29 Mayıs 2017

İŞÇİ SINIFI VE SAVAŞ

Lenin: Sosyalizm ve Savaş 

Rusya'da hükümet ile burjuvazinin şovenizm mikrobunu bulaştırmadıkları tek sınıf proletarya oldu. Savaşın başlangıcındaki taşkınlıklara ancak işçi sınıfının en geri unsurları katıldı. Moskova'da Alman aleyhtarı ayaklanmada işçilerin oynadığı rol, epeyce abartılmıştır. Genellikle ve bütünüyle Rus işçi sınıfı, şovenizme karşı bağışıklığı olduğunu ortaya koydu. 


Bu, ülkedeki devrimci durum ve Rus proletaryasının genel yaşam koşullarıyla açıklanabilir. 
1912-1914 yılları, Rusya'da yeni ve büyük devrimci çalkalanmaların başlangıcına tanıklık eder. Dünyanın henüz görmediği ölçüde büyük bir grev hareketine yeniden tanık olduk. 1913'teki devrimci yığın grevine katılanların sayısı en az yarım milyondur. Bu rakam, 1914'te iki milyonu aştı ve 1905 düzeyine yaklaştı. Savaşın öngününde St. Petersburg'da işler, ilk sokak çarpışmalarına kadar geldi dayandı. 

Giz1i Rus Sosya-Demokrat Işçi Partisi, Enternasyonale karşı ödevini tam olarak yaptı. Enternasyonalizmin (sayfa 34) bayrağı onun ellerinde dalgalandı. Partimiz, oportünist gruplarla ve unsurlarla uzun süre önce örgüt olarak ilişkilerini kesmişti; ayakları oportünizm ile ve, "ne pahasına olursa olsun yasaların dışına çıkmama" bağları ile bağlı değildi; bu durum devrimci ödevini yerine getirmede ona yardımcı oldu; tıpkı Bissolati'nin, oportünist partisinden ayrılan İtalyan yoldaşlara yardımcı olduğu gibi.

Ülkemizdeki genel durum "sosyalist" oportünizmin işçi yığınları arasında kök salmasına elverişli değildir. Rusya'da oportünizm ile reformizmin her türünü aydınlar katmanı ile küçük-burjuva vb. arasında görebiliriz, ama politik bakımdan etkin işçi katmanları arasında, bu, önemsiz denecek kadar azdır. Ülkemizde ayrıcalıklı işçi ve masa memuru katmanı çok ince bir katmandır; yasalara uyma fetişizmi burada yaratılamaz. Tasfiyeciler (Akselrod, Potessov, Çerevanin, Maslov ve ötekilerin yönetimindeki oportünist parti) savaştan önce işçi yığınları arasında ciddi bir destekten yoksundu. Dördüncü Devlet Dumasına yapılan seçimler, tasfiyeciliğin karşısında olan tam altı işçi millet vekilinin seçilmesiyle sonuçlandı. Petrograd'da ve Moskova'da legal olarak basılan işçi yayınlarının dağılımı ve bu yayınlar için toplanan paralar, sınıf bilincine varmış işçilerin beşte-dördünün oportünizm ve tasfiyeciliğe karşı olduğunu yadsınmayacak bir biçimde tanıtlamıştır. 

Savaşın başından beri çarlık hükümeti, bizim gizli Rus Sosyal-Demokrat İşçi Partisinin üyesi olan binlerce vasıflı işçiyi tutukladı ve sürgüne gönderdi. Bu durum, ülkede sıkıyönetimin ilanı, gazetelerimiz üzerindeki baskı ve benzeri nedenlerle birlikte, hareketi geriletti. Ama gene de partimiz, gizli devrimci faaliyetini sürdürmektedir. Petrograd Parti Komitesi, gizli bir gazeteyi, Proletarski Golos'u[13] yayınlamaktadır. Yabancı bir ülkede yayınlanan Merkez Organı Sosyal-Demokrat'ın makaleleri Petrograd'da tekrar basılıyor ve (sayfa 35) öteki kentlere gönderiliyor. Bildiriler gizlice basılıyor ve asker kışlalarına bile sokulabiliyor. Kent dışında gözden ırak yerlerde gizli işçi toplantıları yapılıyor. Son günlerde Petrograd'da metal işçilerinin büyük bir grevi başladı. Bu grevlerle ilgili olarak Petrograd Parti Komitemiz işçilere birkaç çağrı yayınlamıştır.

