Header Ads

Header ADS

Öğretmenler Üzerine - Marksist Leninist Kuramın Benimsenmesi üzerine

 Kalinin

1.MARKSiST-LENİNİST KURAMIN BENiMSENMESi ÜZERİNE

Yoldaşlar, şimdi bizde Bolşevik Partisi tarihinin Marksizm-Leninizm ve devrimci kuramın öğrenilmesinden çok söz ediliyor. Başlıca sorun bu kuramın temelini kavramak, ondan pratikte yararlanmayı öğrenmek ve partimizin devrimci savaşlarının deneylerini özümsemektir.

"SBK(B) Partisinin Tarihi Üzerine Kısa Ders"i okurken onun içeriğinin derinliği, oradaki fikirlerin açıklığı, ele alınan konuların sadeliği karşısında heyecan duyuyordum. Fakat şimdi metinden aklıma hiçbir şey gelmiyor, hatırlamıyorum.

Ancak burada sorun salt hatırlamak değil, temelini anlamaktan ibarettir. Marksist-Leninist teori bir inanç simgesi, bir dogmalar  toplamı değil, bir eylem klavuzudur. Bazıları MarksizmLeninizm'in  benimsenmesi üzerinde fikir yürütürken: "derinleşmiş iş", "iyice derinleşmiş iş" ve benzeri şeyler söylemektedirler. 

Fakat şunu anlamak gerekir ki; Marksizm-Leninizm'de esas olan metin değil, onun özü, devrimci ruhudur. "Marksizm-Leninizm'i tümüyle benimsemek" derken, ne kasdediliyor? Bu nasıl anlaşılmalıdır? Bunu Marksizm-Leninizm'in sunduğu tüm bilgileri artık hazır hale gelmiş sonuçlar 
ve formüller olarak kelime kelime ezberlemek biçiminde mi anlamalı? Yoksa bunu Marksizm-Leninizm'in özünü benimseme ve bu teoriyi sosyal-siyasal ve özel hayatımızda eylem kılavuzu niteliğiyle uygulama becerikliliği olarak mı anlamalı?

İkincisi daha gerçek, daha doğru, daha önemli olmalıdır. Çünkü bu, Marksizm-Leninizm'in temelidir. "Marksizm-Leninizm'i benimseme" denildiği zaman bu, onu oluş halinde (dinamik) görmeyi öğrenmemiz demektir.

Marksizm-Leninizm'i herkes az çok öğrenebilir. Fakat onun özünü kavramak ve uygulamasını öğrenmek güç bir iştir.

Biz, siyasal savaşlara katılmış bir çok yaşlı işçi tanımaktayız.Acaba onlar Marksizm-Leninizm'i sizin kadar biliyorlarmıydı? Onların elinde "SBK(B) Partisinin Tarihi Uzerine Kısa Ders" yoktu ki! Onlar bu teoriyi sistematik olarak öğrenme konusunda çok az olanaklara sahiptiler. Belki de on kadar devrimci kitap okumuşlardı; hepsi bu kadar. Fakat onlar pratik hayatlarında Marksizm-Leninizm'i yeterince doğru olarak uyguluyorlardı. Bu teorinin bayrağı altında milyonlarca insan yürümüştür ve şimdi de yürümektedir. Bir çok işçi sosyal olaylara, siyasal hayata doğru olarak yaklaşmakta, şu ya da bu sorunun çözümünde Marksist-Leninist öğretiyi doğru olarak uygulamaktadır. Çünkü onlar, Marksist-Leninist teorinin devrimci temelini anladılar ve kavradılar.

Marksizm-Leninizm'i öğrenmek, onu salt biçimsel olarak öğrenmek demek değildir. Biz Marksizm-Leninizm'i, eskiden  kateşizmin öğrenildiği gibi, biçimsel olarak bilmek için değil; siyasal, sosyal ve kişisel tutumumuzu doğru olarak belirlemeye yardım eden bir yöntem, bir araç olması özelliği nedeniyle öğreniyoruz. Biz bunun hayatta en güçlü silah olduğu inancındayız.

