26 Temmuz 2017

HALK DEMOKRASİLİ DEVLETİN VE HALK DEMOKRASİSİNİN KARAKTERİ

HALK DEMOKRASİLİ DEVLETİN VE HALK DEMOKRASİSİNİN KARAKTERİ, ROLÜ VE PERSPEKTİFLERİ

Dimitrov

Seçtiğimiz dürüst yoldan, sosyalizm yolundan, tamamiyle emniyetle yürüyebilmemiz için, halk de­mokrasisi ve halk demokrasili devletin karakter, rol ve perspektifleri meselelerine tam bir açıklık ver­mek lazımdır. Bu hususta bizim şimdiye kadar mev­cut bazı anlayışlarımızı tamamlamamız, şimdiye ka­dar elde ettiğimiz tecrübelerin hesabıını vererek, memleketimiz için ve bilindiği gibi diğer halk de­mokrasili memleketler için de yeni olan bu bileşik mesele üzerinde en yeni delilleri gözönüne alarak bazı anlayışlarımızı da düzeltmemiz lazım gelir.

Bu mesele kısaca neden ibarettir?

Birincisi: Halk demokrasisi ve halk demokra­sili devlet, bilindiği gibi, Alman faşist kuvvetlerinin hezimeti neticesinde, İkinci Dünya Savaşında Sov­yetler Birliği'nin zaferi ve işçi sınıfının önderliği ile, milli kurtuluş, bağımsızlık uğrunda halk kitleleri tarafından yürütülen ve Doğu Avrupa ile Güneydo­ğu Avrupa memleketlerinden birçoğunun emperya­list sisteminden kopmasına götüren savaş sonucun­da mümkün oldu.

Halk demokrasisinin ve halk demokrasili dev­letin karakteri en önemli dört özellik taşımaktadır:

a) Halk demokrasili devlet işçi sınıfının önder­liği altında, emekçilerin, yani halkın büyük çoğun­luğunun, bizzat egemenliği demektir. Bu, herşeyden önce, kapitalistler ve büyük çiftlikler egemenliğinin yıkılmış ve işçi sınıfının önderliği altında kasaba ve köy emekçileri egemenliğinin kurulmuş olduğu; bugünkü toplumun en progresif sınıfı sıfatiyle, işçi sınıfının, devlet idaresinde ve sosyal hayatta önderlik rolü oynamakta olduğu; ikinci olarak da, sö­mürücü elemanlara karşı kapitalist rejimini ve bur­juvazinin egemenliğini diriltmek gayesi güden bü­tün teşebbüs ve eğilimlere karşı, emekçilerin yü­rüttüğü savaşta devletin bir araç olarak hizmette bulunduğu demektir.

 b) Halk demokrasili devlet, memleketin sosya­lizm yolundaki gelişmesini sağlamak amacını güden geçici bir devrenin devletidir. Bu, kapitalistler ve büyük çiftlikçiler egemenliğinin yıkılmış ve bu sı­nıflara ait emlakin halk malına çevrilmiş olmasına rağmen, kapitalizmin ekonomik kökleri henüz tas­fiye edilmemiştir, kapitalist elemanlar, kapitalist esaretini canlandırmak hevesinde hala kalmıştır ve gelişmektedir demek oluyor. Bu sebeple, sosyaliz­me doğru ilerleyiş kapitalist elemanlara karşı ve onların tamamiyle ortadan kaldırılmasını kasteden amansız bir sınıf savaşı yürütülmesiyle mümkün olacaktır.

Halk demokrasili devlet, ancak sosyalizm yolun­dan ayrılmadan ileri gitmek sayesinde sağlamlaşabi­lir ve tarihi ödevini yapabilir. Eğer halk demokra­sili devlet, sömürücü sınıflara karşı mücadeleden vazgeçseydi, kapitalist elemanları boğmaktan ve yerlerinden çıkarmaktan vazgeçseydi, bu takdirde onlar mutlaka üstünlük elde eder ve o zaman yal­nız halk demokrasisinin temellerini sarsmakla kal­maz, onu mahva da sürükliyebilirlerdi.

