleri çürütmeye değmez: herhalde aceleyle ağzınızdan kaçtılar.

Lenin'in sloganında ve Sekizinci Parti Kongresi'nde kabul edilmiş olan SBKP(B) programında orta köylülerle bir anlaşmadan söz edilmesi, buna karşılık Lenin'in Sekizinci Parti Kongresi'ndeki açılış konuşmasında orta köylülerle sağlam bir  ittifaktan  söz  etmesi,  anlaşılan  sizi şaşırttı. Bunda herhalde çelişki gibi bir şey görüyorsunuz. Hatta olasılıkla,    orta    köylülerle    anlaşma politikasının,    onlarla ittifak   politikasından   bir    tür    vazgeçme    anlamına    geldiğini sanma eğilimindesiniz. Bu  yanlıştır,  S. Yoldaş.  Bu  ağır  bir yanılgıdır.  Bir sloganın harflerini okuyabilen, ama sloganın anlamına   nüfuz edemeyen insanlar   böyle   düşünebilir   ancak.   Yalnızca, orta   köylülerle   ittifak sloganının,   anlaşma   sloganının   tarihini  bilmeyen    insanlar    böyle düşünebilir. Yalnızca, Lenin'in Sekizinci Parti Kongresi'ndeki açılış konuşmasında orta köylülerle "sağlam ittifak" politikasını ilan ederken, aynı kongrede bir başka konuşmada ve Sekizinci Kongre'de kabul edilmiş olan Parti programında, şimdi orta köylülerle bir "anlaşma" politikasına gereksinimimiz olduğundan söz ettiği için, kendi kendinden uzaklaştığını   varsayabilecek kişiler böyle  düşünebilir.

Burada sözkonusu olan nedir? Sözkonusu olan, Lenin'in ve Sekizinci Parti Kongresi şahsında Parti'nin, "anlaşma " kavramıyla "ittifak" kavramı arasında hiçbir fark görmemesidir. Söz konusu olan Lenin'in her yerde, Sekizinci Parti Kongresi'ndeki tüm konuşmalarında, "ittifak" kavramıyla "anlaşma" kavramı arasına bir eşitlik işareti koymasıdır. Aynı şey Sekizinci Parti Kongresi'nin, "anlaşma" kavramıyla "ittifak" kavramı  arasına  bir  eşitlik  işaretinin konduğu  "Orta  Köylülükle  İlişki Üzerine" kararı için de söylenebilir. Ve Lenin'le Parti, orta köylülerle anlaşma politikasını, rastlantısal ve çabuk geçip gidecek değil de, bilakis daha uzun süreli hesaplanmış bir politika saydıkları için, orta köylülükle anlaşma politikasını, onunla sağlam bir ittifak politikası olarak ve tersine orta köylülükle sağlam ittifak politikasını, onunla anlaşma politikası olarak tanımlamak için her türlü nedene sa- hiptiler ve sahiptirler. Bundan emin olmak için, Sekizinci Parti Kongresi'nin stenografik tutanaklarını ve bu kongrenin orta köylüler üzerine kararını tanımak yeter.

İşte Sekizinci Parti Kongresi'nde Lenin'in konuşmasından bir alıntı:
"Kulaklar için düşünülmüş olan darbeler, Sovyet fonksiyonerlerinin deneyimsizliği sonucunda, sorunun zorluğu  sonucunda,  çoğu kez orta köylülüğe isabet etti. Burada fevkalâde günah işledik. 
Bu bakımdan toplanmış olan deneyim, gelecekte bundan kaçınmak için her şeyi yapmamıza yardımcı olacaktır. Bu, teorik değil, pratik olarak önümüzde duran bir görevdir. Bunun zor bir görev olduğunu çok iyi biliyorsunuz. Orta köylülere verebileceğimiz malımız yok, ama onlar materyalisttir, pratikçidir ve bugün, onlara veremeyeceğimiz, bize tam zafer vaadeden ağır mücadele sürdüğü müddetçe, ülkenin belki de ay- larca onlarsız geçinmesi gerektiği somut maddi mallar talep  ediyorlar.
Ama idari pratiğimizde çok şey yapabiliriz: Aygıtımızı düzeltebilir,  bir sürü suistimali ortadan kaldırabiliriz. Orta köylülükle bir blok, bir ittifak, bir anlllaşma ya yetersiz ölçüde yönelmiş olan Partimizin çiz gisini — bu çizgiyi doğrultup, düzeltebiliriz ve bunu yapmak zorundayız." (Eighth Congress of the R.C.P.(B.), verbatim report, p. 20 ).
Gördüğünüz gibi , Lenin "anlaşma" ile "ittifak" arasında bir ayrım yapmıyor.