Burada önümüze Marksizm-Leninizm'i pratik hayatta daha doğru bir biçimde uygulamayı nasıl öğrenmemiz gerektiği sorunu çıkmaktadır. Herşeyden önce ve hiç olmazsa genel çizgileriyle Marksizm-Leninizm'in teorik temellerinin bilinmesi gerekir. En azından genel çizgileriyle komünist partisi tarihinin bilinmesi gerekir. Onlar bir sorunu niçin başka türlü değil de o şekilde halletmişler; bunu yaratan çıkış noktaları nelerdir?

Çıkış noktamız neydi? Sonra neden daha elverişsiz siyasal koşullar altında II., III. ve IV. devlet Dumaları seçimlerine katıldık? Niçin? Buna benzer tüm sorunların (tarihte böyle sorunlar çoktur; çünkü savaşlarda çoktu) tahlili, Marksist-Leninist yöntemi uygulamada, yeni siyasal durumlarda  degişik sorunların çözümüne yaklaşımda, sorunları çagdaş koşullar altında çözmenin örneklerini oluşturmaktadır. ·

Kuşkusuz ki, bunlarla birlikte olagelen tüm degişimler, tüm degişen koşullar göz önünde bulundurulmalıdır. Bunun için Marksizm-Leninizm'in ögrenilmesinde başlıca şart, şu anda içinde bulundugumuz hayatın koşulları altındaki sorunların çözümüne yaklaşımda onun klavuzluğuna ihtiyaç duyulmasıdır.

Hayattan canlı bir örnek alalım: Orneğin, bir bayan ögretmen kocasından ayrılıyor. Böyle hir davranış karşısında insanların Marksist bakış açısından tutumları ne olmalıdır? Burada nasıl davranmalıdır? Bu türden bir sorun karşısında da Marksistçe dogru bir yaklaşım ve çözüm gerekir. En basit yaklaşım biçimi (ki, bu türden yaklaşım az ya da çok, ya da hiç olmazsa biçimsel olarak dogrudur) şöyledir: Bu, siyasetle ilgisi olmayan özel bir iştir. Fakat bu olay nede olsa duyulmuştur. Oğrenciler ondan söz etmekte, köyde konuşulmakta, ögretmenin otoritesi sarsılmaktadır. Bu sorunun onlara akıllıca anlatılması zorunludur. Gördüğünüz gibi, bazen günlük yaşama ilişkin özel bir sorun bile sosyal-siyasal bir olay haline gelebiliyor. Hayatta hergün sonu gelmez olaylar olup bitmektedir. Onemli olan, bu olayların dogru çözüm yolunu bulmak ve bunlara karşı Marksist görüş açısından yaklaşabilmektir.

İşte bir Marksist, kendisini burada belli etmektedir. 

Öyle ya, Marksizm-Leninizm bize şu ya da bu sorunu çözümleme olanagı veren bir anahtardır. O, sadece sorunlara dogru olarak yaklaşma ve çözme konusunda olanaklar sağlar, çözmez. Ancak bu, hayattaki tüm olaylar için hazır bir reçete degildir. Gerçek Bolşevik-Marksistin kim olduğu, ezbercinin ve metinlere saplananın kim oldugu özellikle gündelik yaşama ilişkin sorunların çözümünde, bunlara yaklaşımda kendini gösterir.

Marksizm-Leninizm'i gerçekten benimsemiş ve bu teoriyi pratik sorunların çözümünde uygulamayı başaran insanlar vardır. Fakat bilgiççe metinlerle bir patates çuvalı gibi tıklım tıklım dolu olduğu halde bu bilgilerini pratikte uygulayamayan  insanlar da vardır. Bu gibi insanlar herşeyi ezberden anlatabilir, kendilerince ders de verebilirler. Fakat onlara okulunuzda yaşadığınız· bir takım olayları -örneğin bir babanın çocuğunu dövdüğünü- anlatır ve bu somut olay karşısında nasıl davranılması gerektiğini sorarsanız, adeta dillerini yutarlar.