c) Halk demokrasili devlet, sosyalizmi ilk uygu­layan Sovyetler Birliği ile ışbirliği ve dostluk ha-vası içinde kurulmaktadır. Memleketimizin emper­ yalizm prangalarından kurtuluşu ve halk demokra­sili devletin kuruluşu, nasıl faşist Almanya ve onun müttefiklerine karşı savaşta Sovyetler Birliği'yle olan dayanışmamızla mümkün olduysa, halk demok­ rasimizin ilerdeki gelişmesi de, memleketimiz ile Sovyet devleti arasında sıkı münasebet ve işbirliği, karşılıklı yardım ve dostluk sayesinde mümkün olabilir. Sovyetler Birliği ile işbirliğini zayıflatmak maksadı güden her eğilim, memleketimizde halk demokrasisinin varlığı temeline karşı yöneltilmiş­tir.

d) Halk demokrasili devlet, demokratik, anti­ emperyalist cepheye bağlıdır. Yalnız, tek demokratik anti-emperyalist cepheye katılmak suretiyledir ki, her halk demokrasi memleket, emperyalist kuv­ vetlerin saldırganlığına karşı, egemenlik, bağımsızlık ve güvenliğini koruyabilir.

İkincisi: Saldırgan faşist devletlerinin askeri hezimeti durumu, kapitalizmde genel buhranın şid­detle keskinleşmesi, sosyalist ülkelerin gücünün art­ ması şartları içinde ve Sovyeller Birliği ile halk de­ mokrasili devletler arasında sıkı bir işbirliğinin varlığı sayesinde, memleketimiz için olduğu gibi, diğer halk demokrasili memleketler için de, Sovyet reji­ mi kurmadan, halk demokrasili rejim vasıtasiyle bu rejimin takviyesi, gelişmesi ve bütün halk demokrasili memleketlere dayanmak şartiyle kapitalizmden sosyalizme geçilmesi imkanlarına yol açılmış oldu. 

Üçüncüsü: İşçi sınıfının önderliği altında emek­çilerin egemenliğini temsil eden halk demokrasisi rejimi, tecrübelerin gösterdiği gibi, belli bir tarihi durum içinde, kapitalist elemanları tasfiye etmek ve sosyalist ekonomiyi kurmak için, başarıya ulaşmalıdır. Halk demokrasisi reJımı, devrilen kapita­ listlerin ve büyük çiftlikçilerin direnişini kırabilir ve kapitalin hakimiyetini geri getirmek teşebbüsle­ rini boğarak tasfiye edebilir. 

Endüstri kuruculuğunu halkın mülkiyeti ve planlı ekonomi esaslan üzerine kurabilir. Halk demokrasisi rejimi, kasaba ve küçük burjuvazinin ve orta halli köylülerin tereddü­ dünü altetmeğe, köydeki kapitalist elemanları yen­ meğe ve sosyalizme geçişin kesin savaşında, emekçi tabakaları işçi sınıfı etrafına toplamayı başaracak­tır.

Kapitalist elemanlarını halk ekonomisinden kov­mak hedefini güden bu hattı yürütürken halk de­mokrasisi. rejiminin değişikliğe uğrayacağı şüphe­ sizdir. İşçi sınıfının yönetmenliklerinin, idari ve sos yal hayatın bütün alanlarında daimi surette sağlamlaştırılması, kulaklarla ve onların yardakçılariy­ le mücadelenin çetinleştiği devrede, köyde eleman­ ların da toplanması zorunludur. 

Sınıf düşmanlarının tahdit ve tasfiye edilmesi için bir araç olarak, halk demokrasisi rejiminin sağlamlaşması ve ıslahı gerekmektedir.
Dördüncüsü: Halk demokrasili memleketler ve bu arada bizim memleketimiz, iç ve özellikle dış düşman kuvvetlerine karşı savaştan geri durmıya­rak, sosyalizm yolunu tutmuş bulunuyorlar. Haliha­ zırda bu memleketlerde, sosyalizmin kurulması için gereken şartları yaratmak, memleketimizde geleceğin sosyalist toplumunun ekonomik ve kültürel temellerini kurmak için çalışılmaktadır.

İşte bugünkü merhalede, halk demokrasisinin ve dolayısiyle işçi sınıfının ve onun başında olan Partinin ana ödevi budur.