İşte Sekizinci Parti Kongresi'nin "Orta Köylülükle  İlişki Üzerine" kararından alıntılar:
"Orta köylüleri Kulaklarla karıştırmak, Kulaklara karşı yönelmiş olan önlemleri şu ya da bu ölçüde onlara yaymak, yalnızca Sovyet iktidarının tüm kararnamelerini ve onun tüm politikasını en kaba biçimde çiğnemek değil, aynı zamanda proletaryanın karar mücadelesi döneminde, her türlü sömürünün ortadan kaldırılması amacıyla, sancısız geçiş koşullarından biri olarak burjuvazinin devrilmesi için proletaryanın orta köylülükle anlaşmasına işaret eden, komünizmin tüm temel prensiplerini de çiğnemek demektir. 
Tarımsal tekniğin sanayi tekniğinin gerisinde kalmışlığının sonucunda Rusya'yı bir yana bırakalım, ileri kapitalist ülkelerde bile nispeten güçlü ekonomik köklere sahip olan orta köylülük, proleter devrimin başlangıcından sonra daha uzun süre kendini koruyacaktır.  Kırdaki Sovyet fonksiyonerlerinin ve Parti işçilerinin taktiği bu yüzden, orta köylülükle  uzun süreli bir  işbirliğine  göre hesaplanmalıdır…
… Köyde Sovyet iktidarının tamamen doğru bir politikası böylece,  muzaffer  proletaryanın  orta köylülükle  ittifakını     ve anlaşmasını garantiler.
… İşçi Köylü Hükümeti'nin ve Komünist Parti'nin politikası gelecekte de, proletaryanın ve yoksul köylülüğün orta köylülükle anlllaşmasııı ruhu doğrultusunda yürütülmelidir."
(Eighth Congress of the R.C.P.(B.), verbatim report, pp. 3 7 0-7 2 ).
Gördüğünüz gibi, karar da "anlaşma" ile "ittifak" arasında bir ayırım yapmıyor.

Sekizinci Parti Kongresi'nin bu kararında orta köylülerle "sağlam ittifak" üzerine tek bir sözcüğün bulunmadığına dikkat çekmek gereksiz olmayacaktır. Ancak bu, kararın böylece orta köylülerle "sağlam ittifak" politikasından uzaklaştığı anlamına mı gelir? Hayır, gelmez. Bu sadece, kararın "anlaşma", "işbirliği" kavramıyla "sağlam ittifak" kavramı arasına eşitlik işareti koyduğu anlamına gelir. Bu anlaşılırdır da: Orta köylülerle bir "anlaşma" olmaksızın "ittifak" olamaz ve "kalıcı" anlaşma ile işbirliği var olmaksızın, orta köylülerle ittifak "sağlam" olamaz.

Gerçekler bunlardır.

İkisinden biri: Ya Lenin ve Sekizinci Parti kongresi, Lenin'in orta köylülerle "sağlam ittifak" üzerine açıklamasından uzaklaştılar, ya da bu ciddiye alınamayacak varsayım reddedilmeli ve Lenin'le Sekizinci Parti Kongresi'nin, "anlaşma" kavramıyla "sağlam ittifak" kavramı arasında hiçbir  ayrım yapmadıkları kabul edilmelidir.

Yani ukelalık üzerinde durma kurbanı olmak istemeyen, köy yoksulluğuna dayanarak, orta köylülerle anlaşmadan ve Kulaklara karşı mücadeleden söz eden Leninist sloganın anlamına nüfuz etmek isteyen, o,  orta köylülerle anlaşma politikasının, onunla sağlam ittifak   politikası olduğunu anlamak zorundadır.