Bir öneride bulunsalar, bir sürü aklarmalara da başvursalarda, bunların Marksizm-Leninizm'in ruhuna uymayan oportünistçe şeyler olduğu görülür. Oportünizm kendisini her zaman yalnızca Matksizm-Leninizm'in doğrudan doğruya inkarlarıyla göstermez. Bazen metne düşkünlük, kurama dogmatik
olarak yaklaşmakta oportünizmdir.

Demek ki; pratik sorunların, Marksizm-Leninizm'in özünü gerçekten benimseme temeline göre çözümlenmesi bolşevizmin ölçütüdür. 

Metni öğrenmek, onu yalnızca lafzen olarak öğrenmektir.

Okul, çocuklar için henüz hayatın bizzat kendisi değil de,yalnızca okul olduğu gibi; Marksizm-Leninizm'in öğretim kurumlarında,çeşitli açık oturum ve seminerlerde, bağımsız ularak okunınası vs. de, yani tüm bunlar yalnız okumadır. Bu tür çalışmalar sayesinde insan Marksizm-Leninizm'le yalnızca kitabi olarak tanışır. Fakat sosyal hayata, siyasal eyleme atılıp, bu yöntemi bilinçli olarak uygulaması gerekince, o zaman iş tümüyle değişir.

Özellikle hayatın hergün karşılaşacağımız sorunlarını pratik biçimde çözmede, Marksizm-Leninizm kendini göstermekte, onun başlıca karakteri bu alanda biçimlenmekte, gerçek Marksist-Leninist kendini özellikle burada ortaya koymaktadır. Başlıca ölçü, seminerlerle ilgilenmekten ya da ders dinlemekten ibaret değildir. Bunlar ancak yardımcılardır. Esas ölçü, insanlarla tartıştığımız, halkla konuştuğumuz ya da yaramaz öğrenci hakkında karar aldığımız zaman ortaya çıkacaktır.

Fakat alınacak karar ne olmalıdır: Çocuğa iki ya da üç anlayışlı mı davranmalı?

İşte Marksizm-Leninizm'in en temel ölçütü özellikle bu gibi sorunların çözümünde kendini gösterecektir. Mühendis ya da teknik elemanın zavottaki işi, teknik bilgisini ve deney birikimini uygulamak; öğretmenin okuldaki işi, pedagoji bilgisini uygulamak olduğu gibi; Marksizm-Leninizm'de, teori ve pratiğin insan hayatına uygulanan canlı ve organik bir niteliğidir.

Böylece siz, bu konuşma süresi içinde ne demek istediğimi anladınız sanıyorum. Ben, Marksizm-Leninizm'in benimsenmesi için bu kuramın formüllerinin ve sonuçlarının öğrenilmesinin kesinlikle yeterli olmadığını ve hatta bunun için özünü benimsemenin de yeterli olmadığı konusundaki düşüncemi açıklamak istiyorum. Marksizim-Leninizm'i gerçekten benimsernek için bu kuralından pratik sorunların çözümünde de yararlanmayı, biraz daha ileriye gidilecek olursa, aynı zamanda bu teoriyi birikmiş deney ile zenginleştirmeyi deneyleri genelleştirme başarısını göstermeyi, yani onu geliştirmeyi ileri doğru götürmeyi de öğrenmek gerekli. İşin , en güç yanı da budur. ·

"SBK(B) Partisi'nin Tarihi Üıerine Kısa Ders" görünüşte çok popüler bir biçimde yazılmıştır. Fakat okuyucudan çok büyük bir çalışma istemektedir. Orada Marksizm-Leninizm'in tüm temelleri en yoğun bir biçimde anlatılmıştır.