Bu ödev, bir sıra önemli ve ayn ayrı görevleri kucaklar ki, bunlar arasında bizde kesin önem taşı­
yanlar şunlardır:

a) Başta Parti olduğu halde, idari, iktisadi, sosyal, siyasi ve kültürel hayatın bütün alanlarında, iş­çi sınıfının yönetmenlik mevzilerini daimi surette sağlamlaştırmak;
b) İşçi sınıfının önderliği altında, işçi sınıfı ile emekçi köylünün ittifakını sağlamlaştırmak;
c) Halk ekonomisinin sosyal alanında ve özel­ likle büyük endüstride gelişmeyi hızlandırmak;
d) Peyderpey tahdit edilmeleri, daha sonra sı­ radan çıkarılmaları ve tasfiye edilmeleri siyaseti yo­ lunda, köydeki sömürücü kapitalist elemanların köy ekonomisinden sürülüp çıkarılmaları şartlarını ha­zırlamak;
e) Köylünün ana tabakaları arasında, üretim kooperatiflerini her bakımdan geliştirmek, Makine Traktör İstasyonları yolu ile köy ekonomisi maki­neleri hizmeti, kredi, ödünç tohum v.d. vermek şeklinde, küçük ve orta halli köylüye devlet yardı­ mı yaparak onların işçi sınıfı ile ittifaka ilgisini art­ tırmak, kooperatiflerin köy işletmelerinde ortak çalışmanın üstünlüklerini açıkça göstermek suretiyle kendilerini ikna etmek ve onları kapitalist elemanlara karşı terbiye etmek.

Toprağın millileştirilmesine gelince, bu mese­ le bizim şartlarımız içinde Emek Ziraat Kooperatif İşletmelerinin gelişmesi için pratik bir önem taşı­ maz fikrindeyiz; yani toprağın millileştirilmesi, köy işletmelerimizin gelişmesi ve makineleştirilmesi için mutlak bir şart olarak belirmiyor.

Beşincisi: Bundan başka, halk demokrasisi ve halk demokrasili devlet, enternasyonalizm lehinde­dir. Milliyetçilik, halk demokrasisi ile bağdaşamaz; çünkü milliyetçilik, kapitalizmin ve kapitalist irticasının aletidir. Partimiz, memleketimizin bağımsız varlığını, başarısı ve sosyalizme doğru ilerlemesi garantisini, enternasyonalizmde, milletlerarası işbir­ liğinde görmektedir.

Biz, emekçileri proleter enternasyonalizmi ve yurduna sadakat ruhu, yani gerçek vatanseverlik ruhu 
ile terbiye etmeğe mecburuz.

Proleter enternasyonalizmi ve yurduna sadakat ruhunda terbiye, herşeyden önce, halk demokrasilerinin milletlerarası irticaa ve emperyalizme ait saldırgan kuvvetlerin tecavüzüne karşı mücadelesin­ de sağlamca birleşmiş olan tek cephenin kesin öne­ mi hakkındaki şuuru geliştirmek ve takviye etmek demektir. Halkımızın bütün geleceği, bir taraftan sosyalistlerin gücüne; diğer taraftan ise, bir kapi­talist istilası ihtimali karşısında halkımızın ortak savaşta kendine düşen ödevi şan ve şerefle yerine getirme hazırlığı ve kabiliyetine bağlıdır.

Bununla beraber, proleter enternasyonalizmi ruhunda terbiye, sosyalist partilerin faaliyetlerinde tam işbirliğinin önemi hakkındaki şuurun da geliş­mesi ve takviyesi demektir. Çünkü sosyalist partileri için, hareket ve faaliyet hususunda bir tek Mark­ sizm-Leninizm kuramı vardır; siyasetlerinde bir tek maksada yönelmek gayesi vardır; milletlerarası iş­çi harekatının öncü partisi olan Lenin'in partisi vardır.

Biz bütün başarılarımızın en önemli şartı olarak, Partinin, işçi sımfınıın, emekçi köylünün, bü­tün emekçi aydınların, bütün emekçi halkın, işte bu ruh ile yorulmadan ve açıkça terbiye edilmele­rinin gerekli olduğunu hesab ediyoruz.

Çevirenler :
Sulhi Dönmez
Sahir Ertan

HALK CUMHURİYETİNE DOĞRU - Bulgaristan