DEVLET DUMASINDA RUS SOSYAL-DEMOKRAT İŞÇİ GRUBU VE SAVAŞ

1913'te, Devlet Dumasındaki sosyal-demokrat milletvekilleri arasında bir bölünme oldu. Bir yanda, Çheydze'nin başı çektiği oportünizmi destekleyen yedi kişi vardı. Bunlar, işçi sayısı ancak 214.000'e ulaşan ve proleter olmayan yedi eyaletten seçilmişlerdi. Öte yanda, işçi sayısı 1.008.000 olan Rus sanayi merkezlerinde hepsi de işçi seçmenler tarafından seçilen altı milletvekili vardı. 

Bölünmenin ana nedeni, devrimci marksizm taktiği mi, yoksa oportünist reform taktiği mi? sorunuydu. Uygulamada, anlaşmazlık, parlamento dışında yığınlar arasındaki çalışma alanında kendini göstermişti. Rusya'da, eğer bu işi yapanlar devrimci bir zemin üzerinde kalmak istiyorsa, işin gizli yapılması gerekiyordu. Çheydze grubu, illegal çalışmayı reddeden tasfiyecilerin sadık bir müttefiki idi ve bunları işçilerle yaptıkları konuşmalarda ve mitinglerde savunuyordu. Bu yüzden de bölünme oldu. Altı milletvekili Rus Sosyal-Demokrat İşçi Grubunu kurdular. Bir yıllık çalışma, Rus işçilerinin büyük bir çoğunluğunun bu grubu desteklediğini yadsınmaz biçimde tanıtladı. 

Savaşın başlangıcında, iki grubun tutumu arasındaki ayrım, apaçık ortaya çıktı. Çheydze grubu kendini parlamento çalışmalarına verdi. Savaş harcamaları için oy vermedi; eğer verseydi, işçiler arasında kendisine karşı büyük bir öfkenin doğacağını biliyordu. (Rusya'da, küçük-burjuva Trudoviklerin bile savaş harcamaları lehine oy kullanmadıklarını (sayfa 36)gördük.) Ama bu grup, sosyal-şovenizme karşı ağzını açıp da tek söz söylemedi. 

Partimizin politikasını benimseyen Rus Sosyal-Demokrat İşçi Grubu ise böyle hareket etmedi. Savaşa karşı protestoyu işçi sınıfının derinliklerine kadar yaydı; Rus proletarya yığınları arasında anti-emperyalist propagandayı yönetti. 

İşçiler arasında büyük bir sempatiyle karşılanan bu tutum, hükümeti öylesine korkuttu ki, hükümet, kendi yasalarını ayaklar altına alarak, milletvekili arkadaşlarımızı tutuklamak ve Sibirya 'ya sürgüne göndermek zorunda kaldı. Yoldaşlarımızın tutuklandığını bildiren ilk resmi bildiride çarlık hükümeti şöyle diyordu: 

"Çalışmalarının amacı, gizli bildiriler ve sözlü propagandalar yoluyla yığınları savaş aleyhine tahrik ederek Rusya'nın askeri gücünü sarsmak olan sosyal-demokrat kuruluşların bazı üyelerinin tutumu, bu bakımdan başkalarından tamamen farklıydı."


Vandervelde'nin, çarlığa karşı savaşımın geçici olarak durdurulması konusundaki ünlü çağrısına -çarın Belçika elçisi Prens Kudaşev'in yeni açıklamalarından, Vandervelde'nin bu çağrıyı tek başına değil, çarın adı geçen elçisiyle birlikte kaleme aldığı anlaşılmıştır-, yalnız bizim partimiz, Merkez Komitesi aracılığı ile olumsuz yanıt vermiştir. Tasfiyecilerin yönetildiği merkez, Vandervelde ile anlaşmış ve "çalışmalarında savaşa karşı çıkmayacağını" basında resmen açıklamıştır. 

Çarlık hükümetinin milletvekili yoldaşlarımıza karşı başlıca suçlaması, Vandervelde'ye verilen bu olumsuz yanıtı işçiler arasında yaymak olmuştur.