Okuduğun zaman her satır üzerinde düşünmen gerekir. Ezberlemen değil, düşünmen gerekir. Sorun, Marksizm'i pratiği ile ögrenmekten ibarettir ve bizim de bunu öğrenmemiz gerekir.

Oyleyse nasıl öğrenelim? Tarihi örnekleri, hem de karşılıklı ilişkiler ve fikir alış-verişleriyle öğrenelim.

Burada bireysel eğitim kurumlarına sahip olmamızın iyi bir şey olacağından söz edildi. Bu isteği tümüyle anlıyorum.

Bu kurumların herşeye rağmen fikir alış-verişine olanak sağladığı bir dereceye kadar doğrudur. Fakat size bireysel eğitim yapan kurumlar kurmayacağımızı kim söyledi? Bunu nereden çıkardınız? Parti Merkez Komitesi'nin 14 Kasım 1938 tarihli kararnamesini okuyun. Orada bu eğitim türü Marksizm-Leninizm'in ögrenilmesinde zorunlu bir sistem olarak öngörülmüştür.

Burada bir kadın yoldaş onların okulunda yedi ögretmenin bagımsız olarak çalıştıgını söyledi. Sizin, "Bir hafta sonra şu sorunlar hakkında hazırladıgım raporu okuyacagım. Bu raporu incelemek isteyenler toplantıya buyursun." derneoize kim engel olur? Acaba engel olan var mıdır?

Eger Marksistsen hayattaki her olaya karşı somut yaklaşman gerekir. Ve kuşkusuz ki; karşılıklı incelemeler sayesinde soruna daha dogru bir yön verebilirsin. Herhangi bir şey okudugunuzda onun bir, iki ya da üç yanını kavramışsınızdır, dördöncüsünü ise kavrayamamışsınızdır. Daha sonra dördüncü yanını da kavramış olabilirsiniz: Ancak bu arada bunun, kare degil de küp oldugu, altı yanı oldugu anlaşılmıştır. Bir konuyu degişik kişilerle inceleyip tartışmak, konuyla ilgili düşünceleri netleştirmekte ve zenginleştirmektedir.

Tartışmaların zorunlu oldugunu söylüyorsunuz. Fakat size engel olan kim? Beş-altı kişi biraraya gelmişsiniz, iyi ya!

Bu kadar kişi kendi aralarında esaslı biçimde tartışabilirler. Size engel olan kim? Üstelik bir de rapor yazıyorsanız, size açıkça söylemek zorundayım ki, sorunu herhangi bir derste ögrenmekten beş kez daha iyi ögrenebilirsiniz. Çünkü rapor yazmak için her sözcük, her fikir üzerinde düşünmek, şu ya da bu kaynaga bakmak gerekir. Rapor yazarken birkaç ders dinlemeye oranla çok daha fazla sorunu işleyeceksinizdir.

Dersi kavramanız birçok şeye, konuşmacının nasıl olduğuna, ruhsal durumunuza baglıdır. Belki de ders sırasında arkadaşinızla konuşmuşsunuzdur. Siz de bilirsiniz ya, çogunlukla derslerin dörtte üçü su, dörtte biri ise yararlı bilgidir. (Gülüşmeler) Biz ne yazık ki, dersleri gerektigi gibi sıkıp suyunu sözmeyi başaramıyoruz. Onun gerçekten de sıkılıp süzülmesi zorunludur.

Fakat yine de tümüyle sıkıp süzemezsiniz. Derslerin karşısında oldugumu sanmayın. Kendiliginden anlaşıldığı gibi ders, çok önemli bir eğitim biçimidir. Ben yalnızca sizi bagımsız çalışmaya yöneltiyorum. Bu ·çalışma sizi derslere girmeye ve onları dikkatle dinlemeye zorlayacaktır.