Sizin hatanız, muhalefetin sahtekar hilesinin içyüzünü anlamamış ve onun provokasyonuna gelmiş, düşman tarafından size kurulmuş olan tuzağa düşmüş olmanızdır. Muhalif dolandırıcılar gürültü ve yaygarayla Lenin'in orta köylülerle anlaşma üzerine sloganını savunduklarını temin ediyorlar, bu arada provokatörce, orta köylülerle "anlaşma" ve onunla "sağlam ittifak"ın farklı şeyler olduğunu ima ediyorlar. Böylece bir taşla iki kuş vurmak istiyorlar:

Birincisi, orta köylülerle anlaşma değil, "orta köylülerle bozuşma" anlamına gelen, orta köylülüğe karşı gerçek tavırlarını gizlemek  (bkz. onaltıncı Moskova İl Parti Konferansı'nda aktardığım, muhalif Smirnov'un ünlü konuşması); İkincisi, "anlaşma" ve "ittifak" arasındaki sözümona farkla Bolşevikler arasındaki aklı kıtları avlamak, akıllarını kesin olarak karıştırmak ve Lenin'den uzaklaştırmak.

Peki, buna karşılık bazı yoldaşlarımız ne yapıyor? Muhalif sahtekârların maskesini yüzlerinden indirmek yerine, Parti'yi gerçek tavırları hakkında yanılttıklarını kanıtlamak yerine, kendilerini avlattırıyorlar, tuzağa düşüyorlar ve Lenin'den uzaklaştırılmalarına  izin veriyorlar. Muhalefet Lenin'in sloganı etrafında gürültü koparıyor, muhalifler Lenin'in sloganı taraftarıymış gibi tavır takınıyorlar -o halde muhalefetle karıştırılmamam için, ben, bu sloganla arama sınır çekmeli- yim, aksi halde "muhalefetle uzlaşmak"la suçlanabilir -  yoldaşların mantığı işte budur!

Ve muhalefetin dolandırıcı yöntemlerinin tek örneği bu değil. Örneğin özeleştiri sloganını alın. Bolşevikler özeleştiri sloganının, Parti faaliyetimizin temeli, proletarya diktatörlüğünü sağlamlaştırmanın bir aracı, kadro yetiştirmenin Bolşevik yönteminin özü olduğunu bilmek zorundadırlar. Muhalefet büyük yaygarayla, özeleştiri sloganının kendisi tarafından, muhalefet tarafından bulunduğunu, Parti'nin bu  sloganı ondan devraldığını ve böylece muhalefet önünde teslim olduğunu temin ediyor. Muhalefet bu tavırla en azından iki sonuç elde etmek istiyor:

Birincisi, hedefi Parti'yi mahvetmek olan muhalif özeleştiriyle, Parti'nin sağlamlaştırılmasını hedefleyen  Bolşevik  özeleştiri  arasında bir uçurum bulunduğunu işçi sınıfından gizlemek ve bu ko- nuda onu aldatmak;İkincisi, bazı aklı kıtları yakalamak ve onların Parti'nin   özeleştiri sloganıyla aralarına sınır çekmelerini sağlamak.

Ve bazı yoldaşlarımız buna nasıl tepki gösteriyor? Muhalefetten sahtekârların maskesini alaşağı etmek ve Bolşevik özeleştiri sloganını savunmak yerine, tuzağa düşüyorlar, özeleştiri sloganından uzaklaştırılmalarına izin veriyorlar, muhalefetin düdüğüne göre oynuyorlar ve, muhalefetle aralarına sınır çektikleri hatalı varsayımıyla ona teslim oluyorlar.

Böyle bir sürü örnek gösterilebilir.

Ama  biz çalışmamız da hiç kimsenin çaldığı müziğe göre dans etmeyiz. Yinede biz çalışmamızı muhalefetcilerin bizim hakkımızda ne dedikleriyle yönlendiremeyiz. Biz  muhalefetcilerin sahtekar hilelerini, ve muhalefetcilerin provokasyonlarına düşen bazı yoldaşlarımızın hatalarını bir kenara iterek,   kendi yolumuzu, takip etmeliyiz, 

Marx dan alıntı sözleri hatırlayın; "Kendi yoluna devam et, ve bırak millet konuşsun"

Written: June 12, 1928
Published in Pravda, No. 152, July 3, 1928

Çeviri yenileme
Erdoğan A
Eylül 1, 2018

kaynak
Lenin and the Question of the Alliance with the Middle Peasant