Header Ads

Header ADS

Komintern - Türkiye Üzerine Emperyalist pazarlık

Al - Palieux

Yabancı sermaye, daha emperyalist savaş başlamadan önce, kollarını Osmanlı İmparatorluğu'nun içlerine kadar uzattı. 1903 yılına kadar Türkiye yalnızca İngiltere ve Fransa'nın himayesi altındaydı. Ama Türkiye'de barış içinde yaşayan İngiliz ve Fransız hisselerinin içine Alman sermayesinin Bağdat yoluyla çomak sokmasından sonra mali sermayenin rekabeti alevlendi. II. Wilhelm, koruyucu ünvanını rakiplerinin elinden oldukça başarılı bir biçimde koparıp aldı Türkiye'nin 1903 - 1914 yılları arasında yaptığı 12 dl'?. borçlamadan en büyük dördü Almanya iledir.

Aşağıdaki cetvel, Alman sermayesinin Türkiye'ye yatırılan İngiliz sermayesini ne büyük bir hızla aştığını ve 'bu sermayenin, halifelik '\ülkesinde yayılmış Fransız sermayesini nasıl adım adım geriletmeye başladığını gösteriyor. Tüm Türk işletmelerine*

Fransa . . . . . . . . . . . . 902 893 000 Frank yüzde 53,55

İngiltere.................... 230 458 000 Frank yüzde 13,66

Almanya . . . . . . . . . 552 653 000 Frank yüzde 33, 77

yatırım yaptılar.


Alman sermayesi onbir yıl içinde bankalar ve de miryolları gibi bazı önemli «kumanda mevkilerini» ele geçirmesini bildi. Savaş arifesinde Fransa, İngiltere ve Almanya'nın ((etki ve denetim alanında» bulunan demiryolu uzunluğu şöyleydi :

Fransa . . . . . . . . . 2077 km. (550 238 000 Frank)

Britanya . . . . . . . . . 610 km. ( 114 693 000 Frank)

Almanya . . . . . . . . . 2565 km. ( 466 078 000 Frank)

1863 yılında kurulan Osmanlı Bankası, savaşa kadar geçen yillar boyunca Türkiye'de çalışır durumda
olan tek mali kuruluştu. Bu banka, tüm ülke yüzeyine . yayılmış şubeleri sayesinde Fransız - İngiliz etkisinin güçlü bir yöneticisi olmuştu. Ama Almanya, İngiliz ve Fransızların bu ileri karakolunda da hatın sayılır bir gedik açtı.

Türk hükümeti, emperyalist savaş döneminde Alman sermayesi dışında kalan tüm yabancı sermayeye el koydu. Alman sermayesi, tüm Osmanlı İmparatorluğu'nu tekeli altına aldı, tek hakim haline geldi. Ama yenilgiden ve 1918 ateş-kes anlaşmasının imzalanmasından sonra Alman istimlakçileri» galip İttifak Devletleri tarafından «istimlake» uğradılar. İngiltere, Fransa ve kısmen de İtalya, zaferleri sayesinde Türkiye'yi köleleştirmek ve onu sınırsız sömürü hırslarına kurban etmek için tüm olanakları kazanmışlardı. Ama bu anda, Boğazların ufuklarında, savaştan sonra Almanya'nın yerini alan Amerika belirdi. Amerikan sermayesi daha savaş sırasında Türkiye'de mali şebeke ağını örmeye başlamıştı.

Amerikan tüccarları güçlü rakiplerinin yokluğunu fırsat sayıp tüm ülkeye sağlamca yerleşmesini bildiler.

Amerikan petrolü Lazistan'a (Rize) ve neredeyse Batum'a kadar giriyor. Bütün Anadolu'yu, Amerikan şekeri, Amerikan makineleri, kimyasal maddeleri, manüfaktürü, hazır .giysileri, çuvallan vb. kaplıyor. Amerikalılar özellikle temel üsleri haline getirdikleri Samsun limanına iyice yerleştiler.

1913 yılında Rusya, Karadeniz kıyısındaki bu limandan 213,515,6 kuruş değerinde 405,308,5 kilo petrol ithal etti. Romanya ise, Samsun üzerinden 862.790 kuruşluk petrol ithal etti. 1913 yılında Amerika'nın ithalatı hemen hemen sıfırdı. Ama daha 1919 - 1921 yılları arasında Amerikan petrolü Anadolu pazarında tek satıcılık hakkına sahip olarak egemen oldlıl. İki Amerikan destroyeri 'Samsun , limanında sürekli nöbet bekliyor. Ama Türk eti yiyen tüm emperyalist. köpek balıkları arasında Fransız borsası, yukardaki cetvellerde de görüldüğü gibi hala birinci sıradadır. Fransa, Türkiye ye aşağı yukarı 3 milyar Frank yatırdı. Bu, Türkiye'ye yatırılan tüm yabancı sermayenin yüzde 60,31'ini oluşturmaktadır.

Taş kömürü ocaklarında, Osmanlı Bankasında, demiryollarında, tramvaylarda, limanlarda, bakır madenlerinde, yani her yerde Fransız sermayesi başrolü oynuyor. Bazı işletmelerde tekel durumuna geliyor. Fransa•nın bu yüzde 60,31'inin zaferi, Kemalin birliklerini İstanbul'a sevketti.

Ama Fransız borsasının sevinci kursağında kalmaktadır. Çünkü Amerikan sermayesi sistemli bir biçimde Anadolu'nun petrol yataklarına yaklaşmakta, ülkenin başlıca ulaştırma üslerine yerleşmekte ve hegemonyayı elinden koparıp almak amacıyla Fransa'yla şiddetli bir rekabet yürütmektedir.

Fransa, tüm Türk limanları, demiryollan ve Türkiye'nin zenginliklerinin sömürülmesi konusundaki ayrıcalıklan her ne pahasına olursa olsun elinde tutmaya çalışıyor. Amerika, petrol depolanm· Erzurum•a taşıyor ve demiryollarını eline geçirmek için şimdiden planlar hazırlıyor. Doymak bilmeyen gözlerini Mezopotamya ve Musul üzerinde gezdiren Amerikan yankisinde kendine yeni bir rakip gören İngiltere, çıldırtıcı, neredeyse ölümcül bir humma nöbeti geçirmeye başlıyor. İtalya ayrıcalık anlaşmaları yapıyor ve kendine önemli avantajlar sağlıyor. Türkiye üzerindeki emperyalist pazarlıklar her geçen gün artmaktadır.

Intrnatiooale Presse - Korresponde􀍇.
14 Kasım . . 1922, Sayı 218, s. 1554 . 15.55.
Blogger tarafından desteklenmektedir.