Bireysel eğitim çalışmalarına karşı nasıl davranalım? Görüyorsunuz ya bu tür eğitimin bir çeşit sınırlılık yanı var. "Bireysel eğitim" adının kendinde bir sınırlılık belirtisi var. Fakat bununla kolektif inceleme değiştiriliyar mu? Hayır, değiştirilmiyor ve kötülenmiyor. Kollektif inceleme esas yöntem olan bağımsız öğrenme ile birleştirilmelidir. Evde hazırlan, · seminerde, toplantıda rapor oku ve rapor üzerine tartışmayı alevlendir. Yapay bir tartışma alevlendirmekle kalma, öyle yap ki, herkes söz konusu sorun hakkında gerçek fikrini söylesin ve hiç kimse düşündüğünü söylemekten çekinmesin.

Eğer bu raporda biraz olsun kişisel düşünce varsa, orada sıcak tartışmalar olacağından hiç kuşku duymam. Bu tartışmalardan, Puşkin hakkında bile olsa, olağanüstü bir Marksizm- Leninizm dersi çıkabilir.

Marksizm-Leninizm'in öğrenilmesinden söz edilirken çoğunlukla yalnız Marx, Engels, Lenin, Stalin'in kitaplarının okunmasının şart olduğu düşünülmektedir. Aslında yalnızca Marksist eserlerin okunması yeterli değildir. Önemli olan, her kitabın Marx, Engels, Lenin, Stalin gözü ile okunmasıdır. Çernişevski'yi okuyoruz diyelim. Onun çeşitli biçimlerde okunması mümkündür. Geçen yüzyılın altmışıncı-yetmişinci yıllarının ilerici liberal okuyucusu onu kendine göre okuyordu.

Biz ise Marksist-Leninist olarak kendimize göre okumaktayız. Elbette ki, bizim Çernişevski'yi anlayışımız farklı olacaktır. Onun eserleri hakkında rapor hazırlarken, çözümlerken, tartışma ve karşılıklı fikir alış verişi alevienirken Mark- sizm-Leninizm'i daha iyi benimsersin. Tartışmalarda kendi dilinle, kendi sözcüklerinle konuşman gerekir. Bizim kendimize özgü dilimiz olmalıdır: İnsanların tartışması gerekir; hem de yapay olarak değil, esaslı olarak, yeni iş "dayağa" kadar olmasa da hiç olmazsa ciddi ve sıcak saldınlara dek varmalıdır.

İşte sorunun böyle ele alınması gerekir. Marksizm-Leninizm'le tanışmaya en iyi biçimde özellikle böyle bir çalışma yöntemi ile ulaşılabilir.

Sizin Marksist metinleri benden iyi bildiğiniz kanısındayim, bundan eminim. Sizinle birlikte sınava girmiş olsaydım metinler yüzünden başarısızlığa uğrardım. Fakat sorunlara sizden daha çabuk bulacağıma da güveniyorum, Çünkü kuramsal tartışmalarla zenginleşmiş uzun bir deneye, pratiğe sahibim ki, bunlar benim duygularımı güçlendirmişlerdir. Doğru olmayan bir formül ortaya atılınca, düzmece olanı hissediyorum. Böylelikle bende kuramsal tartışmalar ve saldırılada işlenmiş yeni bir duygu oluşmuştur, ve bu bana dikkatli olmayı öğretmiştir. Bu nedenle tartışmadan korkmamak, insanları ona alıştırmak gerekir. Düşünceleriniz ve diliniz ancak böyle gelişecektir. Her gerçeğe uygun olmayan sunuş, her doğru olmayan formül üzerinde sizinle tartışacaklarını bildikçe, siz doğru çözüm yollarını daha dikkatli olarak aramaya başlayacaksınız.

Bu nedenle, eğer Marksizm-Leninizm'i anlamak ve bu teoriyi benimsemek isterseniz, bağımsız araştırma temeline dayanan raporlar, incelemeler ve tartışmalar size büyük yararlar sağlayacaktır. Bağımsız öğrenme Markszim-Leninizm'in benimsenmesinde temel yöntemdir.
Blogger tarafından desteklenmektedir.