Mahkemede çarlık savcısı Bay Nenarokomov, yoldaşlarımıza, Alman ve Fransız sosyalistlerini örnek olarak göstermiştir. "Alman sosyal-demokratları" demiştir savcı "savaş harcamaları lehinde oy kullanmışlar ve hükümetin (sayfa 37) dostu olduklarını tanıtlamışlardır. İşte Alman sosyal-demokratları böyle hareket ettiler, ama Rus sosyal-demokrasisinin şövalyeleri böyle davranmadılar. ... Belçika ve Fransa sosyalistleri öteki sınıflarla kavgayı, parti çekişmelerini hep birlikte unutmuşlar ve bayrak çevresinde birleşmekte duraksamamışlardır.". Ama savcı, Rus Sosyal-Demokrat İşçi Partisi üyelerinin, Parti Merkez Komitesinin emrini yerine getirerek, bu şekilde hareket etmediğini de sözlerine eklemiştir.


Mahkemede, partimizin proleter yığınları arasında yürüttüğü yoğun ve gizli, savaş karşıtı çalışmalarının etkileyici bir manzarası gözler önüne serilmiştir. Şurasını söylemeye gerek yoktur ki, çarlık mahkemesi, yoldaşlarımızın bu alanda giriştikleri faaliyetlerin hepsini de "ortaya" çıkaramamıştır; ama ortaya çıkarılanlar bile birkaç ay içinde nelerin yapılabildiğini göstermeye yetmiştir. 

Grup ve komitelerimizin savaşa karşı ve uluslararası taktikler kullanılması için yayınladığı gizli bildiriler mahkemede açıklandı. Bütün Rusya'daki sınıf bilinci olan işçilerden RSDİP [Rus Sosyal-Demokrat İşçi Partisi] üyelerine gizli bağlar uzanmış ve parti üyeleri, savaşı, marksizm açısından değerlendirmede işçilere yardım etmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır. 

Harkov eyaleti işçi milletvekili Muranov yoldaş mahkemede şöyle demiştir: 
"Halkın beni Devlet Dumasına, meclisin koltuklarını aşındırayım diye göndermediğine inandığımdan, işçi sınıfının duygularını öğrenmek için ülkeyi dolaştım." Muranov, mahkemede, partimizin gizli ajitatörlük görevini yüklendiğini, Urallar'da, Verkneysetski işyerlerinde ve başka yerlerde, işçi komitelerini örgütlediğini kabul etmiştir. Mahkeme, savaşın çıkması üzerine RSDİP üyelerinin propaganda amacıyla hemen hemen bütün Rusya'yı dolaştıklarını, Muranov'un, Petrovski'nin, Babayev'in ve diğerlerinin (sayfa 38) savaş aleyhinde kararların kabul edildiği birçok işçi toplantılarını düzenlediklerini göstermiştir. Çarlık hükümeti yargılananları idam etmekle tehdit ediyordu. Bu yüzden, yargılamada bütün üyeler Muranov yoldaş gibi cesur davranmadılar. Bunlar, çarlık savcısının kendilerini mahkum ettirmesini güçleştirmek istiyorlardı. Rus sosyal-şovenleri, şimdi, şu sorunun özünü gözden kaçırmak için bu olayı adice istismar ediyorlar: işçi sınıfına ne tür bir parlamentarizm gerekli? 

Parlamentarizmi, Südekum ile Heine, Sembat ile Vaillant, Bissolati ile Mussolini, Çheydze ile Plehanov da tanıyor. Dumanın RSDİP grubunu oluşturan yoldaşlar da tanıyorlar; şovenistlerle bağlarını kopartan Bulgar ve İtalyan yoldaşlar da. Çeşit çeşit parlamentarizm var. Bazıları parlamento kürsüsünü, kendi hükümetinin gözüne girmek için ya da en azından Çheydze grubunun yaptığı gibi, her türlü sorumluluktan kurtulmak için kullanıyorlar. Diğerleri ise, parlamentarizmi, sonuna kadar devrimci kalmak, en zor koşullar altında bile sosyalist ve enternasyonalist olarak görevlerini yerine getirmek için kullanır. Parlamento çalışmaları, bazılarına bakan koltuğu sağlar, bazılarını ise hapishaneye, sürgüne, kürek cezasını çekmeye gönderir. Kimileri burjuvaziye, kimileri proletaryaya hizmet eder. Kimisi sosyal-emperyalisttir, kimisi devrimci marksist.